MENÜ

Uğur Erdener: Yaptığımız yatırımın karşılığı bu sayıda madalya olmamalı

Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) Asbaşkanı, Dünya Okçuluk Federasyonu (WA) ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) Başkanı Uğur Erdener, Türkiye’de spora yapılan yatırımın karşılığının alınamadığını söyledi.

29 Aralık 2016, Perşembe 15:31 Son Güncelleme:
- A +
Uğur Erdener: Yaptığımız yatırımın karşılığı bu sayıda madalya olmamalı
AA muhabirine, Türk sporunda 2016 yılını değerlendiren Uğur Erdener, "Türkiye, 80 milyon nüfusu, 30 milyona yakın genç dinamik nüfusu ile 8-10 madalyayı değil çok daha fazlasını hedeflemeli ve kazanmalı. Bütün derdimiz o zaten." dedi.

Erdener, bazı dallarda güzel başarılar alındığını, bazı branşlarda ise beklentilerin karşılık bulmadığını dile getirdi. Olaya, ne verilip ne alındığı şeklinde baktığını anlatan Erdener, şöyle konuştu:

"Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak spora çok şey veriyoruz, karşılığını ne kadar alıyoruz? Bu perspektiften sorguladığımızda karşılığını almadığımızı söyleyebilirim. Bireysel başarılar var, takım başarılarımız var ama sporun en üst eşiği olarak kabul ettiğimiz olimpiyat oyunları çerçevesinde baktığımızda, ülkemizin hep benzer sayıda madalyaya ulaştığını, nüfusu bizim çok altımızda olan ülkelerin bizden fazla madalya kazandığını görüyoruz."

"Bu yönden kendimizi biraz daha sorgulamamız gerektiğini düşünüyorum." diyen Erdener, şu ifadeleri kullandı:"Gençlik ve Spor Bakanlığı spora çok ciddi kaynak ayırıyor. Türkiye kadar spora kaynak ayıran devlet  gerçekten çok az ama bunun karşılığında aldığımız şeyleri, aktif pasif dengesi içinde sorguladığımızda çok eksiğimiz olduğu ortada. Sporun yıllardır içinde yaşayan biri olarak, nüfusumuz, genç potansiyelimiz ve spora ayırdığımız kaynaklar çerçevesinde şöyle genel bir değerlendirme yaptığımda, Türkiye’nin olimpiyatlara 200’ü aşkın sporcuyla katılmasını arzu ederim. Bu da çok sayıda takım sporunda var olmakla mümkün. Basketbol ve voleybol dışında ülkemizi olimpiyatlarda temsil edecek dallara baktığımızda, yaklaşıyoruz ama bir türlü ulaşamıyoruz. Bunu mutlaka sağlamamız lazım."

"Stratejik planlar olmalı"

Uğur Erdener, spor federasyonlarının stratejik planı olmadığını vurgulayarak, "Masa başında hazırlanmış planları kastetmiyorum. Federasyonların ciddi, tutarlı, kısa, orta ve uzun vadeli yapılacakları kapsayan bir stratejik planlarının olması gerekir. Bu olmadıkça biz neyi, nasıl sorgulayacağız?" diye konuştu.

Federasyon yönetimlerini suçlamadığını vurgulayan Erdener, şöyle devam etti:

"Sonuçta iyi niyetle göreve talip olunuyor ve bir seçim ortamında, genel kurulda, delegelerin oylarıyla bir federasyon yönetimi, bu sorumluluğu üstleniyor. İyi şeyler yapmak, başarılı olmak, belli madalya hedefleri koymak temel amaç ve federasyonlarımız bunu yapıyor ama sonuçta başarıya ulaşamıyorsak, beklentiyi karşılayamıyorsak, öncelikle kendimiz, oturup ciddi bir sorgulama yapmalıyız. Daha sonra paydaşlarla bir değerlendirme yapılabilir, bu noktada stratejik planlama önem taşıyor."

IOC bünyesinde çok ciddiyetle ele alınan "iyi yönetim" modellerinin Türk sporunda da uygulanıyor olmasının birçok şeyi çözeceğini kaydeden Erdener, şunları kaydetti:

"Biz WA olarak yönetim seminerleri düzenliyoruz. IOC bunu milli olimpiyat komiteleri için düzenliyor. Türkiye’de sporun yönetim sorumluluğu, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Spor Genel Müdürlüğüne ait. Bizden böyle bir talep olması halinde tabii ki memnuniyetle tüm paylaşımları yaparız. Bunları zaten Sayın Gençlik ve Spor Bakanımız, Spor Genel Müdürümüz ve Müsteşarımız ile farklı ortamlarda paylaşıyoruz. Onların da bir gelecek planlaması, Tokyo 2020 için koyduğu hedefler var. İnanıyorum ki el birliğiyle bunlar sağlanacaktır."

