Özer zamanı

26 Eylül 2009, Cumartesi 04:30
- A +

Daum, Süper Lig'in gerçeklerinden hareketle mi bilinmez geçtiğimiz hafta, "Türkiye Ligi'nin önemi yüzde 51, Avrupa yüzde 49" açıklamasını yaptı. Samimiyeti şüphe götürmeyecek fakat büyük kulüp taraftarları için kabul edilemeyecek bir açıklama. Avrupa'dan dünyanın hiçbir yerinde kazanamayacağı paraya transfer edilen bir teknik direktörden duymak istemeyeceğimiz bir açıklama. Senelerdir 3-5 takımın yarıştığı bir ligde, üstelik iki ezeli rakip ligin 6. haftasında yarıştan kopmuş gözükürken tüm konsanrtrasyonun lige dönük olduğunu söylemek nasıl takdir görsün ki? İki sene evvel Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final oynamış, üstelik o müsabakalardan birinde dev Chelse'yi elinden kaçırmış bir takımın teknik direktörü, "Daha iki seneye ihtiyaç var" diyorsa, ben bu açıklamayı, sahada yaptıklarına da bakarak; "Ben bu takımı öyle ya da böyle iki sene üst üste şampiyon yaparım. Başkan bana Anelka, Van Hojdonk kalitesinde nasıl olsa 3-4 oyuncu alır. Üçüncü sene de Avrupa'da bir noktaya gelirsek işlem tamamdır" diye anlıyorum.

Kandırnacayla geçecek bir kaç sene daha. Daum daha önce hem Beşiktaş hem Fenerbahçe'de uzunca bir süre çalıştı. Hafızamı zorluyorum, Türk futboluna kazandırdığı neredeyse tek oyuncu yok. Son Fenerbahçe seferinde Tuncay'ı oynattı ama Tuncay o gelmeden 1 sezon evvel zaten 22 müsabakada oynayıp 9 gol atmış, 3 de asist yapmıştı. Milli takımımızın ve Fenerbahçe'nin en önemli silahlarından biri haline gelen Semih'in ise yüzüne neredeyse hiç bakmamıştı. Semih, Daum'lu Fenerbahçe'de ilk iki senesinde 15 maçta toplam 245 dakika sahada kalıp 1 gol 2 asist yaparken, toplam ve yalnızca 514 dakika oynayabildiği son sezonda ise 9 gol 4 asistle yıldızlaşmıştı! Daum gençlere güvenmiyor, arkalarında duramıyor.

Colin Kazım antrenmanda gazeteciye küfür ediyor "olur böyle şeyler" deniyor, sağlık kontrolünde küfür ediyor, "Yanlış anlaşılmadır" denilip geçiştiriliyor. Ona kol kanat geren Fatih Terim tarafından hayati Bosna maçı öncesi geri gönderiliyor, kulağı çekilmiyor ve en son olarak taraftara terbiyesizlik yaptığında da kendisine sahip çıkılıyor. Taraftara yapılan uyarı haklı ve şık olsa da Kazım hiç değişmiyor. Aslına bakarsanız hiçbir katkı da yapmıyor. Kazım Fenerbahçe'deki iki sezonunda 50 lig maçına çıkmış, 2 gol atarken yalnızca 3 asist yapmış. Ne istatistik ama. Kazım çoğunlukla 3. bölgede oynayan, gol atma ve attırma ihtimali yüksek bir futbolcu ama üretimi ortada. Yarattığı hadise sayısı attığı gol ve yaptığı asistten daha fazla!

Bu arada Semih muamelesi görmesinden endişe ettiğim bir süperstar adayı transfer etti Fenerbahçe: Özer Hurmacı. Hem de 4.2 milyon Euro ile gelecekte A Milli takım adayı olacak sol bek Özgür Çek'i vererek. Topla yapılabilecek herşeyi yapabilen, dikine oynayan, adam eksilten, 40-50 metremlik ters toplar atabilen Özer; değil oynamak, kulübenin havasını bile tenefüs edemiyor. Özer'e de haksızlık, kulübe de, taraftara da. O Özer ki, geçen sene sakatlanana kadar oynadığı 22 müsabakada Colin Kazım'ın 2 senede attığından bir fazlasını atıp, 14 de asist yapmıştı. Galatasaray, Yıldırım'ın 15 milyon Euro teklif ettiği Arda'yı Manisa'ya gidene kadar keşfedememiş olsa da formayı bulduğu andan itibaren yaptığı çıkış ortada. Ama Özer, Arda değil ki kiraya verilip gitsin. 4.2 milyon Euro'ya alındı! Özer'in oynatılmamasının, Özer'e formayı ilk kez veren Sportif Direktör Aykut Kocaman ve Daum arasınrdaki bir çekişmeden kaynaklandığını düşünmek dahi istemiyorum. O şartlarda zaten Fenerbahçe'nin Türkiye Ligi'nden büyük hedefler belirlemesi tam manasıyla hayal tüccarlığı olur.

Daum, Kazım'a futbolu öğretmeye çalışmak yerine, Özer'i kullanırsa önümüzdeki sene üzülen Ankaraspor'la yaptığı protokolün ardından 2 milyon Euro verip almayan Galatasaray, sevinen ve kazanan ise Fenerbahçe olacaktır. Biz futbolseverler Özerler'i bekliyoruz.

YORUM YAZ

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.