Spor yazarlarının Göztepe - Beşiktaş maçı yorumları...

Spor yazarlarının Göztepe - Beşiktaş maçı yorumları...

06 Kasım 2017, Pazartesi 07:47 Son Güncelleme: 06 Kasım 2017, Pazartesi 08:05
- A +

Beşiktaş, Göztepe deplasmanından 3-1'lik skorla galip ayrıldı. Bu maçla ilgili spor yazarları da değerlendirmelerde bulundu. İşte o yorumlar...

GÜNTEKİN ONAY / Babel ve Talisca işi çözdü

GÜNTEKİN ONAY / Babel ve Talisca işi çözdü

Beşiktaş, zirve yarışındaki rakipleri G.Saray ve Başakşehir’in kazandığı haftada puan kaybı kredisi olmadığı için sahaya yüksek konsantrasyonla çıktı. Açık konuşmak gerekirse dün Beşiktaş’ın çok iyi oynadığını söylemek mümkün değil. Ancak yüksek kalite ve tecrübesi ile kazanmayı bildi.

Dün Babel başta olmak üzere Tolgay, Atiba ve Adriano iyi futbol oynadılar. ‘Anların’ adamı Talisca, Babel’in pasında sıra dışı bir kafa golü attı. Ayrıca da Cenk Tosun’a gollük mükemmel bir pas verdi. Ekim ayının formsuz ve etkisiz ismi böylece tekrar önemli bir silah olduğunu hatırladı. Dünün etkisiz isimlerinden biri Quaresma’ydı. Artık tahammül yok!

Göztepe ise özellikle hücumda zaman zaman etkili işler yaptı. Beşiktaş savunması ve kalesini bir hayli hırpaladılar. Gole yakın bir oyun sergilediler. Fakat sarı-kırmızılı ekibin 3-0’ken bulduğu gol 33 santim ofsayt. Ama bir golden daha fazlasını oyun olarak hak ettiklerini vurgulamak lazım. Golcüleri Jahovic olsaydı, durum farklı olabilirdi.

Beşiktaş'ın lig yarışında G.Saray derbisine kadar bir galibiyet serisine ihtiyacı var. Göztepe karşılaşması bunun ikinci halkasıydı. Çünkü bundan sonra puan kaybına tahammülü yok. Zaman zaman düşük tempoda oynamasının da mazereti var. Şampiyonlar Ligi dönüşünde bu tip maçları oynamak kolay değil.

ATTİLA GÖKÇE / BORNOVA ŞEYTAN ÜÇGENİ

ATTİLA GÖKÇE / BORNOVA ŞEYTAN ÜÇGENİ

Bornova, Türkiye’de futbolun ilk oynandığı yerlerden biri. Şimdilerde üniversite kampüsü, sanayi toplumundaki yerleşimler nedeniyle doğa ile iç-içe o yeşil rengini ne kadar koruyabildi, bilemiyorum. Ama dünkü maç biraz da 100 yıllık tarihsel bir geri dönüşümle bol gollü bir gösteriye dönüştü. Son iki yılın şampiyonu Beşiktaş, bu yıl sıkıntılı ve yavaş bir oyun oynuyor. Maçlarında coşku yaratan gösterilerin yerini, telaşlı koşuşturmalar alıyor. Ancak dün bu tablo biraz değişir gibi oldu. Şenol Güneş, beklenmedik bir sonuca takılmamak için baştan işini sıkı tuttu. Orta alan-merkezde Oğuzhan’ı dinlendirirken Atiba-Tolgay ikilisini tercih etmişti. Oyun akıcı ve yüksek tempolu olmamasına rağmen Beşiktaş’ın hücumda daha etkin ve iştahlı olduğunu gördük.

Göztepe gibi zor bir takım karşısında böyle bir niyetle oynamak, cesaret işiydi. Bir yandan kontrol futbolu oynanırken, öte yandan ofansif fırsatları da kovalıyorlardı. Siyah-beyazlı takımın son haftalarda en çok eleştirilen oyuncusu Talisca, Babel’in kaldırdığı topa ustaca dokunarak takımını öne geçirdi.

