MENÜ

Omega 3 ve beslenme ilişkisi

Balık tüketiminin vücutta enerji üretimine katkı sağladığını belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr. Tuba Kayan Tapan, omega 3 ve beslenme ile ilgili merak edilenleri aktardı.

21 Ekim 2021, Perşembe 12:38 Son Güncelleme:
- A +
Omega 3 ve beslenme ilişkisi

Yapılan bilimsel araştırmalar, kalp-damar hastalıklarının insanların beslenme biçimleriyle iniltili olduğunu göstermiştir. Örneğin, Akdeniz Bölgesi’nde yaşayan insanlarda kalp-damar hastalığı, Kuzey Amerika’da ve Kuzey Avrupa’da yaşayanlara göre çok az görülmektedir. Buna ek olarak kutuplarda yaşayan Eskimolarda kalp-damar hastalığının görülmediği belirlenmiştir. Eskimoların temel besin kaynaklarından olan balığın yerine et yemeye ve şeker tüketmeye başladıklarında bu olumlu ayrıcalıklarını yitirmişlerdir. Bu bulgular üzerine balık-omega 3 ve beslenme üzerine çeşitli araştırmalara yapılmaya başlanmıştır. 

Balığın diğer hayvan etlerine göre ayrıcalığı yağının özelliğidir. Diğer hayvan etlerinin yağı, çoğunlukla doymuş yağlardan oluşurken, balığın yağı doymamıştır. Zeytin ve diğer bitkisel yağların da yağı doymamıştır. Ancak, balığın yağındaki doymamış yağ, bitkilerden farklıdır. 

Balık yağı oldukça önemli!

Balığın yağında bitkilerde bulunmayan ve omega 3 denilen bir yağ türü bulunmaktadır. Aslında omega 3 yağ türü yeşil yapraklı bitkiler, özellikle semizotu, kolza tohumu yağı, keten tohumu yağı ve ceviz yağında da bulunmaktadır. Ancak bu kaynaklarda bulunan yağ türü öncü niteliktedir. Bundan bedenin kullandığı kısa adı EPA ve DHA olan türler sentezlenir. Bazı durumlarda sentez hızı yeterli olmayabilir. Balık yağında bunlar hazır durumdadır. EPA ve DHA beyin gelişimi, görme işlevinin oluşumu, kan pıhtılaşmasının önlenmesi ve iltihabi hastalıklarını iyileşmesinde yardımcıdır. Ayrıca kalp hastalığı için risk faktörü olan trigliserit düşürücü etki gösterir. Omega-3 yağ asitleri alyuvarlar içindeki oksijen taşıyan hemoglobin molekülünün üretiminde ve hücre zarından geçen besinlerin kontrolünde de önemli rol oynamakta ve vücut için zararlı yağların zararını engellemektedir. Araştırmalar balıktaki omega-3 yağ asitlerinin kalp krizi riskini azalttığını ortaya koymaktadır. Bu nedenle sağlıklı beslenme önerilerinde haftada iki kez balık yenmesi, bu sağlanamadığında balık yağı alımı yer almaktadır. Ayrıca her balık yeteri kadar EPA, DHA içermez. 

Balık enerji üretimine katkı sağlar

Balıktaki yağ asitlerinin başlıca özelliği ise vücudun enerji üretimine katkıda bulunmasıdır. Bu yağ asitleri, vücutta oksijene bağlanarak, elektron transferini gerçekleştirmekte ve vücuttaki birtakım kimyasal işlemler için enerji sağlamaktadırlar. Bu nedenle balık yağı açısından zengin bir beslenmenin yorgunluğu giderdiğine, kavrama gücünü ve hareket kabiliyetini artırdığını birçok çalışmada görmekteyiz. Omega 3, kişinin enerji seviyesini olduğu kadar konsantrasyon yeteneğini de artırmaktadır.

 Ayrıca balık yağı takviyelerinin depresyon ve şizofreni belirtilerini hafifletebildiği, Alzheimer hastalığını önlediği gösterilmiştir. Örneğin depresyon geçiren ve 12 hafta boyunca 1 gram omega-3 yağ asidi alan kişilerde, belirtilerin (endişe, hüzün ve uyku problemleri gibi) azaldığı belgelenmiştir

Balık yağında bulunan EPA, süte eklenebilir. Bu tür sütler, gebe ve çocuklar için uygundur. İyi saflaştırılamamış balık yağı A vitamini de içerdiğinden gebeler için uygun değildir.

Kalp-damar hastalıkları, iltihabi romatizma, iltihaplı barsak ve böbrek hastalıkları gibi sorunları olanların balık hapı almaları uygundur. Yaşa ve cinsiyete ve eşlik eden hastalığa göre, günlük alınması gereken miktar değişir. Kan sulandırıcı ilaç kullananlar balık yağı almadan önce mutlaka doktoruna danışmalıdır. 

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...