Bizim Takım yazdı: Omuzlardan 'Beni satmayın'a

FANATİK'in her hafta ligde yaşananları konuştuğu Bizim Takım, bu kez derbi sonrası tribüne atlayıp taraftarla tartışan ve "Beni satmayın" diyen Fenerbahçe Başkanı Ali Koç'u yorumladı.

26 Şubat 2020, Çarşamba 11:12 Son Güncelleme:
- A +
Bizim Takım yazdı: Omuzlardan 'Beni satmayın'a

FANATİK'in her hafta ligde yaşananları konuştuğu Bizim Takım, Fenerbahçe- Galatasaray maçına damga vuran derbi sonrası tribüne atlayıp taraftarla tartışan ve "Beni satmayın" diyen Fenerbahçe Başkanı Ali Koç'un sözlerini yorumladı. 

Mehmet Demirkol

'Salim kafayla düşünse, locadan aşağı atlar mı?’

Aziz Yıldırım’ın 20 yıllık mutlak iktidarından sonra kim başkan olursa olsun, bir kriz yaşaması muhtemeldi. Ali Koç da bunu derin bir şekilde yaşıyor. Ancak halâ camiadaki en kuvvetli karakter olduğu da kesin. Maç heyecanıyla yapılan tezahüratlar, tepkiler ne kadar duygusal ise Ali Koç’un verdiği tepki de öyle. Salim kafayla düşünüldüğünde ne tepkiyi koyanlar, ne Ali Koç ve çevresi aynı şeyleri tekrarlamazlardı.

‘Cocu, Comolli, Yanal...’

Fakat bu da aslında bir problemin altını çiziyor. Ali Koç, Cocu ve Comolli tercihinden bu yana derinlemesine düşünüp, doğru delegasyon ve liyakâta önem verip; kısa, orta ve uzun vadeli planları ortaya koyamıyor. Her şey biraz duygusal, biraz da anlık ilerliyor. Aykut Kocaman’la yolları ayırmak da, Cocu’yla anlaşmak da, Ersun Yanal’ı sosyal medya baskısıyla göreve getirmek de hep aynı duygusal ve anlık tavırların sonucu.

‘Fenerbahçe savrulup durur’

Başta söylediğim gibi Ali Koç’un kredisinin kolay kolay biteceğini düşünmüyorum. Ancak en başından beri vaat ettiği üç aşamalı planı uygulamaya geçmemesi halinde Fenerbahçe savrulup duracaktır. 20 yıl sonra Galatasaray’a evinde yenilmek bir felaketmiş gibi durabilir, herkes şu an öyle hissediyor olabilir ve bu normaldir. Fakat bu, Fenerbahçe’nin nihayet özgür kalabilmesinin, rahatlayabilmesinin ve artık geçmişe takılmadan geleceği planlayabilmesinin anahtarı da olabilir.

‘İsyan karşılıklıydı’

Ali Koç locadan aşağıya atlayıp o tepkiyi koyarken, bir buçuk yıl önce neredeyse omuzlarda başkan seçilirken yaşadığı duygunun tam tersini yaşadı ve buna isyan etti. Fakat onu protesto edenler de 1.5 yıl önceki vaatlerin artık hayata geçmesini bekliyor.

Cem Dizdar

'Yanal kararıyla birlikte tek doğru adım atılmadı'

Esasen Ali Koç’u bu reaksiyon seviyesine getiren olaylar; teknik direktör olarak Ersun Yanal’ın talep edildiği ve kendisinin de, “Siz benim vizyonumu anlamamışsınız” dediği noktada başladı! Oysa başlangıç tezleri çok sağlamdı. Ancak Yanal tercihiyle her şeyden değilse bile çok şeyden (doğru) vazgeçilmiş oldu. Oraya kadar sorun yaratacak kararlar da alınmıştı ama zaman kazanmak için alındığı belli olan o kararın ardından neredeyse tek doğru adım atılamadı.

‘Kime, kimlere satmayın?’

