Bağıra çağıra geldi ölüm...

23 Kasım 2004, Salı 04:30
- A +
Tribün terörü, liseli Cihat’a kıydı ama, aslında kaptığı binbir türlü mikropla yoğun bakımda yaşayan futbolumuz son nefesini verdi. Oysa epeyce süre geçmişti futbol seyircisi profilini değiştireli. Çoktandır rant amaçlı hücre evi halini almıştı tribünler. Haddini aşan azgınlıkları hayra alamet değildi. Zira korumacılık zırhları vardı. Yıllardır seyahat otobüslerinde, stat çevrelerinde ele geçirilen döner bıçakları ve binbir türlü kesici aletlerin, savaşta bir ülkeye yetecek kadar güçlü ikmal oluşturduğunu pek önemseyen olmadı. Emniyet hemşehriciliği yönetici, ‘bir iki kendini bilmez’i oynadı, durdu... Hala ‘münferit’ denip, basite indirgenmeye çalışılıyor. Yazık, cesaret alınan ortam neresi... Bu işin niyetine giren, nispeten kendini koruma altında hissettiği bir mekanda değil mi? Bulunduğu ortamın gücünü teneffüs etmenin bu cinayette hiç mi katkısı yok. Türk insanının stat dışında da terörle, kapkaçla burun buruna yaşadığı, tinerci ve psikopat tehdidi ile hayatının çok ucuz olduğu toplumsal gerçeği olsa da, yine de bir spor mabedinde işlenmiş bir cinayetten daha acısı yok. Barış, kardeşlik ve dostluğun çimentosu spor; artık nefret, şiddet ve terörün harcı. Ne yazık ki, bu harcı hep birlikte kardık. Şimdi de beraberce hesap vermeliyiz. Gencecik bir hayat söndü, ailesinin dünyası karardı bir hiç uğruna. Allah sabırlar versin. Bizler için de sahayı ve futbolu yazmak günden güne zorlaşmaya başladı. Allah sonumuzu hayır etsin.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...