"Dünyanın yarısı olimpiyat oyunlarını izledi"

Brezilya’da yapılan 2016 Rio Olimpiyatları’nın, IOC Başkanı Thomas Bach’ın da dediği gibi "mükemmel" diye tanımlanabilecek bir organizasyon olduğunu belirten Erdener, "Rio zaten güzel bir kent. Oyunların temel yansıtmasını görsel medya üstlendiğine göre bu açıdan bakarsak Rio, 2012 Londra Olimpiyatları’nın yüzde 75 üstüne çıktı ve 350 bin saatlik görsel yayın yapıldı. Dünya nüfusunun yarısı olimpiyat oyunlarını izledi." ifadelerini kullandı. "Bu birçok ülkede böyle ama ülkemiz açısından çok karamsar bir tablo var." diyen Erdener, şunları söyledi:

"Türkiye, olimpiyatları yayımlamaya, oyunlar başlamadan bir gün önce karar verdi. O da zoraki bir yayın oldu. Oyunların ciddi ve doğru anlamda yansıtıldığı bir yayın maalesef ortaya çıkmadı. Bu da Türk sporunun sorgulamamız gereken yönlerinden birisi. Biz olimpiyat oyunlarını medya olarak bile hedef alamıyoruz henüz. Bunu da anlamak mümkün değil."

Yakın zamanda Erzurum’da Avrupa Gençlik Olimpik Kış Festivali’nin (EYOF) yapılacağını anımsatan Erdener, şöyle devam etti:

"Avrupa ülkelerinin çocukları, gençleri katılacak. TMOK’tan Spor Kültürü ve Olimpik Eğitim Projesi ekibimiz, orada ilköğretim öğrencilerine yurt genelinde yaptığımız eğitim programını yaparken, Erzurumlu çocuklarımızın EYOF ile ilgili hiç bilgi sahibi olmadığını gördük. Kentte hala hiçbir bilgilendirme yok, tanıtım afişi, pankart yok. Oysa ülkemiz çok ciddi bir bütçeyle hazırlanıyor. Ülkemizin şu sıkıntılı döneminde bir alay genç geliyor yarışmak için ama biz bunu en basit bir görsel malzeme olarak bile kullanamıyoruz. Bu da tabi çok üzücü."

"Türkiye artık temiz spor yapılan bir ülke"

Uğur Erdener, 2016 Rio Olimpiyatları’nda Türk sporcuların performansı sorulduğunda ise şöyle konuştu:

"Türkiye açısından tabii ki büyük bir gururla izlediğimiz yarışmalarımız oldu. İstiklal Marşımızın okunduğu, bayrağımızın göndere çekildiği müsabakalarımız oldu. Taha Akgül’ün altın madalyasında çok gururlandık, büyük bir zevkle izledik. Yeterli mi, değil. Bütün mesele orada. Türkiye, 80 milyon nüfusu, 30 milyona yakın genç dinamik nüfusu ile 8-10 madalyayı değil çok daha fazlasını hedeflemeli ve kazanmalı. Bütün derdimiz o zaten. Çünkü spora yaptığımız yatırım çok fazla."

Türkiye’de spor alanında güzel adımlar da atıldığını dile getiren Erdener, şöyle devam etti:

"Bugün uluslararası spor arenasında, Sayın Bakanımız da dahil olmak üzere çok sayıda yöneticiye sahibiz. Türkiye artık temiz spor yapılan bir ülke. 2016 sonu itibarıyla Türkiye’de doping oranı yüzde 1’in altına inmiş durumda, bu kolay kazanılan bir şey değil. Bu mücadele 2011’de başladı ve bunu, 5 yıl içinde yüzde 14,5’lardan yüzde 1’in altına indirmek çok ciddi çalışmalar gerektiriyordu, bunların hepsi yapıldı. Fakat hep söylüyorum; yaptığımız yatırımın karşılığı bu sayıda madalya olmamalı. Madalya derken, olimpiyat madalyasını kastediyorum. Bir ülkenin spordaki gerçek başarısını yansıtan, en önemli organizasyon olimpiyat oyunlarıdır. Bakın kış olimpiyatlarında hiç yokuz. 2018’de Kore’de Kış Olimpiyat Oyunları var. Orada hiçbir hedefimiz yok."

