Bir bisiklet turu öyküsü

30 Nisan 2013, Salı 20:00
- A +

Olimpiyat şampiyonları, Dünya şampiyonları; Fransa, İtalya, İspanya gibi büyük tur zaferleri olan ve diğer taraftan genç ve çok yetenekli bisikletçiler çevirdi pedalları... İlk gün, muz cenneti Alanya’nın Kalesi yol gösterdi sporculara, Alman sprinter Marcel Kittel güldü bu yolda...

Kızıl Kule’den Antalya plajına zirve el değişirdi. Son metrelerde neredeyse 50 kişinin karıştığı kazadan sıyrılan Aidis Kruopis kariyerine önemli bir başarı ekledi. Deniz seviyesinden 1820 metreye tırmandığımız Elmalı etabında direnç ve adrenaline; kütür kütür elma, külahta helva, gözleme kokuları eşlik etti. 2 sene Dünya Bisiklet Merkezi’nde çalışan 22 yaşındaki Eritreli sporcu Natnael Berhane, ‘başarmayı umduğumdan daha da iyi’ dediği ve 4 aydır görmediği ailesine adadığı zaferiyle ulusal ve uluslararası basının sayfalarında boy boy yer alırken, kariyerli bisiklet camiası yeni bir rakip kazandı.

Tur’a ilk kez ev sahipliği yapan Göcek’ten Marmaris’e uzandığımızda yine çok anlamlı bir zafer geldi. Yarış başlamadan bir gün önce büyükannesini kaybeden Andre Greipel, O’nun için koştu rakip tanımadan... Alman sprinter yorulmamıştı. 24 saat sonra yokuşlarda bile tutunduğu, Tur’un en uzun etabı Marmaris-Turgutreis’te yine altına koştu. Türkiye’de 9., kariyerinde 103.zaferini kazanan Greipel ne kadar formda olduğunu kanıtladı bir kere daha..
Bodrum’dan Selçuk’taki Meryem Ana Evi’ne tırmanışta Torku Şeker Spor’dan Mustafa Sayar bu kez kariyerinin en iyi yarışını koşarak, Türk bisiklet tarihine de geçti. Son 2 etapta ise Marcel Kittel “şampiyon benim ikinci kim?” dercesine yarıştı ve Kuşadası-İzmir; İstanbul-İstanbul etaplarında esti geçti.

Türk zaferi

Türkiye’nin ilk profesyonel bisiklet takımı Torku Şeker Spor, Salcano bisikletleriyle tarih yazdı. Büyük başarılara aç, ama bir o kadar potansiyele sahip olduklarını gösterdiler her etap.. Kaçış gruplarında yer aldılar, tırmanışlarda ön sıraları kolladılar, rekabeti her an hissedip, hissettirdiler. Sadece genel klasman birincisi olan Mustafa Sayar değil, takımın her bireyi ekip çalışmasından kazançlı çıktı Tur boyunca. Madalyalar,lider mayolar geldi peşi sıra... Tabi Türk bisiklet tarihinde de yeni bir sayfa açılmış oldu.

Ekip işi


2008 yılından bu yana herkes yükselen değeriyle organizasyonun başarısından söz ediyor. Türkiye’nin muhteşem havası; gelen takımların kalitesi, uçaklar, transferler, konaklamalar, araçlar, catering, bariyerler, tırlar, yayın araçları ve dahası... Bu kadar kalabalık bir ekibi çevip çevirmek ve dünyanın sayılı organizasyonlarından biri olarak gösterilmesini sağlamak kolay iş değil. Uykusuz ve yorgun ama sonunda mutlu, amatör ruhlu profesyoneller iş başında... Gönlünü koyuyor herkes...

Seneye 50’ncisi düzenlenecek olan Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nda bence bizi süprizler ve yenilikler bekliyor olacak. Çıtayı her yıl yükselterek, başarıda istikrarı yakalayan ekibin emeğine sağlık.

YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.