Son söz 10'un!

19 Nisan 2010, Pazartesi 04:30
- A +

Ya biri kazanacak ya da ikisi birden kaybedecekti. Maçın başında Alex’in mükemmel vuruşu filelerle buluştuğunda, Denizli’nin bütün planlarını imha etti. Golün özeti; pir pres, bir pas ve bir şut.

Mutlak kazanmak zorunda olan Beşiktaş golü yedikten sonra ‘panik atak’ futboluna döndü. İyice sakinleşmesi gereken Fenerbahçe, gereksiz şekilde rakibine ayak uydurunca, kıran kırana, tansiyonu yüksek bir boğuşma başladı. Mehmet Topuz ve İbrahim Kaş da bir ellerinde benzin ve bir ellerinde körükle yangını büyüttü.

11’de yardımcının ‘ne olur ne olmaz’ bayrağıyla durdurulan Güiza, iki dakika sonra altı pastan kaleye vurabilse tansiyonu orada düşürecekti. İlk yarının sonlarında Alex de O’na nazire yapıp, karşı karşıya aynı şeyi tekrarladı.

İkinci yarıya daha iyi başlayan ‘kaybedecek bir şeyi kalmayan’ Siyah-Beyazlılar’dı. İlk gol poziyonuna giren Fenerbahçe, kaçıran da yine Güiza.

Bobo’nun ortasında yere yatan Lugano’nun ‘el’ teması, birilerine en az iki yıllık bir karalama malzemesi verdi. Bilica ürettiği penaltıyla hem takımına hem kendine ceza kesti. Volkan’ın gördüğü ‘nasıl kurtardım’ kartı mıydı, yoksa ‘neden kurtardın’ kartı mıydı. Ben çözemedim.

Fenerbahçe bu maçtan kayıpsız ama hasarlı çıktı. Havaya girmek ve havalara girmeyi bir kez daha birbirine karıştırırlarsa bedeli çok ağır olur.

Daum ve futbolcular, gerçek ve en zor mücadelenin asıl şimdi başladığını bir an bile unutursa, hatırlanmak istenmeyen yakın tarih yeniden tekerrür eder.

YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.