Beşiktaş’ın öne geçmesi, zihinlerde soru işaretlerine neden oldu. Acaba ilk golü attıktan sonra takıma yerleşen rehavet duygusu tekrarlanacak mıydı? O duygular Fabri’ye çok bedeller ödetmişti. Korkulan olmadı, sonrasında Babel, kendisine yakışır bir driplingle topu taşıyıp savunma önünde topu çekerek çok klas bir vuruşla rahat nefes aldırdı takımına. Tolgay Arslan’ın da gole katkısını unutmamak gerekiyor. Sonrasında da Talisca’nın kurnaz pasıyla Cenk Tosun farkı yaratan golü sergiledi.

Hüseyin Göçek’e bakarsak... 55’de Atiba’nın Traore’yi kolundan çekmesi penaltı olmalıydı. 67’de Kadu - Talisca mücadelesinde hem kırmızı kart, hem de penaltı gerekiyordu. Göztepeli Nabil Ghilas’ın attığı golde ofsayt var. 85’de Leo’nun oyun gereği yaptığı mücadelede Necip’in ayağına basması kırmızı kartla değil, sadece faulle değerlendirilmeliydi. Özetle Hüseyin Göçek’e yakışmayan bir maç izledik. Oysa Beşiktaş - Galatasaray maçı için iyi bir adaydı. Beşiktaş’ın Şampiyonlar Ligi’nde 10 puana ulaşması, takımda lige daha dikkatli ve istekli bir bakış yaratmış. Dün özellikle ofansif fırsatları değerlendirerek kendilerini gösterdiler.

BİLAL MEŞE / KADRO VE TECRÜBE FARKI

BİLAL MEŞE / KADRO VE TECRÜBE FARKI

Hani kırılma, başka bir deyişle ‘prangadan’ kurtulma anları vardır ya işte, Talisca’nın nefis kafa golü bunun en tipik örneğidir. 7. dakikaya kadar Göztepe iki net pozisyon üretti, Fabri tecrübesini konuşturdu. Bu sürece Göztepe altı korner atışı sıkıştırdı, Kartal’a nefes aldırmadı. İşte Talisca’nın golü böylesi bir tabloda geldi.

Haaa Göztepe’nin direkte patlayan iki şutu da bu baskının üretimidir. Talisca, eski günlerine dönüş sinyali verirken, Kartal’ı Göztepe baskısından kurtaran isim oldu bence... İlk yarıda Kartal’ın tek korner atışıyla yetinmesi, ev sahibi takımın baskılı oyununun en belirgin göstergesidir.

Beşiktaş’ın farklı galibiyeti Tamer Tuna’nın Göztepe’deki başarısına asla gölge düşürmez. Oynattığı futbol ve topladığı puanlar bunun en büyük kanıtıdır. Kartal’ın iki yıl üst üstte şampiyonluklarında onun katkısını kim yadsıyabilir? Elbette Beşiktaş’ı Tamer Tuna’dan başkası iyi tanıyamaz. Nitekim ilk yarıdaki Göztepe, fena işler yapmadı. Ne var ki, Beşiktaş’ın kadro ve tecrübesini de yabana atamayız. Nitekim, Babel’in farkı ikiye çıkarmasıyla iyice rahatlayan Beşiktaş, Cenk Tosun’la üç puanı garantiye aldı.

Gelelim yine anlı-şanlı hakemlerimize! Ghilas’ın attığı gol buz gibi ofsayt... Yardımcı her nedense süzemedi bu biiir! Hadi yardımcıyı es geçtik, Atiba’nın 67. dakikada Segbefia tarafından yine indirilmesine Hüseyin Göçek’in seyirci kalması kokartı ile hiç örtüşmedi! Hareket dışarıda, yani hem faul, hem de sarı kart, hiçbirisi yok! Gözüne perde mi indi Sayın Göçek? Hakemin tek doğrusu Necip’e sert giren Leo’yu kırmızı kartla oyun dışı bırakmasıydı.

