Yıldırım kaybederse Koç kaybederse...

02 Haziran 2018, Cumartesi 06:00
- A +
Aziz Yıldırım’ın başkanlığı bırakması gibi bir durum asla söz konusu olmaz. Bu açık. Geçtiğimiz 20 yıldaki vaatleri ve yaptıklarına şöyle bir baksanız bunu anlayabilirsiniz. Bu seçimi kazanırsa bir sonraki seçime de girer. Sonrakine de... Kaybederse ertesi gün yeni seçim için çalışmalara başlar. Ali Koç içinse durum farklı. Bir taraftan bu görevi çok istiyor. Ama kaydederse bir daha onu seçime ikna etmek kolay olmaz. Ertesi gün teknesine biner, uzun bir tatile çıkar ve unutur.

Bir çocuğu Fenerli yapmak zor

Aziz Yıldırım 20 yıl önce ‘Bir gün herkes Fenerbahçeli olacak’ sloganı ile göreve gelmişti. Bugün durum bunun tam tersi. 7-8 yaşında bir çocuğu Fenerbahçeli yapmanın en zor olduğu dönemi yaşıyoruz. 4 senedir kupa kazanamayan, düzenli olarak final kaybeden bir kulüpte bu zor. 2 haftada 3 final kaybediyor. Final Four’u, ligi ve Ziraat Kupası’nı. İşin acı tarafı bunlar sürpriz değil. Bunun böyle olabileceğini biliyor, bekliyorsunuz... Çünkü Fenerbahçe’de Obra dışında güçlü tek bir figür yok. Sahada, futbol takımında yok. Kulübede yok. Yönetimde yok...

Gücü taraftara geçmiyor

Aziz Yıldırım’ın sahip olduğu güç artık prestijli bir güç değil. Kendi taraftarının tamamını ikna etmiyor. Fenerbahçe futbol takımı şampiyonluğa sadece 1 gol uzaktayken tribünler dolu değilse suçu taraftarda değil bu oyunun unsurlarında aramak lazım. Aziz Yıldırım’ın gücü bir kısım medyayı etkileyebiliyor. Eski Fenerbahçeli futbolcuların oluşturduğu medya klanını etkiliyor. Ama bu taraftara geçmiyor. Geçse Fenerbahçe şampiyonluk maçına stadın yarısı boş çıkmaz.

Tribünler boşken hesap sorulmaz

Aziz Yıldırım’ın seçimdeki tek vaadi 3 Temmuz’un intikamını almak. Kuşkusuz hesap sormak gereklidir. Mağduriyetler giderilmelidir. Ancak 8 yaşında bir çocuğu 3 Temmuz’un intikamını alma vaadiyle Fenerbahçeli yapamazsınız. Fenerbahçe’nin güçlü figürler, ortak hedef ve pırıltılı bir futbol çevresinde bir barış sağlamaya ihtiyacı var. Fenerbahçe böyle büyür. Ve ancak bu şekilde 3 Temmuz’un hesabını sorabilir. Tribünlerinin yarısı boşken hesap soramazsınız. 3 Temmuz’da Fenerbahçe tribünleri hıncahınç doldurduğu için tarihi değiştirdi.

Bu kadar fikir değiştirilmez

Bu iş, ‘3 sene üst üste şampiyon olacağız’ deyip, şampiyon olduktan sonra ‘Ersun şampiyon yapmadı, Galatasaray kötüydü’ demekle olmuyor. ‘Aykut ben görevde oldukça bu kulübün kapısından geçemez’ deyip, sonra onu çağırıp takımın başında yalnız bırakıp sadece seçimle uğraşmakla da olmuyor. Hepimiz fikir değiştiriyoruz ama her yıl her insan için fikir değiştirerek liderlik yapmak zor. Aziz Yıldırım’ın 20 yılı görev verdiği hocaların ardından ne kadar kötü olduklarını anlatmasıyla geçti. Denizli’den Kocaman’a, Yanal’a, Zico’ya kadar.

Kararlı duruşuyla hatırlanacak

Aziz Yıldırım’ın 20 yılı göreve davet ettiği yöneticilerle kavgalarıyla aforozlarıyla geçti. Atilla Kıyat’tan, Uğur Dündar’a, Saran’dan Ali Koç’a... Aziz Yıldırım kaybederse başarılı işleri, kazandırdığı tesisleri, 3 Temmuz’daki kararlı duruşuyla hatırlanacak. Bir efsane başkan olarak tarihteki yerini alacak. Kazanırsa kaybedene kadar seçime girmeye devam edecek. 3 sene sonra da 6 sene de... Asla bırakmayacak... Çünkü bırakamaz. Hayatı Fenerbahçe.

Bu zihniyetle olmaz

Fenerbahçe’nin, Fenerbahçe’den başka bir hayatı da olan, görev delege etmeyi bilen, tüm unsurlarıyla Fenerbahçe’de barış sağlayabilecek, herkesin enerjisinden yararlanabilecek bir lidere ihtiyacı var. Bir tek adama değil... Galatasaray’ın 2 seçimle 3 yönetim değiştirip şampiyon olmasını izleyip, sonra da seçim atmosferinden şampiyonluğu kaybettik diyebilen bir zihniyete değil.
YORUM YAZ

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.