10 numara...

04 Ocak 2005, Salı 04:30
- A +
Medya yolu ile çok sıkı denetlenen takımlarımızın her masaya yatırılışından tutun da, futbolun konuşulduğu tüm platformlara bu ‘10 numara meselesi’ damgasını vurdu desek, abartmış sayılmayız herhalde. Günün futbolunu takip edip de son hükümde tüm takımların en önemli ihtiyacı olarak bir 10 numarada odaklaşması, bir de yaşadığımız kültür ve geleneklerimizle alakalı olsa gerek. İçinden çıkılması gereken müşkül durumlarda, ilk adres olarak bir keramet sahibine sığınmak... Karmaşa, bizim yaşayışımızın bir parçası... Apartmanda, trafikte, şehir hayatında kollektif değerlerden yoksunluğumuz, bizi hep aynı sonuçla karşı karşıya getiriyor: KARMAŞA... İletişimsizlik, sistemsizlik ve bireysel keyfiyet yaşamımızda olduğu kadar futbolumuzun da içinde... Bu yüzden yeryüzünün gelmiş geçmiş en cazibeli oyunundan da artık daha fazla şikayetçiyiz. Tatmin düşüyor, hoşnutsuzluk artıyor. Birlikte düşünmek, paylaşmak ve birlikte emek sarfetmek zor olduğunda, çareyi bir kurtarıcıda arıyoruz... ‘10 numara gelsin... Alsın sazı eline... Hem çalsın, hem söylesin...’ Çözümümüz bu... Peki biz bireyde yoğunlaşırken, dünya ne düşünüyor ve uyguluyor acaba? Onlar galiba önce sahadaki 10 numarayı en sona bırakıyor. 10 numara kurallar koyup uygulamayı, 10 numara kollektif bütünlüğü yaymayı ve 10 numaralık sistemleri hayata geçirmeye en öne alıyorlar. Bizim en güçlü yeteneklerimizden biri ‘batıyı taklit’ olmasına rağmen, sadece bu konuda aynı yoldan iz sürmeyi nedense pek ciddiye almıyoruz. Bu hır - gür ve karmaşanın içinde ‘gelsin bir 10 numara, düzelsin bu iş’ diye bekliyoruz. Oysa futbol sadece iki ara topu, üç asist ve bir frikikle sınırlı değil. Futboldaki beceri ve temaşa, en çok, altına sistemi döşek yaptığında şık duruyor...

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...