Evet, Fabri topla riske girmeyi seviyor, zaman zaman bunun faturasını da ağır ödüyor! Buna karşın öyle kritik maçlardaki dakikalarda, öyle kritik kurtarışlar ve dokunuşları yapıyor ki, alkışı da hak ediyor. İşte Fabri dünkü Göztepe galibiyetinde yaptığı kurtarışlarla pay sahibiydi dersek abartmış olmayız. Pepe’ye ayrı parantez açmak istiyorum. Kalitesi ortada, ancak sert futbol yapısı taraftarlarda ‘kuşku’ yaratmadı değil... Valla bulunduğu bölgenin hakkını veriyor, sadece topa sert oynuyor, savunmanın ‘sigortası’, kritik dokunuşların adamı...

AHMET ÇAKAR / HÜSEYİN'DEN 'GIK' YOK!

AHMET ÇAKAR / HÜSEYİN'DEN 'GIK' YOK!

Dün gece bir kez daha gördük ki çok iyi oynamasan da rakip iyi dirense de fark yaratan oyuncuların varsa maçı alıveriyorsun... İşte fark yaratan oyuncular açısından baktığımızda Beşiktaş bu ligin en iyi takımı... 90 dakikaya baktığımızda ise Beşiktaş çok çok mu iyi oynadı? Hayır... Üstelik butik bir stat, dolu tribünler ve çok iyi olmayan bir zemin de Beşiktaş'ın aleyhineydi. Göztepe maça çok iyi başladı. İlk 5 dakikada bir-iki net pozisyonunu harcadılar desek yalan söylememiş oluruz. Fabri kurtardı... Oyunun hemen başında Göztepe tek kale oynarken, Talisca'nın sıra dışı golü geldi.

Yumuşak bir ortaya tam 17 metreden yani ceza alanı çizgisinin hemen üzerinden kafayı vurdu ve golü yaptı. Daha sonra maç ortadaydı. Ama ikinci yarının başında bence iş bitti. Babel'in o kendine has, görmeye alıştığımız klasik gollerinden biri daha Beşiktaş'a iki farklı üstünlüğü getirdi. Yine soldan girdi, içeri çekti, savunmadan kurtuldu, köşeye bıraktı. Babel gibi bu sezon çok iyi oynayan bir başka kaliteli ayakla da üçüncü gol geldi. Bu golde de Talisca arkası dönük Cenk'in önüne topu harika yuvarladı, Cenk'in alışı, dönüşü ve vuruşu da buram buram kalite kokuyordu.

GOL OFSAYT

GOL OFSAYT

Sonuçta Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi'nden sonra kendi ligine de hoş geldi. Üstelik bu Göztepe'den o statta üç puan almak Türkiye'de her takım için çok zor görünüyor. Gelelim hakeme; Hüseyin Göçek çok kötüydü. İkinci yarıda Göztepeli savunma oyuncusu, Talisca'yı ceza sahasının hemen dışında net çekip, indirdi. Hüseyin'den 'gık' yok. İkinci yarıda yine Atiba penaltı yaptı. Yine 'gık' yok. Ayrıca Göztepe'nin attığı golde de ofsayt var.

ALİ ECE / ŞAPKADAN KARTAL ÇIKARDI

ALİ ECE / ŞAPKADAN KARTAL ÇIKARDI

Maçın ilk 5 dakikasında Beşiktaş’ın en iyisi kaleci Fabri’ydi. Çünkü Göztepe karşılaşmaya kendisini puan tablosunda bu kadar yukarılara taşıyan ofansif coşkusuyla başladı. Göztepe tribünü yine her iç saha maçındaki gibi takımın yıldızıydı. Lakin saha içindeki en büyük yıldızları gol makinesiJahovic kart cezalısıydı. Bir de üstüne Fabri en iyi maç başlangıçlarından birisini yapınca Beşiktaş efsanesi Serpil Hamdi Tüzün’ün kulakları bininci kez çınladı:

“Önce iyi bir kaleci ve iyi bir golcü her maçın akışını değiştirebilir. Fabri kurtardı, akabinde Talisca adeta şapkadan Kartal çıkardı!

