TYF Başkanı Özlem Akdurak: Yelken, karakter kazandıran bir spor

Türkiye Yelken Federasyonu Başkanı Özlem Akdurak, "Yelken, karakter ve öz güven kazandıran dört dörtlük bir spor." dedi.

03 Ağustos 2020, Pazartesi 23:15 Son Güncelleme:
- A +
TYF Başkanı Özlem Akdurak: Yelken, karakter kazandıran bir spor

Türkiye Yelken Federasyonu Başkanı Özlem Akdurak AA muhabirine yaptığı açıklamada, yelken faaliyetlerini gerçekleştirmeye oldukça elverişli olan Türkiye’nin kıyı bölgelerinde yaşayan her çocuğun, yelken sporuyla erken yaşta tanıştırılmasını istediklerini belirtti.

Yelkenin sporcuya kazandırdığı dinamiklerle güzel nesiller yetişmesini sağladığını belirten Akdurak, "Biz yelken öğretmeye 7 yaşında başlıyoruz. Başlarken iyi yüzme bilme şartı arıyoruz. Her çocuğun, kendi bölgesindeki imkanlar doğrultusunda bir yelken kulübüyle tanıştırılmasını tavsiye ediyoruz. Sayın bakanımız Mehmet Muharrem Kasapoğlu’nun da ’Yüzme bİlmeyen kalmasın’ diye çok güzel bir çağrısı vardı, bir proje başlatmıştı. Zaman zaman kulüplerimiz sosyal sorumluluk projeleri kapsamında çeşitli olanaklar da sağlıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Bir çocuğun analitik düşünce yeteneği, karakter ve öz güven gelişimininde yelken sporunun önemli katkıları olduğunu vurgulayan Akdurak, "Yelkene başlayan küçük çocuklarımız, ilk direktiflerini alıp biraz öğrendikten sonra optimist dediğimiz küçük teknesinin kaptanı oluyor. Kararlarını kendisi alıyor, analizini kendisi yapıyor. Ne zaman dönücek, şamandıraya ne kadar yakın, rakibine ne kadar uzaklıkta, rüzgar hangi yönden esiyor, o sırada varmak istediği hedefe hangi açıyla gitmesi gerekiyor, akıntının o koşullara etkisi nedir gibi birçok şeyi aynı anda düşünürken, bir de teknesini rüzgara karşı götürebilmek için ciddi bir fiziksel mücadele veriyor. Dolayısıyla bir çocuğun öz güveni, hızlı ve doğru karar alabilmesi, analitik yeteneğinin gelişmesi açısından yelken, karakter kazandıran dört dörtlük bir spor." diye konuştu.

Akdurak, yelkenin, çocuklara haklarını aramayı da öğrettiğini dile getirerek, şunları söyledi:

"Bazı çocuklarımız yelkene ürkek başlıyorlar ama birkaç sene sonra onların yarışlardaki mücadelelerini görünce, kız olsun erkek olsun, son derece hakkını savunan, mücadeleci sporcular oluyorlar. Yelken, o özgürlüğe açılan ruhunun yanında sporun disiplinini de kazandırabiliyor. Sporun icrasında başvurduğumuz, anayasamız diyebileceğimiz kural kitapçığımız var. Sporcu bu kuralları bilmek durumunda. Deniz üstünde bir kural ihlali olduğunda, karaya dönüldüğünde, yetkili hakemlerimizden oluşan protesto kurulumuz oluyor. Sporcu ise şemalarla rüzgarı, akıntıyı, deniz üstündeki konumunu, rakibinin durumunu anlatıyor, şahitlerini çağırıyor, savunmasını yapıyor. Dolayısıyla, hak arama mücadelesinde o küçücük çocuklar erken yaşlarda adaleti nasıl arayacaklarını öğreniyorlar."

-"Yelkenin analitik yapısı kız sporcular için çok uygun"

Özlem Akdurak, "Yelkenin analitik yapısı kız sporcular için çok uygun. Yelken sporunda başarılı olmalarına hiçbir engel yok." ifadelerini kullandı.

Kadınların her sektörde olduğu gibi her sporda da başarılı olduğunun altını çizen Durak, "Özellikle de kız çocuklarımız için yelken, fiziksel ve zihinsel gelişimleri açısından çok güzel bir spor. Bugün kız sporcu sayımız istediğimiz oranda değil. Ülke genelinde baktığımızda yüzde 25-30 larda kalıyor. Biz bu oranın hızlıca artmasını istiyoruz. Teknenin büyüklüğüne göre farklı sınıflarımız var. En büyük tekneler yat sınıfı. Yatçılık da kuvvet gerektirdiği için, kadının gücü yeterli olmayabilir algısı var. Ancak hiç öyle olmuyor. Gayet başarılı, yat sınıfında da çok iyi mücadele edebilen kadın ekiplerimiz var." diyerek sözlerini tamamladı.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...