Açıklayın artık

05 Kasım 2009, Perşembe 04:30
- A +

En son şu federasyondaki sekreter olayı... Görüntüler sana veriliyor ve haberini yapmıyorsun. Ha, o sekreter, Ulusoy’un giderayak fahiş maaşla sözleşme yaptırdığı elemanlardan mıdır onu bilmem... Ee, mesele kamikazelikse onu da bilsin kamuoyu!

Peki, şu çalıştığın gazete daha çıkmadan önce... Elinde Denizlispor-Fenerbahçe maçı ile ilgili bir takım belgeler ve bilgiler var. O maç giden süreçte konuya müdahil olan bir kulübe ait yazışmalar. Güya gazetenin çıkışında o bomba patlayacaktı. Sonra ne oldu da bu haber bir türlü yayınlamadı. Engelleyen kim? Müdürün mü, yoksa o kulüpte yöneticilik yapmış büyük müdürün mü?
Faruk Yalçın’ın cenazesinde karşılaştığımızda yazmadığın takdirde, bunu yazacağımı söylemiştim. Sen de bana işin eksik bir ayağı olduğunu ve o belge de geldikten sonra dört dörtlük bir şekilde yazacağını söylemiştin. Sana söz, yazamıyorsan ben yazarım. Yayınlatamıyorsan ben yayınlatırım. En fazla dava açarlar, her zaman yaptıkları gibi... Mahkeme de gerekli cevabı verir. Elinde kalemin var, cevabını bekliyorum sevgili TK!

“Ulusoy’dan sonra futbolun illegal dünyası Aziz Yıldırım’ın hükmünde” diye vahim bir iddia atıyorsun ortaya... O ‘illegalite’nin daha önce kimlere nasıl hizmet ettiğini bilmek de herkesin hakkı olsa gerek. Peki Rıdvan Dilmen’in NTV’deki odasında, sana birlikte çalışırken gizli kamera yaptığını anlattığın, üstelik ekrandan seni bunu yayınlamakla tehdit eden o kişinin yanına niçin yeniden döndün? Nasıl yeniden kanka oldunuz sevgili AÇ?

“Ekmek parası” palavrasına hiç sığınma... Kaptanlığını yaptığın kulüp hakkında akla ziyan iftira kampanyaları yapan, icazetle, biatla, himmetle, minnetle oraya buraya pazarlanan isme yamaklık yaptın. O ekip kanaldan ayrıldığında, mevcut yönetim sana ‘gitme kal’ diye yalvardı da... Ancak sen O’nun yanında yer almayı bizzat tercih etmedin mi sevgili ZŞ?

Birbirlerine ‘kulaklarından öperim’ diye sözde espri yapan, senin hakkında ‘çantacı’ ya da ‘yalaka’ diye aşağılayıcı sıfatlarla konuşup gülüşenlerin kamikazeliğine nasıl ve ne amaçla soyunursun sevgili HK?

Sözde mücadele ettiğiniz, sözde kendilerine kızdığınız için başkanlığı bıraktığınız o grupların halkla ilişkiler faaliyetini yürütmek de neyin nesi? “10. haftada olağanüstü kongre olur’ demek temenni miydi, yoksa fal mı? Başkanlığınız sırasında sürekli kavga ettiğiniz, Fenerbahçe’yi doğrayan Ulusoy Federasyonu hakkında ağzınızdan tek laf çıkmadı. İki kurum karşı karşıya geldiğinde hep Ulusoy’dan yana saf tuttunuz. Peki son cezalar hakkında ne düşünüyorsunuz sevgili AŞ?

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...