Yarışın psikolojisi

06 Mayıs 2019, Pazartesi 06:01
- A +

Şenol Güneş bir seçim yaptı. Normalde yapmadığı türden bir seçimdi bu. Galatasaray’ın topa sahip olma niyetini baştan kabul etti. Savunma ataklarıyla Galatasaray’ın 1. bölgesinde rakibini anlık baskınlarla bozup gol bulmayı hedefledi. Bunun örneklerini mükemmel olmasa da gösterseler de bundan bir sonuç çıkaramadılar. Bunun sonucunda Galatasaray neredeyse en sıradan iç saha oyunlarından birini oynayarak, ligin en kritik maçlarından birinden sezonun en rahat galibiyetlerinden birini çıkardı. Şenol Güneş’i, bu normalde yapmayacağı seçime iten sebep neydi diye düşünmek lazım. Muhtemelen son haftalarda skoru aldığı ama oyunu alamadığı maçların etkisiyle bu kararı verdi. Ancak ilk yarının sonunda Galatasaray’ın kusursuz bir şekilde geliştirdiği akının sonunda yeni bir plan üretemedi. Galatasaray sakin kalarak, kendi standardını bile bulmadan rahatlıkla kazandı hem maçı hem oyunu. Bazen bir taraf hamle yapmadan diğeri çuvalladığı için kazanır. Terim’in Donk-Fernando seçimi ve yarışın psikolojisini iyi yönetmesi maçı kazanması için yeterli oldu.

Gecenin sorusu

Ligin en kritik maçına beklenmedik bir planla mı çıkarsınız? En deneyimli oyuncularınızdan bazılarını kenarda bırakarak, yıl boyunca uyguladığınız plandan çıkarak mı? Ya da elinizdeki en iyi kadroyla en başarılı olduğunuz planla mı? Şenol Güneş ilkiyle denedi. Hiç olmadı.

Maçın starı 

Taça hangi sebeple olursa olsun koşan ve Feghouli’yle verkaçı sonrasında Fernando’yu asist pozisyonunda buluşturan Diagne. Kilitlenmiş oyunu o çözdü. İşi çözen adama bu ödülü vermek lazım.

Maçın olayı 

Galatasaray santrforunun rakip alanda kullandığı bir taç atışı sonucunda mükemmel bir akıcılıkla geliştirdiği akının sonucunda buldu oyunun akışını değiştiren golü. Santrfor taçı kullandı çapa asisti yaptı. Ve Onyekuru golü buldu.

Kısa mesaj 


Terim bu ligin psikolojisini yöneten adam. Hiç kuşkusuz. Doğru yere doğru baskıyı öyle ya da böyle kuruyor ve istediğini alıyor.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...