"Bundan kurtuluş yok"

Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonunun, Dünya Dopingle Mücadele Komisyonu (WADA) tarafından sürekli denetlenen bir yapı olduğunun altını çizen Erdener, şu ifadeleri kullandı:

"Tabii ki henüz daha tüm kriterleri karşılamıyoruz. Bir iki sıkıntılı noktamız var. Onların da yakın zamanda halledileceğini düşünüyorum. WADA’nın beklentisi, dopingle mücadelenin her ülkede sadece bir tane otorite  tarafından yürütülmesi ama biz henüz bunu sağlayamadık. Sayın Bakanımız ile bu konuda çalışıyoruz. Kendisi de biliyorsunuz artık WADA Yönetim Kurulu Üyesi, dolayısıyla çözüme çok daha kolay ulaşacağımızı düşünüyorum."

Bakan Kılıç’ın, WADA yönetiminde olmasının önemine değinen Erdener, "Bunun en önemli yönü Sayın Bakanın da olayın bizzat içinde yaşıyor olması ve hep birlikte bu işin bize görev olması. Bu bana görev olduğu kadar, Sayın Bakanımıza da görev şimdi. Artık dopingi en küçük bir şekilde mazur görme gibi bir lüksümüz yok. Sayın Bakanın da her yerde söylediği gibi ’sıfır tolerans’, mutlak ve vazgeçilmez politika." değerlendirmesinde bulundu.

Gelinen noktada numunelerin 10 yıl saklandığını, Pekin ve Londra Olimpiyatları’nın 1500 numunesinin yeniden analiz edildiğini hatırlatan Uğur Erdener, "Bunların içinden yaklaşık 100 yeni doping çıktı ve 47-48 sporcu madalyasını kaybetti. Bundan kurtuluş yok." şeklinde görüşlerini aktardı.

"Bach ile Kılıç’ın arasında güzel bir dostluk var"

Başkanlığını yaptığı Dünya Okçuluk Federasyonu tarafından, İsviçre’nin Lozan kentinde hizmete açılan Dünya Okçuluk Mükemmeliyet Merkezi’ne de değinen Erdener, merkezin, tüm dünya okçularının kullanacağı, sadece okçuluk eğitimleri değil hakem seminerleri, toplantılar, gençlere yönelik faaliyetler gibi çok maksatlı olarak kullanılacak büyük bir tesis olduğunu bildirdi. Merkezde Bakan Kılıç’ın da katkıları olduğunu anlatan Erdener, şu ifadeleri kullandı:

"Kendileri de oldukça beğendi. Modern, çevre dostu, kendi elektriğini üreten, termal enerjiyle ısıtma sağlayan bir tesis. Çevresi küçük bir orman ve mimari proje olarak da çevreyle uyumlu. Oldukça güzel bir merkez oldu. Bu tesisi yaparken yerel yönetim her şeyiyle katkıda bulundu. Yeri verdi, finansal katkıda bulundu. Komşuluk ilişkilerinde herkesin izni gerekiyordu. Ciddi bir bürokrasi var ve izinlerde yardımcı olundu. Bir spor tesisi yapılırken herkes yardımcı oluyor. Bizde bunu söylemek o kadar kolay değil."

Tesisin açılışında bir araya gelen IOC Başkanı Thomas Bach ile Bakan Kılıç’ın arasında güzel bir dostluk  olduğunu vurgulayan Erdener, "Sayın Bakan Almanca’yı çok ileri düzeyde konuşuyor. Bu da temelde güzel bir dostluğun oluşması için başlıca faktör. Bakan Bey’in kişiliğinden kaynaklanan, dostluk ilişkilerini kurmaya yönelik güzel de bir yönü var." değerlendirmesinde bulundu. Erdener; Bach ve Kılıç’ın, bu buluşmada, özellikle yakın zamanda hayata geçirilecek sığınmacı çocuklara yönelik proje hakkında sohbet ettiğini ve konunun detaylarını konuştuğunu söyledi.

Uğur Erdener, yeni yılın tüm ülke için güzellikler getirmesini dileyerek, "Huzurlu, güvenli bir ortam ve güzel günler diliyorum. Türk sporu için de büyük başarıların ortaya çıkacağı, gençlerin hedeflediği sportif başarılara ulaşacağı bir yıl olmasını temenni ediyorum. Hepimizin, ülke adına bu alanda yapılan yatırımları karşılamaya yönelik çaba göstermesini diliyorum." diye konuştu.

AA

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...