Bu denli ‘taraftar odaklı’ uygulama, sonuçlara göre tavır değişikliğine girmesi öngörülebilir kitle üzerinde beklenen etkiyi yaratmadı. Çünkü, taraftarın tutarlı olmak gibi bir zorunluluğu yoktur. Sonuçta “Beni satmayın” denilen noktaya varıldı. Burada ki, “Beni satmayın” talebi de önemli. Kime karşı olduğu muğlak bu talep açıklanmaya muhtaç! Kime, kimlere satmayın?

‘Devamında süreç yönetilemez’

Beri yandan işlerin kötü gitme eğilimine girdiği yerde kitlesel reaksiyonları karşılamanın çeşitli yolları vardır ve ilki, soğuk ve mesafeli kalmayı becerebilmektir. 20 yıl üzerine gelmiş bir mağlubiyetin ardından tepkilerin oluşabileceği, hatta bu tepkilerin çok ileri seviyede olabileceği öngörülebilirdi. Yönetici, bu gibi ajite olmuş ruh hallerine karşı toplu iğne misali, başını olayların dışında ve her tepkiyi ölçer biçimde tutabilmeli ki, süreci yönetebilsin. Yoksa... İstenmeyen her sonucun ardından tepkiler katlanarak büyüyecek ve durum kısa sürede yönetilemez hale gelecektir.

‘Yanlış hayat doğru yaşanamaz’

Öncelikle, Ersun Yanal ile yolculuk sürdürülebilir görünmüyor. Öte yandan Fenerbahçe Başkanı’nın düşündüklerini rasyonel bir süzgeçten geçirecek ekibe sahip olmadığı da gözleniyor sanki. Eski usûl dil ve uygulamalarla ancak eskide kazananlar kazanır!.. Gerçi onlar da kazandıklarını zannederek kaybederler ya, o da ayrı. Yani, ‘yanlış hayat doğru yaşanamaz’... Hazır halâ kredi varken, sağlam ve kabul edilebilir bir özeleştiriyle zaman kaybetmeksizin en başa, futbolun ve hayatın doğrularına dönmek Fenerbahçe için şart. Elbette bu sadece Fenerbahçe için değil tüm takımlar için geçerli...

Deniz Çoban

'İstifa diyen taraftarın da tek derdi Fenerbahçe'

Maç sonu görüntüleri, Dünya basınında yer aldı. Yirmi yıl sonra gelen Galatasaray galibiyeti yerine Dünya basını bu görüntülere odaklandı. Ali Koç sadece Fenerbahçe Başkanı kimliğiyle tanınan bir kişilik değil ve dolayısıyla bu görüntü tüm gündemin önüne geçti.

‘Haklılığını dile getiremedi’

Ortada duran bir gerçek var: Ali Koç ve onun yönetimiyle beklenen sportif başarı gelmedi. Her geçen hafta zirveden uzaklaşıyor olmak Ali Koç’u, bedensel ve zihinsel olarak hayli zor duruma soktu. Haklı olduğu konularda dahi yanlış stratejiler takip ettiği için haklılığını dile getiremedi. Getirse de artık kabul görmedi.

‘Hatalar oldu, duyuramadılar’

Trabzonspor maçındaki son dakika iptal edilen gol, Alanyaspor maçında yaşananlar ve en son Ankaragücü maçında elle oynama; Fenerbahçe aleyhine yapılan çok büyük hatalardı. Geçmişteki yanlış stratejiler nedeniyle buradaki isyanlarını bile duyuramadılar.

‘Satmayın beni’ derken...’

Ali Koç’un derdi; Fenerbahçe! Tek beklentisi sportif başarıya ulaşmak! Ona ‘istifa’ diye bağıran, Ali Koç’un arasına daldığı taraftarların da tek bir derdi var: Fenerbahçe! Sonuçta yaşananlardan zarar gören de Fenerbahçe! Böyle bir durumda Koç’un ağzından dökülen “Satmayın beni!” ifadesi; ilk günden itibaren arkasında duran Fenerbahçe taraftarının, artık desteğini çekmeye başlamasının hayal kırıklığı...

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...