Stendhal sendromu nedir, belirtileri nelerdir? Stendhal sendromu testi ve tedavisi nasıl yapılır?

Stendhal Sendromu, bazı insanları olumsuz etkileyen psikolojik bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlığı sergileyen insanlar, muhteşem sanat eserleri, olağanüstü güzellikte olaylar, durumlar karşısında kendilerinden geçip, bayılabiliyorlar. Hatta ilerleyen dönemlerde halüsinasyonlar görebiliyorlar. Bu sendromun ne olduğunu öğrenip, buna göre yaşam şeklinizi şekillendirebilirsiniz. Stendhal sendromunun ne olduğunu, belirtilerini, nasıl teşhis ve tedavi edildiğine dair tüm detayları derledik.

01 Ağustos 2020, Cumartesi 01:27 Son Güncelleme:
- A +
Stendhal sendromu nedir, belirtileri nelerdir? Stendhal sendromu testi ve tedavisi nasıl yapılır?

Stendhal sendromu halk arasında “sanat zehirlenmesi” olarak da bilinir. Sanat eserlerine duyulan aşırı ilgi sonucu bu rahatsızlık kendini gösterebiliyor. Bu rahatsızlığın nispeten etkileri kısa sürüyor. Genellikle de tıbbi müdahale gerektirmiyor. Psikolojik rahatsız olduğu için, ileri aşamalarda psikiyatri servisinde kontrol altına alınabiliyorlar.

Stendhal Sendromu, bir kişinin özellikle de sanat eserlerinin güzelliği, ihtişamı ve insanı içine çeken havası karşısında artan kalp atışlarını, baş dönmesini, son derece büyük bir tepkiyle yaşanan şaşkınlığı, baygınlık geçirmeyi, daha da ileri boyutlarında halüsinasyon görmelere sebep olan psikosomatik bir rahatsızlıktır

Stendhal sendromu nedir?

Stendhal diğer adıyla Florance (Floransa) sendromu, sanat eserlerine karşı aşırı bir hassasiyet sonucu ortaya çıkan psikosomatik bir rahatsızlıktır. Sanat eserlerine aşırı hassasiyet dışında, doğa olayları, organizasyonlar gibi durumlarda da kendini gösteriyor.

Bu sendrom, ilk olarak 19. yüzyıl yazarlarından Stendhal’ın Floransa’daki bir bazilikayı ziyaret etmesinde yaptığı açıklamayla ortaya çıkmıştır. Yazar, sanat eseri karşısında anlatılması güç bir duygu yoğunluğu yaşadığını açıklamıştır. Daha sonra bu etkileri daha aşırı gösteren insanlara Stendhal sendromu tanısı konmaya başlanmış.

Psikoloji alanında “hiperkültüremi” olarak bilinen bu rahatsızlık, daha ziyade farklı kültürlerdeki sanat eserlerin gezen insanlarda görülüyor. Bu insanlar tek başlarına ziyaret eden, o yörenin dilini bilmeyen turistlerdir. Bu sendrom psikoloji dünyasını ikiye bölmüştür. Bir kısım yeterli kanıt olmadığı için psikolojik bir hastalık olarak kabul etmiyor.

Bu sendroma yakalanan insanlar, sanat eserlerinin güzelliği, ihtişamı karşısında kalpleri daha hızlı artıp, baş dönmesi, yoğun şaşkınlık, baygınlık gibi durumları yaşıyorlar. Bu rahatsızlığı yaşayan insanların; yüz kaslarının gevşediği, göz bebeklerinin küçüldüğü gözlenmiş, kalp atışı, nefes alışı ve tansiyonlarında artışlar tespit edilmiştir.

Stendhal sendromu belirtileri nelerdir?

- Kalp atışlarında hızlanma

- Baş dönmesi, mide bulanması, bulanık görme

- Panik atak veya bayılma

- Halüsinasyonlar görme

- Kafa karışıklığı, yönelim bozukluğu

- Geçici hafıza kaybı

- Paronaya, geçici delilik

- Boğulma, yorgunluk, üzüntü, göğüste sıkışma hisleri

- Aşırı terleme

Stendhal sendromu testi nasıl yapılır?

Stendhal sendromu psikolojik bir rahatsızlık olduğu için ancak psikoloji testleriyle tanısı konulabiliyor. Floransa, Vatikan, Louvre müzeleri gezilerinde, müzik konserleri ve festivallerinde sıklıkla rastlandığı için, gezi veya organizasyon tamamlandığında kişiler normal davranışlara geri dönüyorlar.

Aşırı bir psikolojik rahatsızlık hissedilmediği sürece kişiler de bunun teşhis veya tedavisi için doktora gitmiyorlar. Ancak kişide aşırı psikolojik sorunlar oluştuğunda psikiyatri servisi, rutin psikolojik testlerle tanıyı koyuyor.

Stendhal sendromu tedavisi nasıl yapılır?

Stendhal sendromu her kişide aynı belirtileri gösteren bir rahatsızlık değildir. Bu kişiler karakterlerine göre farklı duygular yaşıyorlar. Resim, heykel, fotoğraf gibi farklı sanatlara farklı tepkiler verebiliyorlar. Bu yüzden tedavinin bireysel ve kişiye özel uygulanması önemlidir.

Öncelikli olarak bu rahatsızlığı yaşayan insanlara psikoeğitim veriliyor. Bu kişilere; dinlenme, nemlendirme, beslenme ve güneşten korunma gibi önleyici tedbirler uygulanıyor. Kişilerin psikiyatri öyküleri doğrultusunda psikolojik tedaviler uygulanıyor.

Bazı durumlarda hastayı sakinleştirmek, panik ataklarını önlemek için ilaçlar verilebiliyor. İlacın dozajını, doktor hastanın durumuna göre ayarlıyor.

Stendhal sendromu tedavi edilmezse ne olur?

Stendhal sendromu, aşırı tepkiler gösterilmediği sürece, kendiliğinden geçen bir rahatsızlıktır. Kişi ortamdan ayrıldıktan sonra normal haline geri dönüyor. Fakat bayılmalar, panik ataklar, halüsinasyonlar artmaya başlandığında durum tehlikeli hal alıyor.

Stendhal sendromunu yoğun şekilde yaşayanlar, psikolojik destek almadıkları zaman, yaşam kaliteleri düşecek, ruhi bunalıma ve dengesizliğine gireceklerdir. Bayılmalarda, sakatlık yaşayabilecekler, panik ataklarda, çevreye veya sanat eserlerine zarar verebilecekler, özellikle halüsinasyon ve delilik ataklarında kendilerine dahi zarar verebileceklerdir.

Stendhal sendromu tedavi edilmediği taktirde farklı psikolojik rahatsızlıkları ortaya çıkarabiliyor. Yabancı ortamda bu sendromun özelliklerini sergilemek, kişide utanç, stres ve depresyona yol açabilir. Ani ve hızlı kalp atışları sonucunda kalp krizi görülme riski artacaktır. Bu nedenle bu sendromun belirtilerini gösteriyorsanız uzman bir psikoloğa giderek, psikoterapiyle bu rahatsızlığın etkilerinden kurtulabilirsiniz.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...