MENÜ

Formula 1 – Azerbaycan GP’si Değerlendirmesi

Formula 1 dünyasının duayen isimlerinden biri olan Fırat Keskin, büyük bir heyecana sahne olan Azerbaycan GP'sini sizler için kaleme aldı.

14 Haziran 2022, Salı 10:01 Son Güncelleme:
- A +
Formula 1 – Azerbaycan GP’si Değerlendirmesi

Sezonun bitmesine henüz çok var. Fakat sezon sonuna doğru Azerbaycan GP’sini dönüm noktalarından biri olarak değerlendirecek miyiz diye düşünmeden edemiyorum.

Ferrari’nin rüya gibi başlayan sezonu bir kabusa dönüşmek üzere. Henüz kabusa dönüştü demek için erken. Ama yine de ibre net bir şekilde Red Bull’dan yana döndü diyebiliriz. Şimdi neden bu şekilde düşündüğümü soru yanıtlarla açıklayayım.

Ferrari’nin bu sezonki en büyük düşmanı kim?

Dayanıklılık. Ferrari son 3 yarışın ikisinde muhtemel galibiyetleri dayanıklılık sorunlarıyla çöpe attı. Barcelona’da kesin gibi görünen, buradaysa akıllı bir taktik hamleyle muhtemel gibi görünen galibiyet Leclerc’in motorundan çıkan dumanla birlikte havaya karıştı. Duman rengi itibarıyla sorunun turboda olduğunu tahmin ediyorum. Gri renkli duman genelde turbonun yağ yakmasıyla ilişkilendirilir.

Ferrari motorlu diğer araçların da turbo ve MGU-H ünitelerinde zorlandığını düşününce bu teori daha da akla yatıyor. Ferrari motoru kullanan Alfa Romeo’da Bottas geçen yarışta 3. turbo ve MGU-H ünitesine geçmişti. Ferrari motoru kullanan diğer pilot Magnussen ise bu yarıştan önce 3. turbo ve MGU-H ünitesini takmıştı. Buna rağmen MGU-H arızasıyla yolda kaldı. Alfa Romeo’nun diğer pilotu Zhou’nun neden yarış dışı kaldığıysa şimdilik belirsiz.

Sainz’ın arızası vites hidroliği veya vites seçici gibi göründü. Turbo olmasa da mekanik bir arıza. Yarış bitiremeyen araba ne kadar hızlı olursa olsun şampiyon olamaz. Her şey bitmiş değil, ama avantaj şimdilik rakibe verildi.

Dayanıklılığın ne kadar önemli olduğunu belki de şu şekilde ifade etmek lazım: Tur başına 1 saniye daha yavaş arabaya sahip Russell, şampiyonada Leclerc’in sadece 17 puan gerisinde. Ferrari’nin, üst seviye performans gösteren pilotuna ayak uydurması şart.

Leclerc yarış dışı kalmasaydı sonuç ne olurdu?

Leclerc yarış dışı kalana kadar hafta sonu beklediğim gibi ilerliyordu. Tek tur performansında daha iyi süspansiyonlara sahip Ferrari daha iyiydi. Yarış temposundaysa Red Bull daha öndeydi. Ferrari, Red Bull’a göre biraz daha büyük arka kanat kullandığı için düzlüklerde çok az da olsa yavaştı. Red Bull’a karşı zamanın çoğunu da düzlüklerde kaybettiler.

Red Bull daha hızlı görünmesine rağmen Red Bull’un sanal güvenlik aracında pilotlarını içeri almaması sayesinde Ferrari avantajı eline geçirmişti. Öndeki pilotlar ilk pitlerini bitirdiklerinde Leclerc, Verstappen’ın 13,5 saniye önündeydi. Bu fark yarışı Ferrari’nin almasına yetebilirdi. Yarıştan sonra Helmut Marko, “Verstappen, Leclerc’i geçerdi.” demesine rağmen Verstappen daha ihtiyatlıydı. Verstappen, “Rakibi yakalamak ile geçmek farklı konular. Belki yakalayabilirdim ama geçebilir miydim, bilmiyorum.” dedi.

