Şike davasında 15. duruşma

18 Nisan 2011'de Alex'le Başbakan Erdoğan'ı ziyaret ettiklerini hatırlatan Aziz Yıldırım, “Oradaki konuşmalar telefonda yapılsaydı, Sayın Başbakan da burada yargılanıyor olacaktı” iddiasında bulundu.

04 Mayıs 2012, Cuma 11:48
- A +
Şike davasında 15. duruşma

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, şike davasının 15. duruşmasında yaptığı ek savunmada yine çarpıcı iddialarda bulundu. Mahkemede “parayı verdi mi, vermedi mi” tartışması yapıldığını söyleyen Yıldırım, “Şikenin ne olduğu belli değil. Amaç şikeyi önlemekse, önce şikenin ne olduğunu belirlemek gerekir. 2010 yılında Galatasaray ile Beşiktaş başkanları yemekte buluşuyor. ‘Birimiz ligi, diğerimiz kupayı alalım’ diyorlar. Bu etik mi, değil mi, cezaya girer mi, girmez mi? Sadri Şener, 2010’da biz Bursa ile çekişirken, Atatürk Olimpiyat Stadı’nda oynadığı maç sonrası ’Biz Fenerbahçe’ye kaybedeceğiz’ dedi. Ortalık ayağa kalktı. Bu konuşma telefon konuşmalarında olsa bu suç mu? Futbolla ilgiliyseniz bizim konuşmalarımızın çoğunu siz de yapıyorsunuz. 18 başkan kulüpler birliğinde bir araya geldiğinde birbirimize yeneceğiz veya yenileceğiz, diye söylemlerde bulunuyoruz” diye konuştu. Bu sözler üzerine Mahkeme Başkanı Ekinci, “Böyle konuşma, basın burada ‘başkan şike yaptı’ diyecekler” sözlerini sarfedince Yıldırım, “Onlar beni biliyorlar. Yargılanıyor, diye tef çalıyorlar ama biz çıkınca görecek herkes bir şey çıkmayacak. Ayrıca bir şey daha eklemek istiyorum. Alex ile beraber 18 Nisan’da (2011) Başbakan’ın yanına gittik. Eğer bu görüşmeyi Başbakan, ben ve Alex ile telefonda konuşuyor olsaydık şike yaptı mı olacaktık? Başbakan ’Başkan, Buca maçı tamam mı aksilik olmasın?’ diyor. Ben de ’Yok olmaz’ dedikten sonra kamerayı işaret ediyorum, yanlış anlaşılır diye. Eğer bu cümle sizin önünüze gelseydi sayın Başbakan da buradaydı, yargılanıyor olacaktı. Onu nasıl çözerdik onu bilmiyoruz” dedi.

‘Bizim kadar temiz olan yok’

Yıldırım savunmasının bir yerinde adeta meydan okudu: “MASAK’ın istediği raporlarda Fenerbahçe’nin raporu kadar bir tanesi temiz gelirse Fenerbahçe başkanlığınıbıracağım, bir daha da yapmayacağım. Kulübe 2 trilyon para verdim. İlhan Ekşioğlu da para verdi.
O da mükkerrer verilen para. 19 maçta 2 trilyon ile nasıl şike yaparsınız. Sivas başkanı burada söyledi (Trabzon’un teşvik iddiasıyla ilgili) Mehmet Yıldız gelsin burada yemin etsin açıkça söylesin, ismi geçen o oyuncular da buraya çağırılmalıydı.” Başkan Ekinci, “hepsi gelecek” deyince Yıldırım, “Gelecek ama gelecek ben hapiste yatıyorum. Hepsi gelsin. 1998 yılında başkan oldum, o seneden itibaren şampiyon olan olmayan takımların hepsiyle burada hesaplaşalım” çağrısında bulundu.

Ergenekon’a bağlama çabası

“Biz şike yapmadık. Bunu artık TFF de açıklamaya başladı. Günah keçisi yapıldık. Beni Ergenekon’a bağlamaya çalışıyorlar, sözde finansörlüğünü yapıyormuşum. Bunu söyleyen koskoca bir milletvekili. Ben de diyorum ki bu şike davası değil, beni oralara bağlamaya çalışıyorlar. Adalete güvenelim ama insanlar da bize saygı göstermeleri gerektiğini bilsin. 14 yıldır spora hizmet ediyorum. Bir milletvekili çıkıyor, bilgi ve belge yok ya da organize veriyor... Bunu ortaya koyması gerekiyor. Kime para vermişim, benim hangi noktada durduğumu bilmiyorlar mı? Türkiye’nin en büyük davası ‘bahis şikesi’dir. Bu da Bochum olayıdır. Çünkü oyuncu, antrenör satın alınmıştır. Buna rağmen dosyayı bulamıyorlar. Sonucu öğrenmek istedim, davanın akıbetini bulamadım.”

