Bu iş olur... Yeter ki!

29 Ocak 2009, Perşembe 04:30
- A +

Yiğidolar hem Lig’de hem Kupa’da doludizgin gidiyor. Bülent Uygun’un öğrencileri, gerçekten rekor üstüne rekor kırarken, destansı bir başarı öyküsüne de imza atıyor. Şu bir gerçek ki, geçen sezonki Sivasspor ile bu sezonki Sivasspor arasında, pozitif yönde önemli bir fark var. Geçen sezonki Sivasspor’da; kafalarda, “nasıl olsa bu işi bize yedirmezler” gibi bir önyargı vardı. Ama bu sezon, başkanından yönetimine, teknik direktöründen futbolcusuna kadar, bir “inanmışlar topluluğu” gözlemliyoruz.
Ben Sivasspor’u çok yakından izleyen bir spor yazarı olarak, bu özgüveni kulübün bütün birimlerde rahatlıkla görebiliyorum. Aslında buraya kadar herşey güzel ve işler yolunda. Ama herkesin kafasında, “Bu işin sonu mutlu bitir mi?” sorusu var. İşte işin püf noktası da burada. Bu Sivasspor ipi göğüsler mi, Kupa’da finale çıkar mı, şampiyon olur mu?
İşte şimdiye kadar çok yakından izlediğim Sivasspor’la ilgili bu konudaki düşüncelerimi sizlerle paylaşayım: Bir kere Sivasspor’da muhteşem bir kollektif ruh var ve arakadaşlık üst düzeyde... Hemen her mevki için devre arasında nokta transferler yapıldı, alternatifler oluşturuldu. Örnek mi: Mehmet Yıldız’ın yanına Kamanan transferi...
Teknik direktör Bülent Uygun, taktik ve teknik becerisinin yanına bir de strateji uzmanlığını ekledi. Duruşuyla, verdiği taktik demeçlerle, ipler hep onun elinde. Bu işin çok kolay bir iş olmadığını ve asla küçümsenmemesi gerektiğini söylemeliyim. Çünkü karşısında; arkasındaki dev medyasıyla, 4 büyüklerin olduğunu unutmayalım. Ama Bülent Uygun, bir satranç ustası gibi tansiyonu o kadar güzel ayarlıyor ve zamanlamaları o kadar isabetli ki, bu yarışta ekibine hiç darbe aldırmıyor.
Yönetim cephesinde ise herşey yerli yerine oturmuş ve kimse kişisel bir çekişme içinde olmadan, yükü paylaşmış. Şimdi bir de diğer rakiplere baktığınızda, böyle bir kusursuz uyumun olduğunu söylemek, aşırı iyimserlik olur. İlk yarıda 4 büyüklere karşı bileği bükülmeyen ve hatta ikisini evinde yenmeyi başaran Sivasspor’un, ligin ikinci yarısı için çok şeyler yapacağını söylemek, hayalcilik olmaz. Üstelik sezon başı “Avrupa’ya gitmenin en kolay yolu” olarak Kupa’yı gösterip, bir anlamda rakiplerine hedef şaşırtan Sivasspor’da, “Sessiz bir Anadolu devrimin ayak sesleri”ni duyar gibiyiz. Açıkcası İstanbul’da Galatasaray’a karşı, son oynadıkları Kupa maçını izledikten sonra, “Sivasspor’un bu sade ve basit futbol anlayışının başarısını hala çözemeyenler”, aynı Sivasspor gibi basit düşünürlerse, gerçeği daha çabuk keşfederler.
Sözün özü; bu bir eyyam yazısı değildir. İkinci Lig’den beri Sivasspor’un her dönemini çok yakından izleyen birisinin, inanarak yaptığı bir saptamadır...

YORUM YAZ

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.