Final serisinin ilk maçında evinde Beşiktaş Gain’e mağlup olan Fenerbahçe Beko, dün oyuna çok daha kararlı ve agresif başladı. Baştan itibaren işi sıkı tutan Kanarya, çok farklı kazanırken konuk ekipte, Lamar, Kamagate ve Ziziç’ten sonra Mathews da sakatlandı.
Avustralya karşısında 2-0’lık mağlubiyet sadece bir skor değil, aynı zamanda sahada iki farklı futbol felsefesinin çarpışmasıydı.
24 yıl sonra Dünya Kupası heyecanı için bir ülke ekran başına geçtikten sonra, sahada her şeyini veren oyuncular görmezse, maça korkunç derecede kötü hazırlanmış bir teknik kadro hissederlerse, maçın geliştiği ve değiştiği anlara hiç reaksiyon veremeyen bir takım görürse, bunun eleştirisi ağır da olur, dozu da farklı olur.
Milli Takım’ın hücum etme sıkıntısı yaşamayacağını tahmin ediyorsak da nasıl sonuçlandıracağımız ve savunmada yaşanacak problemler gibi kaygılarımız sabitti.
Bir musibet bin nasihatten evladır derler…
Dünya Kupası’na 24 yıl aradan sonra gitmenin coşkusuyla çıktık Avustralya maçına. Rakibin 7. katılımı, tabii ki kıta avantajı ile birlikte organizasyondaki tecrübesi bizden fazla doğal olarak… Montella beklenen kadroyu sahaya sürerken rakibin özelliklerini biliyorduk. Fizik gücü yüksek, hava toplarına hakim ve ikili mücadelelerde sert temaslı oynayan bir ekip. Karşımızda kompakt bir duvar ile skor arayacağımızı biliyorduk.
Türkiye Basketbol Ligi PlayOff finalinin ilk maçında Beşiktaş Gain, son şampiyon Fenerbahçe Beko’yu Ataşehir’de devirdi, saha avantajını eline geçirdi. 20 sayı atan Berk Uğurlu maça damga vuran isim oldu.