MENÜ

Türkiye'nin olimpiyatlardaki ilk buz dansı çifti

Rusya'nın Soçi kentinin 7-23 Şubat tarihlerinde evsahipliği yapacağı 2014 Kış Olimpiyatları'nda buz dansı branşında Türkiye'yi ilk kez temsil edecek çiftin erkek üyesi Alper Uçar, bunun çok anlamlı bir başarı olduğunu söyledi.

06 Şubat 2014, Perşembe 12:00 Son Güncelleme:
- A +
Türkiye'nin olimpiyatlardaki ilk buz dansı çifti

2011 Erzurum Üniversitelerarası Kış Oyunları’nda buz dansında gümüş madalya kazanarak adını duyuran Alisa Agafonova-Alper Uçar çifti, 1924’te başlayan Kış Olimpiyatları programına 1976’da eklenen buz dansında Türkiye’yi ilk temsil edecek sporcular olarak tarihe geçecek.

Almanya’nın Obertdorf kentinde 27-29 Eylül 2013 tarihlerinde düzenlenen 45. Nebelhorn Trophy’de, kısa ve serbest dans sonucunda 127,53 puan toplayarak genel sıralamada 5’inci, olimpik eleme sıralamasında ise 2’nci olarak oyunlara katılma hakkını kazanan ikili, Türkiye’yi ilk kez temsil eden Tuğba Karademir’den sonra Kış Olimpiyatları’nda yarışacak 2 ve 3. buz patenciler olacak.

2014 Avrupa Artistik Buz Pateni Şampiyonası’nda 127,96 puanla 17’nci olan ve geçen yıl Avrupa’da 13, dünya şampiyonasında ise 28’inci sırayı elde eden Agafonova-Uçar çifti, 2006 Torino’da 21’inci ve 2010 Vancouver’da 24’üncü sırayı alan Tuğba Karademir’den sonra ay-yıldızlı formayı en iyi şekilde taşımak istiyor.

Buz pateniyle 6 yaşında tanışmasının üzerinden 23 yıl geçen Alper Uçar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, müzik ve estetiğin buluştuğu buz dansının, "seyircilerin, duygu ve düşünce dünyalarına etki etmesi sayesinde bir spor olduğu kadar da sanat" olduğunu dile getirdi. Uçar, "Farklı kültürlerin mozaiği olan Türkiye’yi, olimpiyatlarda buz dansında temsil edecek ilk çift olmak çok anlamlı" ifadesini kullandı.

Çalışmalarını, 2013 yılının başından bu yana Rusya’nın başkenti Moskova’da sürdürdüklerini belirten Uçar, Rus Kanal 1 televizyonunda yayımlanan "Buzda Dans" programının yapımcısı ve aynı zamanda Rusya Buz Dansı Milli Takımı Başantrenörü Alexander Zhulin’in nezaretinde gerçekleşen antrenmanlarla ilgili şunları söyledi:
"Bir yıl gibi kısa bir sürede hem Avrupa hem de dünyada iyi dereceler elde edip olimpiyat vizesini kaptık. Çok uyumlu çalışıyoruz. Çalışmalarımızda koreografi antrenörümüz dışında teknik uzman, kondisyon antrenörü, doktor ve masör de bize eşlik ediyor. Bize bu büyük imkanı ve kadroyu vermesinden dolayı antrenörümüze de çok minnettarız. 200 yıllık paten geçmişi olan Rusya’nın tüm beceri, stil ve deneyimlerinden yararlanıyoruz."

Genelde Türkiye’yi yansıtacak müzikleri kullanmaya özen gösterdiklerini aktaran Uçar, olimpiyat sezonu olduğundan farklı bir planlama yaptıklarını belirterek. "Kısa programda daha hareketli, heyecanlı ve seyircinin ilgisini çekeceğini düşündükleri Frank Devol ve orkestrasının ’Stepping Out With My Baby’, uzun programın ilk bölümünde, Dave Brubeck’ten ’Black&Blue’nun caz versiyonunu, ikinci bölümde ise James Brown’ın unutulmaz ’I Feel Good’ şarkısıyla yarışacaklarını" paylaştı.

"Türkiye’de spor, sonuca odaklı, süreç her zaman gözardı ediliyor"

Olimpiyatların her sporcunun hayali olduğunu dile getiren Uçar, bir ilki başararak zaten Türkiye’nin adını, 2014 Soçi Kış Olimpiyat Oyunları’na yazdırdıklarını ve Türkiye’nin bayrağını en iyi şekilde dalgalandıracaklarını belirtti.

Uçar, oyunlardaki hedefleriyle ilgili ise şunları kaydetti:
"İlk hedef olarak dünyanın en iyi 24 olimpik çifti arasından çıkarak 20 ikilinin devam edeceği uzun programa katılmak istiyoruz. Kendimize güveniyoruz, ilkleri ve hayalleri gerçekleştiren bir çiftiz. Elbette daha yüksek dereceler almayı da hedefliyoruz ama unutulmamalıdır ki yarışacağımız ülkelerin hem önemli bir kültür birikimi hem de maddi anlamda büyük bir desteği var. Türkiye ne yazık ki spor politikasını sonuçlara endekslemiş bir ülke. Süreç her zaman göz ardı ediliyor."

Uçar, 2010’dan bu yana çalıştığı partneri Alisa Agafonova ile arada sırada fikir ayrılıkları yaşasalar da genel olarak çoğu çiftin karşılaştığı hareketlerdeki birliktelik sorunlarını neredeyse hiç yaşamadıklarını aktardı. Çok çalışarak sorun yerine çözüm üretmeye konsantre olduklarını dile getiren Uçar, "Programlarımızı sunmadan önce her zaman el ele tutuşur ve birbirimize, ’Zorlu bir sınav daha vereceğiz ve karanlık bir tünelden daha geçeceğiz. Fakat ne olursa olsun ben hep yanındayım’ deriz. Bunu açıklamak zor, ufak bir benzetme yapmaya çalışırsam; Alisa benim buz üstündeki fotoğrafım gibi ve ben de onu güvenle tutan çerçeve. Onda renkleri, bende de sağlamlığı görebilirsiniz" diye konuştu.

