Kartal'ın işi zor

01 Ocak 2019, Salı 11:00
- A +

Beşiktaş’ta ilk yarıda yaşanan hayal kırıklığının transfer döneminde de devam edecek olması yakın ihtimal. Yaşanan ekonomik krizi en fazla hisseden takım olan Beşiktaş, bu dönemi yönetim anlamında da iyi geçiremedi. Oyuncularla kurulabilecek doğru diyaloglar ile en azından saha sonuçlarının bu denli kötüye gitmesi engellenebilirdi. Olmadı. Bir yönetimin yapabileceği en büyük hata olan ‘Yarın olmadı öbür gün’ yalanı bol bol söylenince oyuncuların da iyi niyet gösterme çabası olmadı. Sonuçta Şampiyonlar Ligi’nde namağlup gruptan çıkmış bir takım, 6 ay içinde çok zayıf bir UEFA Avrupa Ligi grubundan çıkamayıp kupanın olmadığı bir sezonda ligde de şampiyonluk yarışında gerilere düştü.

Daha kalitelisine ihtiyaç var

Fakat asıl problem daha yeni başlıyor. Talibi çıkabilecek hiçbir oyuncuya ‘Kal’ diyemeyecek yönetimin talibi çıkmayan oyunculara nasıl para ödeyip oynamaya ikna edeceği ise merak konusu. Transferde de hangi pozisyona ihtiyaç var gibi sorular Beşiktaş tarafı için anlamsız. Çünkü henüz takımdan ayrılacak oyuncuların kaç tane olduğu ya da daha doğrusu kimlere talip çıkacağı belli değil. Ama yine de kabaca bir bakalım... Santrfor konusunda tekrar bir hedef yakalanacaksa (Vagner Love’ın gittiğini varsayarak) Mustafa Pektemek, Güven gibi oyunculardan daha kalitelisine ihtiyaç var.

Problem orta sahada

Ryan Babel, Adem Ljajic, Gary Medel ve Ricardo Quaresma’nın en azından sezon sonuna kadar kaldığını düşünürsek problem defansın ve orta sahanın göbeğinde. Medel’in artık kalan maçlarda orta sahanın ortasında oynaması için ise defansın göbeğine bir transfer öncelikli. Toplasan 17 maç var. Rotasyon değil aynı kadro üzerinden istikrar ve seri yakalamak için Gökhan Gönül, Oğuzhan Özyakup, Mustafa Pektemek’i de daha doğru zamanlarda kullanmak şart. Sezonun kazanımları denince akla ilk gelen Dorukhan’ın ise görüntüsü ile uzun yıllar bu takımın orta sahasında yer bulabilecek olması bana göre Atiba için maç seçilmesi gerektiği anlamına geliyor.

Bonservis bedelleri...

Şenol Güneş konusu... Geldiği andan itibaren yakalanan başarılar, oyun kalitesinin keyif veren halinin mimarı olan tecrübeli hocanın dokunuşları ile birçok oyuncunun performanslarına yaptığı katkı sayesinde Beşiktaş Kulübü’ne kazandırdığı bonservis bedelleri, Şenol Güneş’i bugünkü durum ne olursa olsun tartışmasız yapıyor. Yani kontrat yenilemek başka bir konu. Yeni dönemde yönetimin nasıl şekilleneceği, kadro kalitesi konusunda Şenol hocanın istediklerinin yapılıp yapılamayacağı ya da kulüp yapısının yeni sezonda hedefleri doğrultusunda yine tasarruf yapıp daha mutevazi mı davranacağı teknik direktör konusunun da belirleneceği ayrıntılar olur.

Domagoj Vida satılmalı

Gelelim Vida konusuna... Savunma lideri olma konusunda beklentileri karşıladığını söylemek zor. Pepe’den sonra zaafiyetleri daha da ön plana çıkmaya başladı. Çok hata yapıyor ve Beşiktaş’ın kolay gol yiyen takım görüntüsüne bürünmesini engelleyebilecek bir performansı yok. Dünya Kupası dönüşü satılmalıydı, olmadı. Ancak bugünkü durumda geç olması hiç olmamasından iyidir. Bana göre satılması gereken Vagner Love ile birlikte ilk sıralarda Vida var.

Tolgay Arslan kazanılmalı

Bir süre önce başkan Fikret Orman özür dilediği belirtilen ve Şenol Güneş’i bekleyen Tolgay Arslan’a değinelim. Kalitesi ve oyun tarzı son 3 sezondaki pas oyununu geriden kurarak başlayan Beşiktaş için çok uygundu. Ancak bu sezon aldığı şansları iyi kullanamaması ve top rakipteyken yumuşak kalması saha içinde, yönetimle yaşadığı problemler saha dışında gözden düşürdü. Düşünülmesi gereken konu şu. Tolgay gibi bir oyuncu almak isteseniz bonservisine ne kadar ödemek zorundasınız? Gözden çıkarmak kolay fakat bana göre doğrusu kalitesi iyice düşmeye başlayan Beşiktaş takımının Tolgay gibi özel bir yeteneği kazanıp faydalanması. Eğer satmak istiyorsa da gerçek değerini bulmasını sağlaması gerekir.

Muhtemel hedef belli

Bu arada adı geçtiği için Fabri ile ilgili, elinde Karius varken çok iyi oynamasa da beklentilerin altında da kalsa Beşiktaş’ta geçireceği kiralık dönemin sonuna kadar ısrar etmek, performansına göre opsiyonunu kullanmak en doğrusu. 31 yaşındaki Fabri’yi döndürmeye kalkışmak hem ekonomik anlamda hem de Karius’un yaşı düşünüldüğünde çok anlamsız bir hamle olur. Sonuçta Beşiktaş geçtiğimiz sezon Avrupa başarısı ile sezonu kurtardı. Ancak bu yıl sezonun tesellisi konusunda elinde tek bir şansı var. Şampiyonluk Beşiktaş’a göre daha iyi durumda gözüken Başakşehir, Galatasaray ve Trabzon’u geçerek yakalanması çok muhtemel bir hedef değil. Daha makul olan ligi ilk 3 içinde bitirip bir yandan da önümüzdeki sezona hazırlanabilmek olabilir ancak.

YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...