Binotto da bu konuyla ilgili olarak, “Kesin bir şey söylemek zor. Yarışın sonlarında lastiklerimizi korumamız gerekecekti. Ama önemli bir fark vardı ve Charles lastiklerinden memnundu.” dedi.

Sonuç olarak yarışın sonlarında ne olurdu, kesin bir şey söylemek zor.

Mercedes’in zıplaması devam ediyor mu?

Ediyor. Yarıştan sonra günün sürücüsü seçilen Hamilton, bel ağrıları nedeniyle arabasından dışarı tırmanmakta zorluk çekiyordu. Russell, “Her bir turdaki her bir virajda, 90 dakika boyunca yere çarptık. Çok zorluydu.” dedi. Hamilton, “Adrenalin nedeniyle ağrılarımı daha çok hissettim. Ağrılarım nedeniyle dişlerimi sıktım.” dedi.

Yarıştan sonra Toto Wolff, “Dalgalanmanın pilotlara 6G kuvvet uyguladığını tespit ettik. Bel, omurga ve baş bölgesi dalgalanmadan çok etkileniyor. Pilotlarımız zıplama nedeniyle çoğunlukla virajı göremiyorlar.” dedi.

Yarışa dönersek bu yarışta dalgalanmaları beklenen bir konuydu (bu kadar fazla beklenmiyordu). Hızlar arttıkça arabaların ürettikleri yere basma kuvveti artıyor. Yere basma kuvvetinin çoğu tabandan üretildiği için yüksek hızlar nedeniyle dalgalanmanın artması bekleniyordu. 1.950 metrelik düzlükte Ferrari, Alpha Tauri ve Alpine takımlarının arabaları da zıpladı. Mercedes ile ilgili sorun şu: Araba sadece hızın arttığı düzlükte zıplamadı. Her yerde zıpladı.

Bu kadar zıplamaya rağmen Mercedes pilotlarının topladığı 27 puan son derece önemliydi. Hatasız sürüş çıkardılar.

Öte yandan hafta sonunda Mercedes düzlükte en yavaş arabalardandı. Sıralamalarda hava koridorundan faydalanmadıkları zamanlarda düzlüklerde pistin 17. ve 18. hızlı arabaları Mercedes fabrika takımıydı. Sorun kısmen motor. Horner, en güçlü motor olarak Ferrari’yi gördüğünü söyledi. Honda 6 beygir farkla ikinci, Mercedes yine 5 beygir farkla üçüncü, Alpine ise benzer bir farkla son sırada görünüyor. Mercedes’in düzlüklerdeki zayıflığı sadece motor değil. Hafta sonu en büyük arka kanatları Mercedes takımı kullandı. Bu durum da düzlük hızlarına olumsuz etki etti.

Taktik hata yapmadılar, sorunsuz ve gösterişsiz bir yarış çıkardılar. Kötü arabaya rağmen iyi sonuç aldılar.

Alpine, Alpha Tauri ve Aston Martin’in yıldızı nasıl parladı?

Alpine görece zayıf motoruna rağmen uzun düzlüğün en hızlı arabasıydı. Yarışın bir noktasında pistte iki tren vardı: İlki Alonso treni, ikincisi Ocon treniydi. Eski zamanlardan beri sporu izleyenler Trulli trenlerini hatırlayacaklardır. Onun benzerini bu yarışta Alpine pilotları gerçekleştirdi. Uzun düzlükteki yüksek hızları sayesinde arkalarına düşen pilotlar acı çekti. Rakipleri DRS ve hava koridoruna rağmen Alpine pilotlarını geçmekte zorlandı.

Düzlüklerde hızlı olmaları küçük arka kanatlarıyla ilgiliydi. Hafta sonu en küçük arka kanatları Alpine kullandı. Hızlı viraj sayısı az olduğu için viraj performansları küçük arka kanatlar nedeniyle olumsuz etkilenmedi. Yavaş virajlar daha çok süspansiyon sisteminin başarısıyla ilgilidir. Alpine o açıdan Ferrari ve Red Bull ile birlikte en iyi arabalardan biri bence.

