MENÜ

Tolgay Arslan: Beşiktaşlılar’ı üzmek istemedim, Fenerbahçe’de bir türlü hazır olamadım

Beşiktaş ve Fenerbahçe formaları giydikten sonra Udinese'ye imza atan Tolgay Arslan, Türkiye'den ayrılmasının ardından ilk röportajını FANATİK'e verdi. Kararından dolayı pişman olmadığını ifade eden Tolgay, ''Türkiye’nin iki büyük kulübünde oynadım. İyi sezonlar geçirdim ve iyi işler de yaptım. Kimseyle kötü olmak istemedim. Olumsuz anıları geride bıraktım ve güzel olanları hatırlayacağım. Hiçbir kararımdan dolayı da pişman değilim” dedi, Beşiktaş ve Fenerbahçe günleri ile ilgili de çarpıcı açıklamalarda bulundu.

10 Ekim 2020, Cumartesi 06:58 Son Güncelleme:
- A +
Tolgay Arslan: Beşiktaşlılar’ı üzmek istemedim, Fenerbahçe’de bir türlü hazır olamadım

Yaklaşık 5 yıl önce Hamburg’dan Beşiktaş ’a transfer olan Tolgay Arslan, 2019 Ocak ayında da Siyah-Beyazlılar’dan olaylı bir şekilde ayrılıp, Süper Lig’in bir başka devi Fenerbahçe ’nin yolunu tutmuştu. Bu sezon öncesi ise Kanarya ile karşılıklı olarak anlaşarak serbest kalan Tolgay, İtalyan ekibi Udinese’ye imza attı. Artık Çizme’de kariyerini sürdüren 30 yaşındaki oyuncuyla ülkemizde geçirdiği yılları ve futbol yaşantısında attığı bu yeni adımı konuştuk.

Tolgay Arslan, arkadaşımız Mehmet Çağrı Davran'a konuştu.

‘Hannover’de şartlar uymadı’

Udinese’ye transferin nasıl gerçekleşti. Hannover’e gideceğin düşünülüyordu?

“Fenerbahçe’den güzel bir şekilde ayrıldım. Serbest kalınca da daha çok seçenek önüme çıktı. Hannover’le görüştüm ama şartlar uygun olmadı. Bu sırada Udinese’nin teklifi geldi ve İtalya Ligi Serie A da dünyanın en büyük ligleri arasında yer aldığı için çok düşünmeden teklifi kabul ettim.”

‘Almanya ve Türkiye karışımı’

İtalyan futbolu hakkında ne düşünüyorsun?

“Açıkçası dünyanın en iyi oyuncularına karşı oynayacağım için mutluyum. Burada daha çok gelişeceğimi ve yeni şeyler öğreneceğimi düşünüyorum. Lig de her yıl daha güçlü ve daha iyi bir seviyeye geliyor. Burada sert ve disiplinli bir futbol anlayışı var. İnşallah en kısa zamanda buraya adapte olurum ve başarılı bir performans ortaya koyarım. İtalya’ya tatile de geliyordum. İnsanları da çok sıcak. Yaşam stili ve futbola bakış olarak Almanya-Türkiye karışımı diyebilirim.”

İtalyan ekibiyle 2 yıllık sözleşmeye imzasını atan 30 yaşındaki oyuncu, şu ana kadar ligde iki maçta forma giydi.

‘Umarım insanları mutlu ederim’

Udinese Kulübü ve ilk iki maçındaki performansın hakkında neler söylersin?

“Sağlık kontrollerim 3-4 gün sürdü. Bu süreçte 3-4 kez idmana katıldım. Takımda tempo çok yüksek. Takımın iyi yerlere gelme hedefi var. Sert ve kaliteli bir takıma sahibiz. Herkes beni çok sıcak karşıladı. Sadece 1 hafta takımla idman yapmama rağmen hocam bana Verona karşısında ilk 11’de şans verdi. 1-0 kaybettik ama oyunda kaldığım süre boyunca iyi bir maç çıkardığımı düşünüyorum. Roma maçında da iyi oynadık ve fırsatlar yakaladık ancak 1-0 kaybettik. Dediğim gibi burası zor bir lig. Ancak milli arada eksiklerimizi gidereceğiz. Umarım oynadığım futbolla insanları burada mutlu ederim.”

‘Kjaer’le de konuştuk’

Aile dostunuz Simon Kjaer, Milan’da forma giyiyor. Bu da transfer kararında etkili oldu mu?

“Kjaer’in burada olmasının kararımda bir etkisi olmadı. Dediğim gibi Serie A’dan teklif gelince çok düşünmedim. İtalya’da kendime gelmek ve eski gücüme kavuşmak istiyorum. Burada bana zaman veriyorlar ve yüzde 100’üme gelince de takıma daha iyi katkı sağlayacağıma inanıyorum. Tabii ki Kjaer’le de konuştuk ve Milano, buradan sadece 3 saatlik uzaklıkta. Elbette onunla görüşeceğiz.”

‘Vedat başarılı olacaktır…’

Senin gibi Vedat Muriç de İtalya’ya gitti. Vedat, Lazio’da başarılı olur mu?

“İnşallah çok başarılı olur. Çünkü Vedat, kaliteli ve çok iyi bir oyuncu. Ancak ona da kulübünde zaman verilmesi gerek. Serie A, kolay bir lig değil. Fiziksel, zihinsel ve taktik olarak zor bir lig. Onun da gerçek kalitesini Lazio’da göstereceğine inanıyorum.”

