Gerçekten şampiyon

15 Mayıs 2006, Pazartesi 04:30
- A +
En zarif, rakiplere en saygılı başkan Canaydın’ın da özlemi bitti, son 2 sene Fenerbahçe’nin gövde gösterisini izleyen taraftarın da... Denizli’deki maç daha başlamamıştı. Bu sezonun kralı Gökhan 3 Galatasaray’lıyı geçip topu Bülent’e verdiğinde usta kaptan topu ayağından açmasa Fenerbahçe maça başlamadan, Galatasaray geride kalacaktı. Bülent hata yaptı, ardından Galatasaray şov başladı. Evsahibi ayağa-uzağa, uzun-kısa paslarla yine coşkulu, tempolu eğlenceli bir futbol oynadı. İştahlı Galatasaray 18. dakikadaki kornerde, sezon başında ancak yardımcı erkek oyuncu rolüne layık görülen, hatta bir tanesi gönderilmek istenen, diğeri taraftarlarınca yüzüne küfredilen ikilisiyle gole ulaşıyordu. İliç, ligde defansların kör noktalarına en doğru koşuları yapan futbolcu olmanın ödülünü bir kez daha alıyor, Hasan ligdeki 18. gol pasını veriyor, İliç 12. golüne ulaşıyor, Galatasaray öne geçiyordu. Soyunma odasına lider giden futbolcular Sabri’nin iki golüyle sonuca ulaşıyor, arada Hasan Kabze bir araba gol kaçırıyordu. Ama o görevini İnönü Stadı’nda yerine getirmiş, sezonun en önemli gollerinden birini 92.43’te Beşiktaş kalesine göndermişti. 12 dakikalık bekleme sürecine kitap yazılır. Emeği geçen herkesi tebrik etmek, olağanüstü katkısıyla öğrencilerini 83 puana ulaştıran Gerets’i ve ekibini ayrıca alkışlamak lazım... “Bir baba hindi” tezahüratı tarih değiştirdi. Galatasaraylılar hindili tişört yaptırmadı ama horozlu bir tişört yakışacak. Çünkü, Denizlispor önce Beşiktaş’tan 1 puan alıp Galatasaray’ın 14 yıl sonra şampiyonluğa ulaşmasını sağladı, bu yıl da Fenerbahçe’yi çelmeleyip Sarı - Kırmızılılar’ı mutluluğa taşıdı. Yıldızların arasına bir horoz silueti fena olmayacak...
YORUM YAZ

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.