‘Bizim kadar temiz olan yok’

Yıldırım savunmasının bir yerinde adeta meydan okudu: “MASAK’ın istediği raporlarda Fenerbahçe’nin raporu kadar bir tanesi temiz gelirse Fenerbahçe başkanlığınıbıracağım, bir daha da yapmayacağım. Kulübe 2 trilyon para verdim. İlhan Ekşioğlu da para verdi.
O da mükkerrer verilen para. 19 maçta 2 trilyon ile nasıl şike yaparsınız. Sivas başkanı burada söyledi (Trabzon’un teşvik iddiasıyla ilgili) Mehmet Yıldız gelsin burada yemin etsin açıkça söylesin, ismi geçen o oyuncular da buraya çağırılmalıydı.” Başkan Ekinci, “hepsi gelecek” deyince Yıldırım, “Gelecek ama gelecek ben hapiste yatıyorum. Hepsi gelsin. 1998 yılında başkan oldum, o seneden itibaren şampiyon olan olmayan takımların hepsiyle burada hesaplaşalım” çağrısında bulundu.

‘Ben gitsem bile taraftar bırakmaz’

Kendisi üzerinden Fenerbahçe’nin itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını ve büyük bir linç kampanyası yürütüldüğünü ileri süren Aziz Yıldırım, şunları söyledi: “Gerçekte ise hiçbir suçun olmadığı açıktır. Kendim için hiçbir şey istemiyorum. Ama söz konusu Fenerbahçe ise kapı kapı dolaşırım. Endişem bu kaostan Türk futbolunun zarar görmemesidir. Tüm başkanlardan ricam bir çatı altında bir araya gelip bu konuya bir son vermemizdir. Bırakın üzerimize düşeni yapalım. Başkanlığa da aday oldum, kaçma şüphem yok, zaten ben gitsem taraftar bırakmaz. Yeni aday olduğum için kaçma şüphemin olmadığı ortadadır. Tüm yönetici ve arkadaşlarımın ailelerine kavuşmalarını talep ediyorum. Türk futbolu gerildi kaos içinde. 3 ay daha yatsam bana bir şey kaybettirmez ama Türk futboluna çok şey kaybettirir. Beni bırakmasanız da diğerlerini bırakın. Benim elinizde olmam yeter. Bir bedel ödenecekse ben tek başıma öderim. Dar ağacında olsam da son sözüm Fenerbahçe” dedi.

‘Çalıp gezelim demek suç mu?’

Aziz Yıldırım, “Arabayı çalıp gezelim dersek, suç mu işlemiş olacağım” diye sorunca, Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci, “Eğer çalarsan suç olur” karşılığını verdi. Yıldırım, “Çalmadık ki. 11 aydır insanlar burada yatıyor. 11 ay oldu, dile kolay. 11 aydır yatmamızı gerektirir mi bu konular. 6222 sayılı kanun sadece Aziz Yıldırım ve arkadaşları için mi çıktı! Taraftar sahaya atlıyor, ben prensipleri söylüyorum. Bu kanunun gereği yerine getirilmedi. Ne gerekiyorsa yerine getirilmelidir. Bu görev savcılarındır ama görevlerini yerine getirmiyorlar. Serbest kalıyorlar. Birkaç tanesine ceza verilmelidir. İnsanlar daha önce korkuyorlardı şimdi korkmuyorlar. Biz kanunsuz daha rahattık, Bize gelince ‘bizi itti’ diyen yok, sen yat diyorlar” ifadesini kullandı.

‘Toroğlu’ndan cacık alıntısı’

Bir önceki celsede  dinlenmesine tepki gösterdikleri tanık Cihan Oskay’ın ifadesinin lehlerine olduğunu kaydeden Yıldırım, “Konuşmasında, öldürdüğü bayan ile ilgili olarak, bizi kastederek, ‘bunların üzerlerinde çıkan silahlar kullanıldı’ diyor. Bu silahın üzerinde inceleme yapıldı. Ben şike ile ilgili yargılanıyorsam, şike ile ilgili sorular sorulması gerekir. Şike yapmadık biz. Spor amacıyla baktığımız zaman konuşmalarımız yanlış değil. Herkes dinlenseydi herkes aynı noktada olurdu. Rakip taraftarların söyledikleri söylemler Erman Toroğlu’nun söylediği gibi cacık olur” dedi.