Organizasyonun güvenliği konusunda hiçbir endişe duymadığını vurgulayan Uçar, "Yetkililerin, güvenliği en üst seviyede tuttuğunu biliyoruz. Bütün ülkelerin kardeş olduğu, olimpiyat ruhuna yakışan çok güzel bir organizasyon olacağını düşünüyorum" diyerek sözlerini tamamladı.

Alisa Agafonova, tüm seyirciler ve jürinin, bugüne kadar bir Türk çifti izlememesinin, olimpiyata katılmak için ne denli zor bir süreçten geçtiklerinin ispatı olduğunu söyledi.

Ukrayna doğumlu Agafonova, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye adına buz dansında olimpiyatlarda yarışacak ilk çift olmanın, harika bir his ve büyük bir onur olmasının yanı sıra zor bir iş olduğunu da dile getirdi. Agafonova, "Tüm seyirciler ve jüri, ilk defa bir Türk çifti izleyecek. Bu, olimpiyatlarda yer alabilmek için ne kadar zor bir süreçten geçtiğimizin kanıtı. İlk olimpiyat deneyimimi yaşayacağım için şu an sadece heyecanlıyım. Sanırım bu konuda bir şey söyleyebilmek için önce yarışmam ve o atmosferi hissetmem gerekiyor" dedi.
Agafonova, kariyeri için kendisine birçok fırsat veren Türkiye’nin çok güzel bir ülke olduğunu belirterek, "Türkiye’de yaşamayı seviyorum. Yardımsever ve sıcakkanlı bir halkı var. Aynı zamanda havası, tarihi yerleri ve yemekleri de çok hoşuma gidiyor" diye konuştu.

Agafonova, partneri Alper Uçar ile tanışmasını şu sözlerle anlattı:
"Alper ile 2010 yılında, vatandaşım olan partnerimle yolları ayırmamızın ardından tanıştık. Alper’in antrenörü beni arayarak onunla yarışmamı teklif etti. Denemelerde çok iyi bir uyum yakaladık. Daha o gün Alper’in harika bir insan ve artistik patenci olduğunu anladım. Türkiye Buz Pateni Federasyonu ile yaptığım kontratın ardından işe koyulduk. Buz pateni geçmişi olmayan bir ülke adına yarışmak riskli bir hamleydi ama Alper’in gözlerinde, başka hiçbir kimsede olmayan kazanma arzusunu gördüm ve bu projeye kalpten inandım. Türkiye’nin buz dansında herhangi bir uluslararası başarısı yok. Bu nedenle ilk olmak ve tarih yazmak gerçekten müthiş bir duygu."

Ankara’da en çok gittiği yerin partneri Alper Uçar’ın evi olduğunu söyleyen Agafonova, Uçar ve ailesinin, kendisini görmekten mutlu olduğunu dile getirerek, Uçar için "Türkiye’deki ailem" nitelemesini yaptı.

"Ülkemde yaşananlar beni üzse de yalnızca olimpiyatlara odaklanmalıyım"

Ülkesi Ukrayna’da hükümet ile Avrupa Birliği (AB) yanlısı protestocular arasında yaşanan çatışmaların çok üzücü olduğunu kaydeden Agafonova, "Olanları izlemek hiç hoşuma gitmiyor ancak şu an yalnızca olimpiyatlara odaklandım. Çok kısa bir süre kaldı ve herhangi bir şeyin dikkatimi dağıtmasına izin vermeden daha da sıkı çalışmalıyım" değerlendirmesini yaptı.

Her sabah erken kalkıp antrenmana gittiklerini ve tüm günün antrenman sahasında geçtiğini anlatan 23 yaşındaki buz patenci, "Kendimize ayırdığımız zaman dilimi oldukça kısıtlı. Her günün sonunda bir sonraki gün yapacaklarımıza konsantre olup hem bedenen hem de zihinsel anlamda hazırlanıyoruz. Sosyal hayatımız kısıtlı olmasına rağmen bu konuda çok mutluyuz çünkü işimizi en iyi şekilde yaptığımıza inanıyoruz" ifadelerini kullandı.

Agafonova, Soçi 2014’deki hedefleriyle ilgili şunları söyledi:
"Serbest dansta mücadele etme hakkı kazanacak 20 çiftten biri olmayı çok istiyoruz. Oberstdorf’taki artistik buz pateni olimpik eleme yarışmalarında, 16 ülke arasında ilk 5 girerek olimpiyatlara katılmayı başardık. Olimpiyatlara katılmak bile oldukça zorlu bir süreç. Bunu başardık, aynısını Soçi’de de yapabiliriz. Tüm yarışmacılar güçlü. Rüyamızı devam ettirmek için çok sıkı çalışıyoruz. Elimizden gelenin en iyisini yapacağız."

Agafonova, Rusya’daki "güvenlik endişesi"yle ilgili de "Soçi 2014, devasa bir organizasyon. Herhangi bir şey için endişelenmemize gerek yok. Kendimi gerçekten güvende hissediyorum. Ayrıca antrenmanlarımızı başkent Moskova’da sürdürdüğümüz ve antrenörümüzün de Rus olmasın nedeniyle burada mücadele edeceğimiz için çok mutluyuz" değerlendirmesinde bulundu.

AA

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...