Kupa Quaresma'nın

12 Mayıs 2011, Perşembe 12:00
- A +

İbrahim Toraman, Ernst ve Ferrari’nin yokluğunda Tayfur Havutçu’nun alternatifi yoksa Beşiktaş’a da bol miktarda ‘sancılı’ dakikalar var... Aurelio, geldiği günden bu yana yengilere değil sadece Beşiktaş’ın yitirmesine neden oldu. Bir musibet bin nasihatten iyidir! Sadece Aurelio mu, elbette ki değil... Guti’nin farkı mı vardı dün gece?

Topla buluşmayı dahi beceremeyen ‘golcü’ Bobo için ne demeli? Lig maratonuna havlu atıp ardından zorunlu olarak kupaya odaklanan Beşiktaş’ın sergilediği ‘hatalar’ ile sarmaş-dolaş futboldan kim sorumlu? Teknik direktör yetisizliği mi, futbolcu istemsizliği mi? Quaresma olmasa Beşiktaş rakip kaleyi zorlamayı başaramayacaktı, Kayseri’deki kupa finalinde. Bir tane attı, diğerlerine ise Hasagic olanak tanımadı. İkinci eşitliğin ardından Beşiktaşlı futbolcular hareketlendiler üstelik kondisyon sorununa karşın! Uzatma dakikalarında iki ekip elemanları da hata yapmamaya özer gösterirken sahadakiler doğal olarak zorlanmaya başladı. İlk penaltı atışından yararlanamayan Cihan Haspolat kupayı Beşiktaş’a doğru iteledi, Metin Depe ise hediye eden isim oluverdi. Futbol böylesine garip oyun! Beşiktaş, Türkiye Kupası’nı müzesine götürmekle kalmadı, ‘Avrupa Sendromu’nu da aşıverdi. Futbol mu, o bölümü geçiyoruz! Kupa coşkusu doğal olarak futbolsuzluğu, beceri yoksunluğunu, hataların üzerini örtecektir. Ta ki yeni sezona başlayana kadar... Türkiye Kupası Beşiktaş’ın üstelik penaltı hakkıyla! İstanbul B.B’nin hakkını da teslim etmeliyiz, finale kadar geldiler, ayaklarından geleni de yaptılar...

YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...