FLU POZiSYONDA NET GOL

FLU POZiSYONDA NET GOL

Ceza alanı dışından yükselen Brezilyalı adeta sol ayakla gelişine vurur gibi kafasıyla yere doğru vurdu, çeyrek pozisyonda ilk golü attı. Şenol Güneş bu nedenle Süper Lig’de Talisca’yı en az iyi oynadığı maçta bile oyundan almayabiliyor. Çünkü Brezilyalı flu bir pozisyonda bile net bir gol atabiliyor! Anderson Talisca’nın Cenk Tosun’a yaptığı asist ve 78’de yine Cenk’e verdiği anahtar pas “Şenol Güneşsilin ilacının iyileştirici etkisi.

BABEL KLASİĞİ

BABEL KLASİĞİ

Babel’in golü ise tam bir Ryan Babel klasiğiydi. Karşısındaki rakip, Babel’in soldan giderken sağa çekip vuracağını biliyor ancak Hollandalı ne zaman döneceğini hiç çaktırmadığı için bir türlü önlem alamıyorlar. Cenk Tosun ise her maç gol repertuarına yeni bir numara ekliyor. Attığı golde solla kontrol edip sol ayak içiyle direk içine çarptırarak attığı gol saatlerce ekstra sol ayak çalışmasının sonucu.

KENAN BAŞARAN / GÜNEŞ'İN NECİP ÇARESİZLİĞİ

KENAN BAŞARAN / GÜNEŞ'İN NECİP ÇARESİZLİĞİ

4 haftalık bunalımdan sonra Beşiktaş, Alanya’yı yenerek, tedaviye başlamıştı. İzmir’e ise taburcu olmak için gitti. İlk 10 dakika 3-0 Göztepe lehine olacak maçın resmi tabelasında 1-0 Beşiktaş yazıyordu. Bunun sebebi büyük takım tecrübesi ve klas ayak farkıydı:Babel’den ciğerine pas, Talisca’dan da filelere gol..

Göztepe, Monaco gibi Beşiktaş’a önde baskı uyguladı ve bu da siyah beyazlı savunmaya çok sayıda hatalı pas yaptırdı. İlk 45’te Tosic-Pepe ikilisinin hatalı pas sayısı 12! Net pozisyonlar bulan İzmirlilerin engeli ne Atiba ne Tosic ne de Pepe’ydi. Tek engel Fabri’ydi.

Rakiplere çok pozisyon vermek bu sezonki Beşiktaş’ın temel hastalığı. Diğer hastalığı da esas golcüsünü yeterince besleyememesi. Tosun, ancak 45’te ceza alanında topla buluşabildi. Neyse ki dün akşam kaleyi gören her Beşiktaşlı şut attı. Bu da övülecek yanıydı.

2. devrenin ilk 8 dakikasında Beşiktaş maçı bitirecek skoru yakaladı. “Babel sağına çekerse gol olur der Beşiktaş taraftarı. 47’de de bunu yaptı. Cenk de 2. devrenin hemen başında ceza alanında iki kez topla buluştu ve ikincisinde golü attı.

CANER'SİZ DAHA İYİ

CANER'SİZ DAHA İYİ

Haftalardır söylediğim şu: Ceza sahasına yerden de gir. Caner Erkin’li oyunda Beşiktaş daha çok bir ‘hava topu takımı’ydı. Ta orta sahadan şişirilen toplara tanıklık ediyorduk. Beşiktaş, havadan gol ararken yer topunu geri plana atmıştı. Caner’in yokluğu hava ve yer topunda bir denge sağlayacak ve Beşiktaş daha etkili olacak.