Alpha Tauri hafta sonunun yıldızlarındandı. Alpha Tauri’nin düzlük performansı, Honda motorunun gücünü teyit etti. Alpha Tauri’nin iyi yavaş viraj performansı Honda’nın düzlüklerdeki gücüyle birleşince ortaya olumlu bir sonuç çıktı.

Taktik hata yapmadılar, mekanik anlamdaysa sadece Tsunoda’nın DRS’si sıkıntı yarattı. DRS’si arızalanan Tsunoda fazladan bir pit yapmak zorunda kalarak yarışı 13. bitirdi. Normal koşullarda Tsunoda yarışı 7. sırada bitirerek puanlar alabilirdi.

Aston Martin, B Spec aracını anlamaya başladı. Her hafta biraz daha gelişerek puan toplamaya devam ediyorlar. Mercedes fabrika takımıyla aynı motoru, şanzımanı ve arka süspansiyonları kullanmalarına rağmen zıplama sorunları yok denecek kadar az. Buradan Mercedes fabrika takımının dersler çıkarması gerekiyor. Geçen sezonun ilk yarısında da aynısını yazmıştım. Geçen sezonun ilk yarısında da Aston Martin yavaş virajlardan çıkıştaki çekiş bölgelerinde Mercedes’ten daha başarılıydı. Aynı arka süspansiyona ve vites oranlarına rağmen. Bir şekilde daha doğru ayar yapabiliyorlar.

Mike Krack başarılarını daha yüksek sürüş yüksekliğine ve daha yumuşak süspansiyonlara bağlıyor. Önerdiği çözüm, Mercedes’in uygulamaya çalıştığı çözümün tam tersi. Mercedes alçak ve sert bir ayar üzerinde duruyor.

Vettel yarış içinde hata yapmasaydı muhtemelen yarışı Hamilton’ın arkasında 5. sırada bitirirdi. Yine de aldığı sonuç başarılı ve tebriki hak ediyor.

McLaren neden zayıf kaldı?

McLaren’ın aşil tendonunun sürüklenme değerleri olduğunu tahmin ediyorum. Düzlüklerde yavaş kalmalarını buna bağlıyorum. Ayrıca yavaş viraj performansları çok iç açıcı değil.

McLaren’ın bu yarıştaki en büyük zorluğu pilotları arasında denge yakalamaktı. Pilotları birbirleriyle sıkı mücadele içindeydi. Takım zaman zaman kenardan müdahale etmek zorunda kaldı. Yarışın başında daha hızlı gibi görünen Ricciardo’ya Norris’in arkasında kalmasını söylediler. Sonlardaysa tam tersini yaptılar. Yarışın başındaki karar taktik nedeniyle, sonundaki karar adaleti sağlamak içindi.

Yarışın bitmesine iki tur kala telsizden Norris’e şu mesaj verildi: “Alonso çok hızlı. Ricciardo Alonso’yu geçemiyor. Biz de pozisyonumuzu koruyacağız.” Burada kastedilen, Norris’in Ricciardo’nun arkasında kalmasıydı.

Norris hemen cevap verdi: “Neden pozisyonumuzu koruyacağız?”

Telsizden yanıt gecikmedi: “Yarışın başında ondan seni geçmemesini istedik. Şimdi de senin geçmeni istemiyoruz. Yapılan iyiliğe karşılık veriyoruz.”

Norris: “İyi de o taktik gereğiydi. Şimdi artık yarış sonucuyla ilgili.”

Sonuç olarak Norris, yarışı Ricciardo’nun arkasında bitirdi ve mutsuzdu. Takım açısından bakıldığında her iki pilotlarına da birer kere emir vererek adaleti sağladıklarını düşündüler.

Haftaya Kanada’dayız. Yine yarışa hazırlık yazımı ve yarış değerlendirmemi Fanatik sayfalarında bulabilirsiniz.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...