Dedehayır emin adımlarla!

03 Şubat 2009, Salı 04:30
- A +

“Maç bitimi ise, maalesef ortalık karıştı. Galatasaraylı yönetici Ahmet Dedehayır kontrolden çıktı. Sahanın içine girip herkese küfür eden yönetici (!) İbrahim Kutluay’ın kız kardeşine herkesin gözü önünde ağır hakaretlerde bulundu. Sonra koridorlara ilerlerken yine karşısına çıkan, (sonradan Galatasaraylı olduğunu öğrendiğimiz) bir bayanı tartakladı. Ağzımız açık olayları izlerken, gözaltına alınmaya çalışan taraftarı kurtarmaya çalışan Ahmet Dedehayır, bu kez de önce polislere, sonra görevini yapmaya çalışan basın mensuplarını hedef aldı, fiili saldırıda bulunmaya çalıştı. Olaylar sırasında bir polis memuru yüzünden yaralandı. Bir Galatasaraylı yöneticinin nedensiz yere gösterdiği bu saldırgan tavrın sebebini ben anlayabilmiş değilim. Sporun içinde, her türlü sonuç var. Önce yenilgiyi hazmetmeyi bilmek, ardından Galatasaray gibi tarihi sayısız başarılar, onur ve gururla dolu bir camiaya yönetici olmaya kalkışmak gerekir.” (19-05-2007)

Yukarıdaki yazıyı yazdıktan sonra aradan üç yıl geçmiş.
Ne mi değişmiş? Hiç birşey. Sayın Dedehayır üstüne katarak devam etti, bildiği yolda yürüdü emin adımlarla.
Bknz; Habertürk internet sitesi. Orada sayın Dedehayır’ın vukuatları kronolojik bir şekilde sıralanmıştı. O konulara tekrar girmeye gerek yok.
Gelelim bugüne...
Erkek takımı coachu Murat Özyer görevdeyken, başka antrenörlerle görüşülüyor. Ardından Özyer’in görevine son veriliyor.
Bayan takımının başına Milli Takım antrenörü Cem Akdağ getiriliyor. Cumhurbaşkanlığı Kupası kazanıldıktan sonra Avrupa’da da takım namağlup yoluna devam ediyor. Ligde bir iki yenilgi alınınca, yeni antrenör arayışlarına giriliyor, rota da ezeli rakip Fenerbahçe oluyor.

Son derece başarılı bir antrenörün arkasından iş çevirmeye ve arayışlara girmeye ne gerek var? Hadi onu bıraktık, Fenerbahçe’nin sözleşmeli antrenörüne teklif götürmek de neyin nesi?
Nerede kaldı, 100 yıllık rekabette yayınlanan ebedi dostluk mesajları. Durduk yerde, ezeli rakip, ebedi dostla (!) düşmanlık filizlerini tekrar ekmeye ne gerek vardı.
Nerede görülmüş halen bir takımla sözleşmesi bulunan bir antrenörü kendi deplasmanına götürmek. O da yetmedi, soyunma odasına sokmak, ardından da antrenmana çıkarmak.
Neresinden bakarsanız bakın, olayın elle tutulur hiç bir yanı yok. Etiğe, geleneğe, göreneğe,
hiç birşeye sığmaz,
koyulmaz bu durum.
Yakışmaz Galatasaray gibi büyük bir kulübe küçük hesaplar peşinde koşmak. Aslında bu hesapların peşinde koşan, başına buyruk hareket eden sayın Dedehayır belki ama onun yaptığı ve söylediği herşey Galatasaray Spor
Kulübü’nü bağlar.
Aklıselim bütün Galatasaraylılar ve başkan ve bazı yöneticiler de rahatsız öğrendiğime göre.
Tabii ki her kulüpten olduğu gibi Fenerbahçe’den de oyuncu, antrenör alabilirsin. Sonuçta profesyonel bir iş yapılıyor. Ama herşeyin bir yolu yordamı vardır. Gördüğüm kadarıyla da sayın Dedehayır’ın bu yollardan, yordamlardan en
ufak bir haberi yok.
Sayın Kalaycıoğlu da ona uymuş durumda. Kulübünle sorun yaşıyor olabilirsin. Bitirirsin tüm ilişkilerini, kağıt üzerinde de hiçbir bağın kalmaz, ondan sonra gidersin istediğin yere. Bu şekilde
olmaz. Olmamalı...

BEKO BASKETBOL LİGİ'NDE HAFTANIN GÖRÜNÜMÜ

YORUM YAZ

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.