Fenerbahçe Beko eskilerin kurbanı oldu!

10 Ekim 2019, Perşembe 22:29
- A +

THY EuroLeague'de Fenerbahçe Beko, 2011-2012'den beri ilk kez sezona 2 yenilgiyle başladı.  Kızılyıldız'a karşı iddiası olsun ya da olmasın hangi takım gelirse Aleksandar Nikolić'te  oynamak hiç kolay bir iş değil.  

Sarı Lacivertliler'in işinin zor olacağı biliniyordu. Hatta Obradovic ile Leo Westermann maç  öncesi rakiplerinin sert oynu ile karşılaşacaklarını dile getirmişlerdi. Hava atışından  sonra Sırp hocanın açıklamalarının sahaya direk yansıdığını gördük. Fenerbahçe oyun geneline  bakıldığında iyi bir savunma örneği gösterdi. Ancak hücum ayağında tamamen bir başıboşluk  söz konusuydu.  

Sert savunmaya karşı Fenerbahçe guardları Bobby Dixon ve Kostas Sloukas, üretim alanında  sınıfta kaldılar ve geçen sezon bunun örneklerine her ne kadar rastlasak da en azından  mücadele ettiklerine şahit olmuştuk! Bu maç ise mücadele adına '0' demek en doğru rakam  ortalaması olur.  Formsuzluk ara dönemlerde takımların başına gelen bir durum. Ancak Fenerbahçe taraftarının  takımıyla gurur duyduğu mücadeleci takım, ne sahadaydı, ne de bench'teydi!

Fenerbahçe'de bu  ancakların sayısı çoğaldıkça ortada bir sorunun oluştuğu kesin.  Jan Vesely uzun bir sakatlıktan döndü, takım halinde idman yapılmadı, Sloukas ritimsizdi,  kırılma anlarında dengesiz oyunlar seçildi, Kalinic savunmada boyalı alanı eskisi gibi  kapatamadı... Bla bla bla... Bu bahaneler uzar gider ki Obradovic hayatı boyunca bunların  arkasına sığınan bir Coach olmadı.  

Fenerbahçe'de yeni transferler arasında Nando De Colo gibi bir isim varsa ve sen bunu  kullanamıyorsan, sorunun oyun planında olduğu aşikardır. Kötüler arasında bir isme dikkat  çekmek lazım: Kostas Sloukas... 

Yunan Guard, bu sezon hiç başlamamış gibi sanki sahada hiç bir pick and roll'ü görmedi ve  oyunu resmen yavaşlattı. Pick'lerden sonra yapılan top kayıplarında hep başrolde olması da  tecrübeli basketbolcunun ne denli kafasının Fenerbahçe'de olmadığının göstergesiydi. 

Fenerbahçe'nin temel taşları oturmadıkça bu sezon bir şeyler beklemek hayal olur. Temel  taşlardan kasıt olarak da Datome, Vesely ve Sloukas! Bu isimler senelerdir takımın yapı taşı  ve oyunu kazandıran basketbolcular. Takımın enerjisini, içeriğini o kadar iyi biliyorlar ki,  maç nerelerde kazanılır sorusunun yanıtını sahada verebiliyorlar. Bu sezon kadroya eklenen 3  isim de ana hat oyuncuları olabilecek kapasitede. Leo Westermann, Derrick Williams ve Nando  De Colo.

Eğer eski oyuncular devreye girmekte zorlanırsa, Obra'nın bir çare bu 3'lüyü ana  hat oyuncu yaparak oynamasıdır.  Sarı Lacivertliler kendi sahasında mutlaka toparlanabilecek düzeyde bir takım olduğunu  biliyoruz ama EuroLague seviyesinde oynanan 2 maç hiç ümit vermedi. Özellikle Kızılyıldızla  oynanan mücadeleden yoksun oyun ümit kurucu oldu. Kadronun adı var sahada isimler yok  diyebiliriz.  Obra'ya bir konuda ayrı bir parantrez açmak gerek. Kriz anlarında Westermann'ı bu kadroda  düşünmemesi bir hayal kırıklığı olarak değerlendirebiliriz.

Melih Mahmutoğlu ve Nando De  Colo gibi oyuncuların üstündeki baskıyı azaltmak mantıklı bir hamle olabilirdi. Hatta Sırp  Coach'un geçmişte 5 kısalı formasyonlarını da biliyoruz. Bu maçta hiç oynatmaması aklımda  soru işareti doğurdu. Süre alması gereken isimler olduğuna inanıyorum. Tarık Biberovic'in de  sorumluluk alabileceğine inanıyorum.

Gerek Fiziği gerekse de özgüveni ile yeni yıldızı olma  potansiyeline sahip bir isim ve bu tarz maçlarda motivasyonu düşük isimler yerine  değerlendirilebilirdi.  Zor bir maç geride kaldı ve Obradovic'in ilk idmanında neler söyleyebileceğini herkes tahmin  edebiliyor ama Sırp Coach'un biraz da kendisini sorgulaması gereken yerler var. Obra kadar  bu takımın oluşmasında başrol oynayan Vesely, Datome ve Sloukas 3'lüsü de kendisi  sorgulamalı ve yeniden o ateşi yakmalılar.

YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...