Moskova'ya giderken

28 Eylül 2009, Pazartesi 04:30
- A +

Beşiktaş bugün çok önemli bir yolculuğa çıkıyor. Şampiyonlar Ligi grubundaki ilk sınavında Manchester’i sahadan silmesine rağmen üç puanı rakibe hediye ettiği golle bırakan ekip, Avrupa Arenası’nda dönüm maçını oynayacak.CSKA önünde Moskova’da alınacak bir galibiyet, Rus ekibini saf dışı etmek anlamına geliyor. Böylece en azından UEFA’da yola devam etmenin kapıları ardına kadar açılmış olacak. Rusya’da alınacak galibiyet, Wolfsburg maçına da mutlaka olumlu yansıyacaktır. Madalyonun bir de diğer yüzü var: Lig. Eldeki kadronun yanlış kullanımı, bireysel hatalar ve hakemlerin çelmeleri ile zirveye uzak kalındı. Devler Ligi’nde elde edilecek başarı, Türkiye’de de takıma bir tölerans sağlayacaktır. Mevcut kadro doğru kullanıldığı zaman, yeniden zirve yarışı içine girileceği de aşıkardır.

Bu hakem konusunu biraz daha aralamak gerekiyor. Bu güne kadar hep düdük çalanları öne çıkardık. Bayrak sallayanları kenara attık. Ancak Antalyaspor, Fenerbahçe maçında olduğu üzere yan hakemlerin nasıl etkili olduğunu bir kez daha görmüş olduk. Bu açıdan geçen yılın çifte şampiyonu, sadece rakipleri değil, hakemleri de yenmek zorunda. İşte asıl aşılmazı zor olan da bu gibi duruyor.

Yapma hoca yanarsın!
Lig maçlarında gördük ki, Mustafa Denizli uçup giden puanlarda başroldeydi. Fakat ‘inadım inat’ diyerek geri adım atmadı. Kendisini istifaya sürükleyecek duruma getirdi. Ve etti de! Başkan’dan dönen bu talep sonrası Denizli’nin artık bu huyundan vazgeçme zamanı gelmiştir. Önce Nihat’ta ısrar etti. Hem oyuncu, hem de takım kaybetti. Sonra İbrahim Kaş ısrarı sürüyor. Bu oyuncu şu anki durumu ile Beşiktaş’ın A2 takımına bile giremez! Holosko, Bobo, Nobre, Tello gibi adamları küstürdü. Rıdvan ve Erhan’ı savunmanın sağ tarafı için bizzat aldırdı. İkisini de 18’e almamaya başladı.  Aynı şekilde gelen Erkan da ortalıkta yok. Artık yeter hoca! Şu iskelet kadroyu kur. Takım ile bu kadar oynama. Macera arayıp, Amerika’yı yeniden keşfe çıkma. Geçen yılı unutma, unutturma. Yoksa unutulup gidersin. Giderken başkan ve ekibini de koluna takarsın!

Bir de sakatlık konusu malum. Olay şu; sezon başından beri takımda sakatlanmayan oyuncu kalmadı. Çoğu da maçlar dışındaki gelişmeler. Burada sağlık ekibi, teknik heyet, kondisyoner ile birlikte oyuncuların da özel yaşantılarının sorgulanması lazım. Bütün bu gerçekler ışığında bile, Beşiktaş’ın önü açıktır. Tünelin sonuna giden en kestirme yol, Moskova’dan geçiyor. Gönül istiyor ki, ocak ayındaki kongre öncesinde böylesine önemli maçlarda, iktidarı, muhalefeti el ele vermiş olarak görmek. Beşiktaş duruşu denen şey, bir türlü göremediğimiz bu olsa gerek.

YORUM YAZ

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.