‘Hükümetin aşağılaması’

“Trabzonspor’un olası girişimlerini engellemek için hemen her maç ne kadar çabaladığımız İlhan Cavcav’ın yeminli beyanında da belirttiği gibi, açıkça ortadadır. Sivas’ta oynadığımız maçta skor 1-1 iken, Sivas’a Trabzon’dan balıkların verilmesine dair telefon konuşmaları, Karabük maçı öncesinde ‘kutu profillerin’ gönderilmesine dair tapeler, hükümetin aşağılanmasına dair Sayın Başbakanı tehdit etmeye kadar giden telefon görüşmeleri de, asli hedefimizin hep rakiplerimizin teşvik girişimlerini önlemeye yönelik olduğunu ortaya koymaktadır.”

İddianamede 3 tarla kayboldu

“Fenerbahçe-Kasımpaşa maçıyla ilgili olarak, Emniyet fezlekesinde sözde sike yaptığımız ileri sürülen S.Fırat Kocaoğlu’ndan iddianamede vazgeçilerek maçta oynamayan kaleci Murat Şahin üzerinden şike yapıldığı gibi hiçbir delile dayanmayan ve uydurma suçlamalara maruz bırakıldık. Emniyetin açıklamasında şike ve teşvik yapıldığının ‘hiçbir şüpheye yer bırakılmadan’ anlaşıldığı ve delillendirildiği ileri sürülen 6 maç Savcılık tarafından iddianameye dahi konulamamıştır. ‘3 tarla’ olarak gösterilen maçlar böylelikle iddianamede ‘kaybolmuş’,
bu maçların hiçbirisinde futbolcularla şike ya da teşvik anlaşması yapıldığına dair hiçbir delilin bulunamadığı Savcı tarafından kabul edilerek iddia dışında bırakılmak zorunda kalınmıştır.”

‘Tahliye yüzsüzü olduk ama...’

Sözlerine Fenerbahçe’nin kuruluş yıldönümünü kutlayarak başlayan tutuklu sanık Ali Kıratlı, hakkındaki suçlamaların yanlışlıkla üzerine yapıştırıldığını düşündüğünü söyledi. Kıratlı, “Ben Eskişehir-Trabzon maçında görüntülendim ama bu görüntüler iddianameye Eskişehir-Fenerbahçe maçı diye geçti. Ayrıca iddianamede İlhan bey ile yaptığımız görüşme, sadece futbolcu transferiyle ilgilidir. Hatta yaptığım tek görüşme, iki maç için yorumlanmış. Fenerbahçe büyüktür, şike yapmaz. Sizin de sayenizde eski saygınlığımıza kavuşacağımıza inanıyorum. Başımıza gelenler bir yol kazasıdır. Tahliye isteye isteye yüzsüz olduk ama ailem için yine tahliyemi istiyorum” dedi.

‘Kanser hastasıyım tahliye istiyorum’

Tutuklu sanık Ahmet Çelebi, Fenerbahçe’den kombine kart almaya gittiği için 10 aydır cezaevinde olduğunu söyledi. Kart almaya gittiği gün, kulüpte İlhan Ekşioğlu’nun olmadığını söyleyen Çelebi, “Sivas’ta da İlhan Bey’i, misafiri alkol almak istediği için ticaret odasına götürdüm. İbrahim Akın’ı tanımam. Akın’ın, Yusuf Turanlı’nın futbolcusu olduğunu dahi bilmiyordum. Mehmet Yıldız’a şikeye dair bir teklifim olmadı. Zaten kendisi de böyle bir teklifi kabul edecek kişilikte değildir. Otyakmaz’ın Bülent İşcen ile telefon görüşmesi, Fenerbahçe-Sivasspor maçının bilet fiyatlarına ilişkindi. Ancak bu bile şike olarak yorumlandı. Kanser hastasıyım. Tedavi olmak için tahliyemi istiyorum” diye konuştu. Sanıklar Sami Dinç ve Haldun Şenman da tahliyelerini talep etti.

Dizdar: Gelemez Ekinci: Gelir

Duruşma başlamadan önce Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci ile Beşiktaş Yüksek Divan Kurulu üyesi olan avukat Ali Rıza Dizdar arasınnda Aykut Kocaman atışması yaşandı. Tanık olarak dinlenmesi beklenen Kocaman’ın salona gelip gelmediğini soran Ekinci’ye, Dizdar, Fenerbahçe’nin Beşiktaş’a mağlup olmasını hatırlatıp, “Gelemez” dedi. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı gülerek, “Gelir, gelir” karşılığını verdi. Sonunda Ekinci haklı çıktı. Çünkü Aykut Kocaman duruşmaya verilen arada Adalet Sarayı’na geldi.

 

YORUM YAZ

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

Sıradaki haber yükleniyor...