Terim başarılı mı?

Yazarlarımız, tarihin en kötü Galatasaray'ını devralan, kadroda büyük bir revizyona giden İmparator'un ilk 5 haftalık performansını masaya yatırdı...

05 Ekim 2011, Çarşamba 10:20
- A +


İlk iş kalpleri kazanmak

Terim ilk iş olarak oyuncuların kalbine inmeyi amaçlıyor. “Bizim sistemimiz yok” diyerek amaçladığı bu... Melo’nun çimleri yemek istemesi bundan... Selçuk’un liderliğe soyunması da... Kazım’ın ona neler borçlu olduğuna farkındalığı... Engin’in dalak şişmesinden 60’ta yere yığılması... Terim önce takıma değil, onu oluşturanlara birer birey olarak eğiliyor. 96’da da çoğu paslanmış yıldızlara aynı şekilde yanaşıp kazanmıştı, Fiorentina’da da... Ama Milan ve ikinci Galatasaray macerasında başaramadı bunu. Bu yönde takımda bir farklılık olduğu kesin. Ancak günü gelip rehabilitasyon bittiğinde detaylara eğilmek gerekecek. Ve sanırım diziliş değişecek. Bu kadroya 4-4-2 daha uygun gibi. Eboue sağa, Sabri önüne, Kazım ikili santrfora ya da yedeğine gidecek gibi. Çünkü kalplere hitap ederek fark yaratmak mümkündür ama sürekli bir mucize yakalanabilir mi? Bundan kuşkuluyum...

Mehmet Demirkol

Start kötü, gidişat güzel

Olimpiyat’taki ilk yenilgi sonrası, basın toplantısında Fatih Terim’in tepki katsayısının düşük olduğu kanaatine varıp yadırgamış, dolayısıyla Hoca’nın sezona pek hazır olmadığını düşünmüştüm. Her geçen hafta sahadaki futbolcular ve Terim belirgin performans artışı sağlayıp, bizler de bu gelişime şahit oldukça ‘Gidişat güzel’ dememek için pek neden kalmadı.  Evet, Hoca’nın saha içi ve basın toplantılarında göze batan yüksek konsantrasyonu, başarılı yıllar Terim’inin yeniden gelmek üzere olduğunun adeta müjdecisi! Bu nedenle sadece forvette yaşanması gereken gol pozisyonu zenginliklerinin, savunma hattında da bolca yaşanıyor olmasına, kademe hatalarına, yeterince yapılmayan koşulara ve fizik sıkıntılara hoşgörü çerçevesinden bakmayı yeğliyorum. Malzemenin beklenen kıvama gelmesi için biraz daha sabır öneriyorum. Usta havaya girmiş, kolları da sıvamış! Belli.

Oğuz Dizer

Birinci Terim’e daha yakın

Galatasaray tarihinde iki Fatih Terim dönemi yaşanmıştı. Fatih Terim ilk döneminde zaferlerle dolu, Türkiye’nin gördüğü en başarılı futbol takımını yaratmıştı. İkinci Fatih Terim dönemi ise ilkine oranla karanlık bir tablo yaratmış ve istifa etmek zorunda kalmıştı. Üçüncü Fatih Terim döneminin ilk 5 haftası bana 1996 Haziran’ında başlayan süreci hatırlatıyor. Kazanmaya başladığı oyuncular, orta sahada baskı yapmaya çalışan bir takım ve duran toplardan kolaylıkla gol bulan çalışmalar Fatih Terim’in, kendi hatalarından ders aldığını gösteriyor. Yardımcılarından elde ettiği faydayı görebiliyorum. Eski oyuncularından yeni teknik kadro yaratabilmesi Fatih Terim’in artılarındandır. Ankaragücü maçında Kazım Kazım’ın attığı gol sonrası ekranlara yansıyan görüntüsü, Galatasaray camiasına yeniden mutluluklar yaşatacağının işaretidir. Henüz sert maçlar yapmamasına rağmen Galatasaray’dan umutluyum.

Ömer Ural Kükner

Enkaz devraldı...

Galatasaray geçen sezon, tarihinin en kötü dönemlerinden birini yaşamıştı. Takım ligin ikinci yarısında küme düşme hattında dolaşmıştı. Hiçbir teknik direktörün olmadığı gibi Terim’in de elinde sihirli değnek yok. İmparator, 17 futbolcuyu kapının önüne koydu, 11 yeni oyuncu transfer etti. Takımın hâlâ transfere ihtiyacı var. Bir de liglerin ertelenmesi, hocanın hesaplarını alt üst etti. Verilen milli takım araları da takım olma yolunda zaman kaybına yol açtı. Fatih Terim futbolcular topluluğunu “takım” haline getirmeye çalıştı. Galatasaray henüz takım olamasa da özellikle Eskişehir ve Ankaragücü maçlarında umut verdi. Galatasaray geçen sezon sonunda fiziksel ve mental olarak öyle bir “enkaz” haline gelmişti ki, Fatih Terim bu işin altından kalkabilecek en doğru isimdi ve 5 haftada bunu gösterdi.

Raşit Altun

YORUM YAZ

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.