Aksu neden kaybetti

02 Şubat 2010, Salı 04:30
- A +

“Ben kaybedeceğim bir yarışa girmem” diyerek son derece iddialı bir şekilde seçim startı alan Murat Aksu’nun, fark yiyerek seçimi kaybetmesini irdeledik. İşte ortaya çıkan gözlemlerimiz...

1. Bir partiye üye bile değilken, babası Abdülkadir Aksu’nun, AK Parti iktidarının en önemli isimlerinden biri olması ters tepki yarattı. Aksu’nun, gittiği illerde vali ve emniyet müdürleri tarafından karşılanması tepki topladı.

2. Genelde kendi özel iş yaşantısında başarılı, ancak camia içinde hiç bilinmeyen kişileri etrafında topladı. Yönetim listesindeki isimler, Beşiktaş adına ortaya inandırıcı bir proje koyamazken, sadece şahsi kariyerlerini gündeme getirmekle yetindi.

Kürsüde bile agresifti!

3. Mali kongrede Aksu ve ekibinin ibra etmeme yönündeki çıkışı, büyük çoğunluğu oluşturan kararsızları Demirören’e doğru itti.

4. Aksu’nun, elindeki kağıttan okuduğu konuşması dahil tüm söylemlerinde çok agresif bir tutum sergilemesi ters tepti.

5. ‘Değişim’ diyerek ortaya çıkıldı, ancak inandırıcı ve üyeleri ikna edici bir tane bile proje açıklanmadı. Bu da gerektiği kadar sinerji yaratmadı.

6. Propaganda süresi boyunca başkanın ne yaptığına, neler söylediğine bakmadan salt eleştiri yapmaktan öteye geçemedi. Sadece borç konusuna takılı kaldı ki, bu zaten en çok dillendirilen ve bıkkınlık yaratan durumdu.

7. Bugüne kadar neredeyse tüm kongrelerde sürekli kaybeden tarafta olan kişilere inandı. O fikrilerle yola çıktı. Karşı söylemleri kulak arkası etti.

8. Futbol takımı ile ilgili camianın beklentilerini tatmin edici söylemlerde bulunmadılar.

En zayıf rakipti
SONUÇ: Aslında Aksu, başkanın karşısına çıkabilecek en zayıf adaydı. Bir başka isim olsaydı, seçimi kazanma ihtimali çok daha yüksek olur, en azından bu kadar fark olmazdı. Zira, ‘siyasete’ kapalı olan camia, istemeyerek siyasetin göbeğine çekilen Aksu’yu yuttu! Faruk Pala’nın listelerin verilmesinin son gününden sonra ayrılması ise, bizce bir rastlantı değil, bu konuda ortaya konan başarılı bir senaryo idi. Ayrıca Aksu’nun seçim sonrası, ilk olarak Kaan Ark ve Kadir Kılıç’a gösterdiği tepki ve tavır da, beklenmeyen sonun dışa vurumu idi. Bir alternatif olarak kalite getiren Aksu, Hasan Arat ve Fikret Orman gibi ortadan kaybolma yerine düzeyli muhalefet liderliğine soyunursa, gecikmeli de olsa başkanlık koltuğuna bir gün mutlaka oturacaktır.

YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...