Roller çabuk belirlendi

03 Mayıs 2019, Cuma 06:01
- A +

Sezon başladığında, aslında kimse Anadolu Efes’ten böyle bir başarı beklemiyordu. Yıllardır klasikleşen bir Efes yapılanmasıydı belki. Her başarısızlık sonrası ya coach gidiyor, ya da bütün takım değişiyordu.

Bu sene de tam 9 yeni transfer yaptılar. Çoğunda A planları olmadı. B ve C planlarına yöneldiler. Asıl hedefler başka oyunculardı. Ama biraz şans, çokca da teknik kadronun kafa yorup çalışmasıyla böyle başarılı bir kadro oluştu. Çünkü daha hazırlık maçlarında bile Anadolu Efes, neredeyse şu anki seviyesine yakın bir basketbol oynuyordu. 9 yeni transfere rağmen roller çok çabuk belirlendi ve oyuncular bu rolleri kabullendi.

Takım kimyası ışık hızıyla oluştu belki... Larkin hariç. O dünya yıldızıydı ama sezonun büyük bölümünü mutsuz ve etkisiz geçirdi. Taa ki, son iki aya kadar. O da takım içinde rolünü buldu. Değerini arttırdı takıma değer kattı.

Miçiç, Moerman, Dunston, Simon ve Pleiss istikrar abidesi gibiydi. Beaubois çok iniş çıkış yaşadı ama gereken anlarda takıma büyük destek verdi. Keza James Anderson. Rolü çok azdı belki ama hiç sorun çıkarmadı, surat asmadı, 5. maçta sorumluluk ona kalınca çıktı en iyisini yaptı. Motum da, Moerman’ın arkasında çok az süre aldı belki ama o süreleri çok efektif kullandı. Özellikle hücumdaki katkıları yadsınamaz. Larkin’in ortalarda görünmediği dönemlerde ise kaptan Doğuş dümendeydi. Sezonun büyük bölümünde ciddi süreler aldı, hem saha içinde, hem de saha dışında bu oyuncu grubuna liderlik yaptı.

Tabii ki Ergin Ataman... Konsantre olduğunda, istediğinde neler yapabileceğini bir kez daha gösterdi. Kariyerinde Eurocup, Eurochallange, Saporta Kupası şampiyonlukları var. Tek eksiği Euroleague şampiyonluğu. O hedefe ulaşmak için de yüzde 25 şansı bulunuyor. Sezon başında, bir kaç maç kazanılınca ‘Final-Four ve şampiyonluk’tan bahsetmeye başlamıştı. Ama bu söylem hem kendi, hem de yeni bir takım için çok erkendi. Sonra sadece bir sonraki maça konsantre olmaya ve her maç takımı geliştirmeye odaklandı. Adım adım ilerlediler ve sonuna kadar hak ettikleri bir başarıya ulaştılar.

Şimdi tarihte iki Türk takımı Final-Four’da... Ülke basketbolu olarak bir ilki yaşayacağız. Gurur doluyuz. Keşke iki takım finalde karşılaşsaydı da, ben de hayatımın en stres ve heyecandan uzak Euroleague finalini izleyebilseydim!!! O günleri de göreceğiz inşallah...

YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...