3-1’den sonra Güneş’in Necip’i oyuna almak zorunda kalması büyük bir çaresizlik, hüzünlü ve acıydı. Son iki sezonun şampiyonu ve Şampiyonlar Ligi’nin yenilgisiz takımının 2 farkı korumakta zorlanması düşündürücü. Güneş, geçmişte hep 1 farkla öndeyken Necip’e sarılırdı ama dün 3-1’ken bunu yapmak zorunda kaldı. Beşiktaş, aldığı 3 puandan çok dünkü bu Necip çaresizliğine kafa yorsun çünkü bu takım savunmasıyla, ligin sonu gelmez. Ve Medel... Beşiktaş’ın vücudu bu organ naklini reddediyor.

MEHMET DEMİRKOL / YENİ BİR TALİSCA

MEHMET DEMİRKOL / YENİ BİR TALİSCA

Talisca’nın maç kurtaran büyülü anlarını seyretmiştik. Ancak dün belki de en ‘10 numara’ oyununu oynadı. Kafa golü, ayakla atılabilecek uzaklıktan ve ayakla vurulabilecek şiddette oldu. Asist de yaptı, asist olarak değer kazanmayan daha kral işler de... Beşiktaş, hücumda yaratıcı servis açısından yeni bir alternatif buldu.

Göztepe ilk yarıya ön alan presiyle başladı ve 45 dakikanın en iyi oyuncusu Fabri’ydi. Tamer Tuna muhtemelen Şampiyonlar Ligi yorgunluğu sebebiyle maçı erken bitirmek isteyecek Beşiktaş’ı başta bozmayı amaçlıyordu. Buna Fabri ve Tolgay direnç gösterdi. Beşiktaş’ın baskıdan çıkması yine yüksek oyunlarından birini oynayan Tolgay’ın başarısı. Beşiktaş’ın diğer karamanları ise Quaresma’yı iyi durduran Göztepe’yi hücumda yıkan iki adamdı. Önce Talisca’dan bahsetmek lazım. Beşiktaş’ta maç kurtaran büyülü anlarını seyretmiştik. Ancak dün belki de en ‘10 numara’ oyununu oynadı. Attığı kafa golü ayakla atılabilecek uzaklıktan, şiddette ve beceriyle oldu. Hatta belki eliyle. Ancak daha önemlisi çıkana kadar ikinci yarıda sergilediği yaratıcı orta saha performansı.

QUARESMA'NIN AÇIĞINI KAPATTI

QUARESMA'NIN AÇIĞINI KAPATTI

Asist yaptı, değerlendirilemeyen asistten daha kral işler de... Talisca-Caner kavgası sonrası bu ikiliye çok kızdığını bildiğimiz Şenol Güneş’in mesajını mı aldı yoksa ‘maç seçiyor’ eleştirilerini haksız mı çıkarmak istedi bilinmez ama bu yıl çıktığı yolculukta büyük bir adım attı. Geçen sene harika bir destek santrfordu ve sezonu 2 asistle bitirmesinden de anlayabileceğimiz üzere beklenen 10 numara performansından uzaktaydı. Dün radarında sadece kale yoktu. Babel ve Cenk’i de gördü ve Quaresma’nın bu maçlık açığını kapattı. Beşiktaş’ın hücumda yaratıcı servis açısından bir alternatif bulmuş olması önemli.

JAHOVİC'İ ARADILAR

JAHOVİC'İ ARADILAR

Göztepe açısından baktığımızda Fabri duvarını aşamamış olmalarında ligin Gomis’le birlikte en skoreri Jahoviç’in yokluğunun payı büyük. Maçın başındaki baskının bir parçası olsaydı hayat onlar için daha güzel olabilirdi. İkinci yarıda risk aldıkları dakikalarda Sabri’nin boşalttığı alanları çok iyi değerlendiren Beşiktaş’ın diğer kahramanı Babel ise diğer şanssızlıkları oldu. Hollandalı, kariyerinin başında ondan beklenen işleri geç de olsa yapıyor.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.