Tolgay’ı, kardeşi Koray da İtalya’da bir an olsun yalnız bırakmıyor. Tecrübeli oyuncu, ev işini de yakın zamanda çözdü ve ailesini Çizme’ye getirdi.

‘Gereken dersleri aldım’

Yaklaşık 5 yıl Türkiye’de forma giydin. Türkiye kariyerin ve performansın hakkında ne düşünüyorsun?

“Türkiye’de çok güzel yıllar geçirdim. Verdiğim hiçbir karardan da pişman değilim. Beşiktaş’ta özellikle kazandığımız ikinci şampiyonlukta (2016-17) hem Süper Lig’de hem de Şampiyonlar Ligi’nde, gerçek Tolgay’ı tam anlamıyla gösterebildiğimi düşünüyorum. Sakatlıklar ve bazı sıkıntılı dönemler geçirdim. Ancak her şeyden gereken dersleri de aldım.”

‘Basınla aram iyi değildi’

Gerçek kapasiteni Türkiye’de gösteremediğin düşünülüyor. Yorumun nedir?

“Aynı şekilde düşünmüyorum, Türkiye’de çok iyi sezonlar geçirdim ve iyi işler yaptım. İstanbul’daki 5 senemde ülkeyi ve insanlarını çok sevdim. Ancak basınla aram pek iyi değildi. Onlar da beni çok tutmadılar. Bu süreçte elbette hatalarım olmuştur ama kimseyle aram kötü olsun hiç istemedim. Almanya’da işinize odaklanıyorsun ve her maçta futbolla insanları memnun etmeniz mümkün değil. Özellikle Türkiye’de spor medyası, olaylara çok fazla müdahale ediyor. Her şeye rağmen onları da anlıyorum. Herkes bu işten para kazanıyor ve işlerini yapmaya çalışıyorlar. Saygı duyuyorum.”

‘Hepsine çok teşekkür ediyorum’

Türkiye’nin iki büyük takımında forma giydin. Hangisinde oynamak daha zordu?

“İki takım da çok büyük ve daha zor ya da daha kolay diye bir şey yoktu. İkisinde de sahaya yüzde 90 favori çıkıyorsunuz ve her maçı kazanmanız gerekiyor. Bu iki büyük kulüpte de oynamamı sağlayan başkanlarıma ve yöneticilerime minnettarım, onlara çok teşekkür ediyorum. İkinci çocuğum İstanbul’da dünyaya geldi. Beşiktaş ve Fenerbahçe’den ekmek paramı kazandım, aileme de bu sayede iyi bir hayat verdim. Benim ağzımdan onlar için kötü bir laf asla çıkmaz.”

‘Fenerbahçe’de bir türlü tam olarak hazır olamadım’

Fenerbahçe’de oynadığın süre boyunca sen de takım da istenen performansı neden ortaya koyamadı?

“Öncelikle ben, Fenerbahçe’de bir türlü tam olarak hazır olamadım. Kulübe, Beşiktaş’ta kadro dışı kalarak katılmıştım, sonra da kampta sakatlanmıştım. Keşke kendime zaman verseydim ve tam olarak hazır olsaydım. Hızlı davrandım ve tek amacım, bir an önce katkı sağlamaktı. Fenerbahçe’de hedefler hep büyüktü. Birçok talihsizliği aynı anda yaşadık. Taraftarlar bunu hak etmedi. Keşke istediğimiz şekilde başarılı olsaydık ve onlar da mutlu olsaydı.”

‘Beşiktaşlılar’ı üzmek istemedim’

“Fenerbahçe’ye gittiğim dönemde çok kırılmıştım ve Türkçem iyi olmadığı için asıl söylemek istediklerimi ifade edemedim. Beşiktaş taraftarı da beni yanlış anladı. Onları üzmek istemedim. Hatam olmuşsa, haklarını helal etsinler”

“Geriye baktığımda, ‘Şunu böyle yapsaydım’ diyeceğim çok şey yok ama Beşiktaş’tan ayrılık süreciyle ilgili bazı hatalarım var. Bu dönem, yanlışları ve doğrularıyla bana çok şey öğretti. Almanya’da büyüdüm ve Türkçem iyi değildi. İnsanlar da beni yanlış anladı ve savunma imkanı vermediler. Beşiktaş’ta da Fenerbahçe’de olduğu gibi taraftarlar bana iyi davrandı. Özellikle onları hiç kırmak istememiştim. Türkçem iyi olmadığı için asıl demek istediklerimi insanlara anlatamadım.”

‘Bir tek bunu farklı yapmak isterdim’

“Bu yüzden de açıklamalarım çok tepki çekti ama ben de o dönem çok kırılmıştım. Hatam olmuşsa lütfen onlar da benim gibi haklarını helal etsinler. Geriye baktığımda bir tek bunu farklı yapmak isterdim. Belki de Almanca bilen bir tercümandan yardım almalıydım. Kötü anıları değil, güzel anıları aklımda tutacağım. Umarım Türk futbolu ve Türk takımları çok iyi yerlere gelir. Ben de buradan takımlarımıza, Avrupa maçlarında sonuna kadar destek vereceğim.”

Mehmet Çağrı Davran / FANATİK ÖZEL

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...