Beşiktaş allak Giray bullak!

13 Şubat 2005, Pazar 04:30
- A +
Madalyonun öbür tarafı da var elbette. Basitçe diye nitelendirebileceğimiz kırmızı kartlarla Beşiktaş bir anlamda kendi kendini de sabote eder duruma düştü. Ronaldo’ya hiç ait olmayan amatörce hatalar, Tümer’in gereksiz gördüğü ilk sarı kart işin günah tarafında yazılması gerekenlerdi. Şanssızlıklar bölümüne ise kaçan penaltıyı ve bence en önemlisi Pancu’nun sakatlanmasını yazmak lazım. Çünkü sahanın en iyisiydi. Koray çok yararlı bir transfer olduğunu şimdiden gösterdi. Ronaldo atıldıktan sonra aldığı ikinci rolü de gerçekten başarıyla oynadı. İbrahim, Tayfur, Pancu, Veysel, Ali Güneş, olağanüstü bir mücadelede daha da öne çıkan isimlerdi. Ronaldo atılana kadar, Beşiktaş’ın saha içi kurgusunda ucundan yakalanan doğrular da vardı. Sağ kanada Ali Güneş’in seçimi, Pancu’nun sol kanatta görev alması, kenarlarda çok sıkıntısı bulunan Beşiktaş’ı karşı kaleye daha yoğun taşıyan nedenlerdi. Ronaldo da özel görevle sık sık katıldığı hücumlarda ofansif ağırlıkta artı bir kozdu. Ama maçın gidişatı Beşiktaş’ın bu yeni organizasyonunu uygulamasına olanak vermedi. Elbette herşeyin bir bedeli var. Beşiktaş belki Rıza Çalımbay’ın özel motivasyonuyla bu tür bir mücadeleye soyunup, böylesine önemli bir maç kazandı ancak aynı aşırı motivasyonun görülen kırmızı kartlardaki payını da unutmamak gerek. Gelelim Denizli’ye... Beşiktaş kanadından herşey mükemmel ancak ligin en istikrarlı takımı Denizli’nin bir sürü arızası olan Beşiktaş’a karşı hiçbir varlık gösterememesi ilginç. O kadar ki tek ciddi organize gol pozisyonları 90+3’te geliyor. Giray Bulak, Beşiktaş’ı çözecek hiçbir hamleye imza atamıyor. Sonuçta rakip 9 kişi... Kullandığın kornerden, girdiğin pozisyon sayısına dek, dün gece yansıttıkların bu güne dek kaydettiğin aşamalarla hiç alakası yok. O zaman da burada biraz da fatura Bulak’ın değil mi... Ve hakem. Kartlarında haklı, iki takımın birer penaltısını görmediği için notu düşük. Onun dışında niyeti de dürüstçe.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...