MENÜ

“Yeni Zidane” ve Pjaniç’in dönüşümü

04 Eylül 2021, Cumartesi 09:59 Son Güncelleme: 04 Eylül 2021, Cumartesi 10:23
- A +

Lyon, Roma, Juventus, Barcelona, Beşiktaş... Beşiktaş, Miralem Pjaniç gelmeden önce de Pjaniç’in doğduğu Bosna’daki Tuzla şehriyle belediyeler aracılığıyla kardeşti zaten. Tuzla, lanet olası iç savaş patlayıp Bosna’yı kana bulayana kadar hep küçük nüfustan çıkan büyük yeteneklerin evi oldu: Mehmed “Meşa” Selimoviç misal sadece Tuzla ve Bosna’nın değil rahmetli Yugoslavya’nın tamamından çıkan en kudretli edebiyatçı olarak tarihe geçti. Selimoviç sadece bir tanesi, savaş öncesi Tuzla’dan çıkan sanatçısından sporcusuna tüm özel yetenekleri yazabilecek kadar yerimiz yok! Lakin Tuzla’dan iç savaş nedeniyle ayrılmak zorunda kalanlar da halen yetenekleriyle başka coğrafyalara damga vurmaya devam ediyorlar: Avusturya adalet bakanı Alma Zadiç, Efes’te de oynayıp daha sonra Real Madrid’in oyun kurucusu olan Damir Mulaömeroviç, “Bosna canavarı” lakaplı NBA yıldızı Yusuf Nurkiç...

Lüksemburg’un harika çocuğu!

Fahrettin ve Fatma Pjaniç çifti de önce Almanya’ya gitmeye karar veriyorlar lakin daha sonra Lüksemburg’da karar kılıyorlar. Oğulları Miralem Pjaniç halen Lüksemburg forması giymişen büyük yetenek! Babası Fahrettin alt liglerde oynamış bir futbolcu olmasının da etkisiyle oğlunun futbola yeteneğini erkenden keşfediyor. Miralem ise o dönem de sadece babasından değil beraber oynadığı, idman yaptığı yaşıtı, büyüğü herkesten çok daha yetenekli bir çocuk. Miralem Pjaniç henüz 14’ündeyken büyük bir “wonderkid” tabiri caizse harika çocuk... Ajax’ından Anderlecht’ine Lüksemburg’a yakın coğrafyadaki tüm büyük kulüpler peşinde çünkü söz konusu olan15.5 yaşında U17, 16 yaşında U-19 Lüksemburg formalarını giyecek kadar yaşından büyük oyun zekâsı ve olgunluğuna sahip bir oyuncu.

Özel genç yeteneklerin yuvası Metz

Baba Fahrettin ise o dönemde büyük kulüplerin büyük parası yerine gelen tekliflerden Miralem’in yeteneklerini en iyi geliştirecek kulüp olarak gördüğü Metz’i seçiyor. Artık Miralem’den önce Lüksemburg forması giymiş son yetenekli oyuncu Metz’te oynadığı için mi yoksa tarihsel olarak Robert Pires’ten Rigobert Song’a sonrasında da Adebayor’dan Sadio ManÈ’lere Koulibaly’lere çok gençken özel yetenekleri keşfedip geliştiren kulüp olduğu için mi, fark etmez! Metz tercihi, Miralem Pjaniç’e ilerleyen yıllarda önce Lyon, daha sonra Roma, Juventus ve Barcelona’nın kapılarını açan özel yeteneklerini geliştirmek açısından dört dörtlük bir tercih!

“Topla yapılabilecek her şeyi yapıyor”

Metz, 17’sinde Pjaniç’i PSG karşısında sahaya sürdükten sonra dönemin yöneticilerinden birisinin oyuncu tarifi 31 yaşındaki Pjaniç içinde geçerli: “Topla her şeyi yapabiliyor, uzun ve ya kısa pasla topu istediği yere atabiliyor. Özel top tekniği sayesinde fiziksel açıdan daha güçlü oyuncular karşısında baskı yemiyor, zorlanmıyor” Geçen gece1-1 biten Fransa- Bosna Hersek maçını izleyen sevgili meslektaşım Mustafa Demirtaş 14yıl sonraki Pjaniç’in performansını tarif ederken adeta Metz yöneticisi ile aynı cümleleri kurdu.

Juninho’dan devraldığı frikik ustalığı

Metz’den sonra Lyon döneminde tarihin en iyi frikikçilerinden Juninho ile takım arkadaşı olması ve onunla bizzat çalışması, zaten yetenekli olduğu frikik kullanımında daha da gelişmesini sağlayan faktörlerden en önemlisi. Bir süre sonra o dönemde Fransa’nın “Yeni Zidane”ı olarak görülen Gourcuff’ün Lyon’a transfer olması ise Pjaniç’in kariyerindeki bir başka dönüm noktası.

“Yeni Zidane”ve Pjaniç’in dönüşümü

Gourcuff gelmeden önce safkan ofansif orta saha olarak oynayan Pjaniç, Gourcuff ile beraber kadroda yer aldığı ilk sezon zaman zaman yedek kalsada bir dahaki sezon adeta “Pjaniç Reloaded” dönüşümüyle mevkiisel olarak 8 numara olarak ilk 11’e geri döndü ve oyun repertuarını daha da zenginleştirdi. Pjaniç zaten hep Zidane hayranıydı, yani Zidane nasıl Real Madrid’de Raul ve diğer başka özel yeteneklere sebep mevkisel açıdan 8’e evrilmeyi başardıysa, Pjaniç de idolünün ilhamıyla bu dönüşümü başardı.

Roma’nın teknik merkezi

Bu dönüşüm ve 10 numara dışında 8 numarada da yeteneklerini verimli şekilde sahaya yansıtması ona Roma’nın yolunu açtı. Roma son kez güçlü şekilde şampiyonluk mücadelesi verdiğinde Serie A’da 10’da 10 yaptığı süreçte takımın teknik merkezi Pjaniç’ti. Totti, De Rossi, Gervinho, Nainggolan ve Adem Ljajiç’in de yer aldığı takımda bunu başarması, potansiyelinin doğru bir takım kurgusunda ne kadar istikrarlı bir performansa dönüşebileceğinin en güçlü sinyaliydi. Bu yüzden Juventus hem kendisine şampiyonluk yarışında zorluk çıkartan Roma’yı zayıflatmak hem de 1 yıl önce takımdan ayrılan Pirlo’nun yeri dolmadığı için Pjaniç’i transfer etti.

NOT: Ali Ece’nin Miralem Pjanic’in Beşiktaş’taki olası etkisini içeren yazısının ikinci bölümü yarın FANATİK’te.





YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...