Geçmişten ders almamak!

29 Eylül 2009, Salı 04:30
- A +

Anlamayanlar ya da algılama kapasiteleri minimum olanlar için bir kez daha kaybedilen Yunanistan maçına değinelim. Hakem hatalarını yazdım diye, yandaş ilan ediliyorum.

Birincisi: Bütün turnuvanın kader maçı çeyrek final maçı. Uzatmada bir topta kaybedilen bir maç bütün turnuvaya mal oldu. Yenebilirdik. Çok açık yazdım. Kendi yaptığımız bir sürü hata yüzünden kaybettik. Ekledim, hakemler de son derece taraflıydı diye. Belgelerle, rakamlarla ortaya koydum savımı.Yenildik diye mal bulmuş mağribi gibi bayram yapanların ellerine büyük fırsat geçti.

Sahada harikalar yaratan Kerem ve Ender’den hiç bahsetmediler mesela. Ömer Aşık’ın çıkışını, bütün takımın gösterdiği inanılmaz mücadeleyi göz ardı ettiler. Maçı bir daha izlesinler. Biz hata yaptık, enayilik yaptık ama bundan hakemlere ne? Onlar işini doğru yapmak durumunda. Biz de gerçekleri yazmak durumundayız. O maçtaki hakem hatalarını görüp de yazmayan, vatan hainidir benim gözümde. Ay-Yıldızlı forma için ter döken oyunculara zerre kadar saygı duymayan, gözünü hırs bürümüş zavallılardır. Görmeyenler ise yetersizdir zaten. 



Bu takım onlara göre başarılı aslında
Bu takım aslında onlara göre çok başarılı olmuştur. Bana göre başarısız. Ben yarı final bekliyordum, olmadı. Onlar ise daha turnuva başlamadan, “Tanjeviç’i kovun. Bu takımdan birşey olmaz. İlk turda elenir” diyorlardı. Birden (hayatımda böyle döneklik, yüzsüzlük görmedim) şampiyonluk şarkıları söylemeye başladılar! Daha bir tane teknik eleştiri okumadım. Aylardır Mehmet, Kaya, Ermal ve Serkan niye yok deyip duruyorlar. Başka birşey bildikleri yok.

Teknik eleştiri nerede?

Mesela, ben Ankara sonrası yazmıştım Hidayet’i doğru dürüst kullanamıyoruz diye. Sürekli ilk topla buluşuyor, tepeden driplingle başlayınca bütün savunma oturmuş, dengeli bir şekilde onu karşılıyor. Oysa Hidayet’i iki ya da üçüncü pas sonrası hareketli bir şekilde hiç buluşturamadık topla. Ya da en önemlisi, Yunanistan maçının uzatmalarını 5 kısayla oynamamız. Tanjeviç’in bu tercihi yanlıştı bana göre. Hiç alışık olmadığımız pivotsuz basketbolla saçma sapan bir 5 dakika oynadık. Bu da bize pahalıya mal oldu. Ama yok. Mehmet ve Kaya niye yoktayız hala. Bin kere söyledim. Ama hala anlamamakta ısrar ediyorlar. Mehmet, Hüseyin, İbo, Kaya, Ermal, Serkan büyük değerler. Ama Hido ve Kerem’i de eklersek hepsi bir araya gelince takım olamıyorlar.  

3 turnuvada sadece 4 galibiyet

2003’te, 2005’te, 2007’de hepsi vardı da ne oldu. Kimse geçmişten ders de almıyor. Ben söyleyeyim. 2003’te 2, 2005’te 1, 2007’de 1 galibiyet. 3 şampiyonada toplam sadece 4 galibiyet almışız, balık hafızalıların ısrarla istediği takımla. 2009’da ise 5 galibiyet almışız. İki maçı da son topta kaybetmişiz.

Bu takım, 3 şampiyonada yapılmayanı 1 turnuvada yaptı. Daha fazlasını da yapabilirdi. Eleştiri yapılacaksa, daha mantıklı, daha zekice, daha derin yapılmalı ki, basketbolumuzu ileriye götürebilelim. O gitsin, bu kalsın, o niye yok, bu niye var diyebilmek dünyanın en kolay işi. Gerçi hepsi seneye olacak. Nasıl olsa evimizdeyiz. 2001’deki gibi tüm sorunlar sümen altı edilecek. Büyük olasılıkla da başarı gelecek, oluşacak sinerjiyle.

YORUM YAZ

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.