Evdeki hesap...

19 Nisan 2010, Pazartesi 04:30
- A +

Sekiz savunmacı ile sahaya çıkmanın bir garantisi yoktu. En azından bir devre Fenerbahçe’yi durdurma amaçlı kadronun daha ikinci dakika planı bozuldu. Erken golü yiyen Beşiktaş, orta alanda oyun kurmak istedi, defansif orta saha yapısı, yaratıcılığını engelledi. Siyah-Beyazlılar kendini ileri atmaya zorladı. Ama kalesinde çok daha net pozisyonlar verdi. İbrahim Kaş ile Ferrari’nin maç eksiği çok sırıttı. İbrahim Toraman’ın çabaları bu açıkları bertaraf edecek güce erişemedi.

Attığı golün dışında bulduğu daha kolay pozisyonları değerlendiremeyen Fenerbahçe de bunun sıkıntısını ikinci yarı yaşamaya başladı. Denizli’nin Uğur İnceman hamlesi, Sarı-Lacivertiler’i geriye yaslamaya yetti. Bu bölümde Fenerbahçe’nin stresinden de faydalanan Beşiktaş ceza alanına çok daha fazla yanaştı. Bunun sonucunda da bir penaltı kazandı. Maçın kırılma anıda buydu. Bobo kaçırmayıp, Beşiktaş skoru eşitlese, Fenerbahçe’nin üzerinde hissetiği baskı çok daha fazla yoğunlaşacak. İkinci ve üçüncü Denizli hamleleri belki de maçı bambaşka bir platforma taşıyacaktı. Olmadı...

Bobo’nun oyun boyunca en yararlı hareketi penaltıya neden olan son pasıydı, ama kendisi penaltıyı kaçırınca Beşiktaş da oyunu bıraktı. Rakibinden daha organize gözüken Fenerbahçe çok iyi mi oynadı ? Hayır.

Onların da pamuk ipliğine bağlı zaafları vardı, Beşiktaş bundan yararlanamadı ve şampiyonluğa veda etti. Bir derbi için Hüseyin Göçek seçimi belki de en son tercihti.

Ne kartlarında, ne faullerinde, hatta penaltı yorumlarında bile çelişkiye düştü, olmayan futbol kalitesini bir gömlek daha aşağı çeken isimdi.

YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.