Carvalhal gibisi yok

05 Eylül 2011, Pazartesi 12:00
- A +

Ardından takımın en büyük iki sorunu olduğu gerçeğinden hareket etti. Çok basit gol yeme ve disiplinsizliğin getirdiği gruplaşma. Önce saha içinde yenilen goller üstünde durdu, duruyor. Ardından Başkan’a çıkıp çok net konuştu: “Bugüne kadar kim ne yaptıysa yanına kâr kalmış. İçip kaza yapanlar. Gidip ülkesinden dönmeyenler. Sakatım diye idmana çıkmayıp, aynı zamanda gece aleminden geri kalmayanlar. Gereksiz görülen kartlar.. Onlarca bu tür profesyonellikle bağdaşmayan hareketler. Ayrıcalık yapılmış. Adaletli davranılmamış. Daha sezon başlamadan aynı senaryo sahneye konuluyor. Her kim olursa olsun, ya bunlara gereken yaptırımı yapın, ya da ben bu işte yokum..” diye..

Portekizli hocanın bu çıkışı Başkan’ı harekete geçirdi. Hemen ertesi gün Cengiz Zülfikaroğlu’nu görevlendirdi. Karşılık çok açık ve netti: “Tek yetki ve sorumluluk sende. İstediğin oyuncuyu gönderme, maddi manevi ceza kesme dahil sunduğun her rapor şimdiden kabul edilmiştir..”Bu durum oyunculara da deklare edildi. Nihayet Ümraniye’ye böylesine ciddi anlamda otorite geldi. Ayrıca FANATİK’te bizzat oyuncuların ağzından haber yaptığımız, gruplaşma, disiplinsizlik ve ayrımcılık konusuna en üst iki patrondan nokta kondu...

Yavaş ol Sergen!

Sergen Yalçın, gerek yazılı ve görsel medyada, gerekse sanal alemde şike soruşturması hakkında atıp tutuyor. Önüne gelene sallıyor. Bir hatırlatalım dedik; Rize maçında neden oynamadın ve bir çok takım arkadaşını da peşinden sürükledin? Dönemin hocası Lucescu’ya sorduğumda, “Nedenini biliyorum, ama açıklayamam. En iyisi git O’na sor” diyerek ipleri atmıştı. Şimdi çıkıp bilmişlik taslayacağına, Beşiktaş forması altında lekelediğin yüzünü temizle. Ya da sus, herkes seni öyle bilsin!

Egemen neyin peşinde?

Beşiktaş tribünleri Alania maçında eski yeni oyuncuların hepsini tribüne çağırıp bağrına basarken, sadece bir ismi ‘es’ geçti. Egemen Korkmaz... Bu oyuncu daha ocak ayında Beşiktaş’a geldi! Bu yüzden Karadeniz temsilcisi sözleşme dahi önermedi.  Neyse asıl konu bu değil. Egemen’in Bursa’da oynarken, Siyah-Beyazlı tribünlere el, kol hareketi yapması... Ardından Trabzon’da bu ilin plakası olan 16 numaralı formayı giymesiydi. Beşiktaş’tan da aynı talepte bulundu, ama yönetim izin vermedi. 55’te karar kıldı! Milli takımda da, o kadar boş forma varken, yine 16’yı sırtına geçirdi.  Buralara gelmiş bir oyuncu, olup bitenden habersiz olamaz. Seyirci ile anlaşılmaz bir inatlaşma içinde. Olayın bir de yönetim kanadı var. Hadi garanti parayı anladık da, maç başı 25 bin Euro gibi astronomik rakamı Egemen’e hangi kriterlere göre verdiniz? diye sormadan edemiyoruz...

İsveçliler şaşırdı!

Milli takım için geldiğimiz Viyana’da, hentbol takımının Şampiyonlar Ligi eleme maçına uğradık. Kartal’ın yenildiği İsveç temsilcisinin bir yetkilisi, “Bizim formanın reklam geliri yıllık 6 milyon Euro. Bazen maddi sıkıntı oluyor. Beşiktaş bu kadar büyük ve zengin kulüp mü, tek reklam yok?” dedi. Sadece, “Çok büyük kulüp” diyebildik. Adamların formasında, şortunda pul kadar boş yer yok. Koca Beşiktaş’ta bir tek sponsor ara ki bulasın! Seçimden seçime ortaya çıkanlara duyurulur! 

Çakma taraftar

Fenerbahçe bu hali ile bile 30 bin kombine sattı. Beşiktaş’taki rakam komik. İki bin 200’lerde. Ama ağzı olan konuşuyor. Sıra kombine, lisanslı ürünler olunca ara ki taraftar bulasın. Bir anda gerçekten çıkıp, ‘çakma’ oluyorlar. Bu durum örnek gösterilen Siyah-Beyazlılar’a hiç ama hiç yakışmıyor. Ayıp!

 

YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...