MENÜ

Turgay Altay: Lisansım değil ben çalışacağım!

Çağdaş Atan, İlhan Palut, Şenol Can gibi genç teknik adamların dikkat çektiği Süper Lig’e bir genç hoca daha geliyor: Turgay Altay... 12 yıldır çalıştığı Aykut Kocaman’ın ekibinden ayrılan Pro Lisans sahibi Altay, lisansına değil, kendisine gelen teklifleri değerlendireceğini söyledi, projelerini FANATİK’e anlattı.

19 Kasım 2020, Perşembe 08:03 Son Güncelleme:
- A +
Turgay Altay: Lisansım değil ben çalışacağım!

Genç teknik adamların sayısı her gün artıyor, donanımıyla ön plana çıkacak isimlere bir yenisi daha ekleniyor. 12 yıl boyunca Aykut Kocaman’ın ekibinin önemli isimlerinden biri olan Turgay Altay, 40 yaşında teknik adamlığa adım atıyor. Teklifler alan genç hocayla biz de felsefesini konuştuk, tabii önce yakından tanıyarak...

‘9 yaşında Fenerbahçe ’de’

“Futbolla olan hikayem 9 yaşında Fenerbahçe Futbol Okulu’na adım atarak başladı. Yaklaşık 10 yıl boyunca her yaş grubunda mücadele ettim ve bu dönem boyunca 9 şampiyonluk yaşadım. 1999-2000 sezonunda İstanbulspor A2 takımına transfer oldum fakat sakatlığım nüksetti ve futbolu bırakmak zorunda kaldım. Aslında bu son, teknik direktörlük hayatımın başlangıcı demek oldu. Aykut Kocaman hocam ben futbolu bıraktığımda kulübün teknik sorumlusuydu ve eğer bir gün kendimi geliştirirsem beni yanına alabileceğini söyledi. Bu söz, beni antrenörlüğe başlamak için motive etti. Sonrasında hem akademik hem de yurt dışında eğitim aldım. Onun sayesinde şu an sizin karşınızdayım ve kendimi ifade edebiliyorum.” 

‘İyiliği bize yaşattı’

“Aykut hocamın bana emeği gerçekten çok, çok önemli bir spor ve felsefe adamının yanında yıllarca yanmak ve dönüşmek benim için çok önemli serüvendi. Sabırlı olmayı, canlıya değer vermeyi, dinlemeyi ve iyi insan olmanın ne olduğunu her anında bizlere yaşattı. Ayrılık kararını gerçekten çok zor aldım, özellikle genç jenerasyon antrenörlerin çıkmaya başladığı dönemde bu adımı atarak kalkacak trene binmek istedim.” 

‘Kendi felsefem oluştu’

“Aykut hocanın ekibiyle birlikte birçok futbol kulübünü ziyaret etme şansım oldu. Barcelona, M.United, Liverpool, B.Münih, Dortmund, A.Madrid, Leverkusen, Alman Milli Takımı... Buralarda olan birçok dünya standartı uygulama, teknoloji ve antrenman yöntemini gözlemledik, geliştirdik ve uyguladık. Birçok öncü teknoloji ve ekipmanı Fenerbahçe ve Konyaspor’da kullandık. Birçok Türk firmasının gelişimine ve AR-GE’lerine destek olduk. Danışmanlık yaptık. Tesisleşme, gps ve koşu mesafesiyle sakatlanma eşiğini bulma gibi birçok yeniliği gittiğimiz kulüplerde uygulamaya çalıştık. Bunun bana getirisi ise yıllar içinde kendime ait bir antrenörlük felsefesi oluşturmamı sağladı. Yaklaşık 12 yıldır en üst seviyede antrenörlük yapıyorum.”

‘Lisansım satılık değil’

“Süper Lig’den hem yardımcı antrenörlük hem de Pro Lisansı’mın kullanılması için birkaç teklif aldım, bunu iş ahlakı ve etiği açısından uygun olmadığı gerekçesiyle lisansımın satılık olmadığını söyleyerek reddettim. Öncelikle ve nihai hedefim tek başıma teknik adamlık yapabilmek. 1. Lig’den gelen teklifleri ise projelerimi gerçekleştirebileceğim yerler olmadığı için kabul etmedim. Doğru zamanda ve doğru projeyle ekibimle birlikte başlamak istiyorum.” 

‘Programlarımız hazır durumda!’

“Pandemi döneminde oynatmak istediğim sistem üzerine daha da yoğunlaşarak ekibimle birlikte taktiksel ve fiziksel antrenmanlar tasarlayarak çok verimli bir dönem geçirdik. Almanya ve Hollanda’dan 2 Türk antrenör arkadaşım da bana bu yolda eşlik edecek. Oynatmak istediğimiz tarza uygun antrenman ve taktiksel driller gün gün, hafta hafta belirlenmiş ve dizayn edilmiş durumda. Artık takımlar arasındaki fark çok az ve bu farkı ancak detaylarla yaratabilirsiniz.”

‘Sistematik kaos oyunu’

“Yaklaşık 2-3 yıldır üstünde çalıştığım proje Türkiye’nin gerçekleriyle benzeşen fakat daha modern, organize bir kaos oyunu. Ben buna Sistematik kaos diyorum. Gelişen futbol ekollerinin ana vazgeçilmezi topa sahip olma, direkt oyun ve geçiş oyunu kombinasyonu olan bir felsefe. Ayrıca 3. bölgede baskı, agresif oyun ve özellikle topu kazandıktan sonra direkt ataklar bu oyunun vazgeçilmezleri olacak. Çünkü artık oyun hızlı.”

‘Ekollerin takipçisiyiz’

“Esin aldığım ekollerin başında aslında Ralf Ragnick geliyor. Felsefesini yaklaşık 10 yıldır uygulatan, geliştiren ve birçok genç antrenörün yetişmesine fırsat veren çok önemli bir futbol filozofu. Roger Schmidt, Nagelsmann, Jesse March, ayrıca bu gruptan olmasa da benzer bir ekole sahip Jürgen Kloop ve son dönemde Hanse Flick bu modern oyun tarzının temsilcileri.”

Ömer Necati Albayrak


YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...