Skandal!

05 Eylül 2011, Pazartesi 12:00
- A +

Nereden başlasak, nası anlatsak bilemiyoruz. Bizimkilerin vurdumduymazlığını mı, sahada yaşanan iğrençlikleri mi. Olimpiyat hedefi ile gelinen Litvanya’da daha ilk turda havlu atmak üzereyiz.

Birçok eksiği olan Polonya bize rakip bile olamayacak durumdaydı. Oyuncular da bunun farkında ya, akıllar İspanya maçında. ‘Nasıl olsa’ kazanırım havasıyla çıkılan maçın faturası çok ağır oldu. Basket attıktan sonra kendi potamızda defalarca fast break sayıları gördük.

Bunun adı rahatlık, umursamazlık. Başka bir şey değil.

Litvanya maçında her periyodun sonunu inanılmaz kötü oynamıştık, Polonya maçında saçmalıkların daniskasını yaptık. Devre biterken faul yapsın diye oyuna İzzet alınıyor. Daha faul hakkımız dolmamış. Hrycaniuk elini kolunu sallaya sallaya turnike atıyor. Yapsak faulu sayıyı yemeyeceğiz.

3. periyodun sonu ise tam fiyasko.

8 sayı geriden gelip 7 sayı öne geçmişiz, çeyreğin bitimine 5 saniye var. Bu kez faul hakkımız dolmuş, Oğuz rakibe faul yapıyor. Bırak atsın turnikeyi.

Ahlaki yapıları pek gelişmemiş hakemler de fırsat kolluyor zaten. Ardından rakip üçlük atarken bir faul daha, itiraz eden Orhun’a anında teknik faul, beyaz bayrak sallamaya hazırlanan Polonya 8 sayı birden bulup bir anda maça ortak oluyor.

Maç başına 12 top kaybı yapan takım çoğu kritik yerde 15 top kaybediyor. Adını bile çoğu kimsenin ilk kez duyduğu Berisha 21 sayı atıyor. İnanılmaz savunma hataları yapıyoruz. Maçın sonunu ise istenilse bu kadar kötü oynanmaz. Sahada en tecrübeli beşimiz, elimizde de koskoca 12 saniye. En acemi oyuncu bile mutlaka ama mutlaka çembere gitmeyi, en kötü olasılıkla faul almayı dener. Biz el üstünden 7 metreden üçlük deniyoruz. Girmiyor tabii.

Aklında hiç galibiyet olmayan, işi baştan sıkı tutsak belki 5 dakikada teslim olacak Polonya’dan tam 84 sayı yersen, hakemler de ellerinden geleni yapar.

Hayatımda gördüğüm en iğrenç düdüklerdi maalesef dün gece. Hele Emir’e çalınan centilmenlik dışı faulu nasıl izah edebilir o Rus, bilemiyorum. Ersan’ın elinden döve döve aldıkları topta ise ‘gık’ları çıkmadı. Örnekleri çoğaltabiliriz. Skandal üzerine, skandal yaşadı dün parke üzerinde. Ama hakemlere mi daha çok kızsak, oyuncuların gamsızlığına mı bilemiyorum. Bir takım bu kadar çabuk mu demoralize olur. Bir yenilgi sanki dünyanın sonu. Biz moralimiz en üst seviyedeyse çıkıp basketbol oynayabiliyoruz, aksi taktirde acemiler mangası gibi oluyoruz. Mucize olup ikinci tura çıksak bile, dünkü görüntü tüm umutlarımı yok etti. Dünkü sonuçta emeği geçen herkesi tebrik ediyorum!

YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...