Şansımız yüksek

Fanatik 4 soru sordu; usta kalemlerimiz Mehmet Demirkol ve Can Çobanoğlu yanıtladı.

05 Eylül 2011, Pazartesi 12:00
- A +
Şansımız yüksek

1. Kazakistan karşılaşmasında A Milli Takımımız’ın ortaya koyduğu futbolu nasıl buldunuz ?

2. Terim’in ardından göreve gelen Hiddink’in kafasındaki oyun şablonu nedir? Şimdiye kadar
bunu başarabildi mi ?

3. Almanya’nın finalleri garantilediği bizim grupta, Türkiye’nin ikincilik ve finallere gitme şansı yüksek mi ?

4. Avusturya maçında Emre Belözoğlu ve Selçuk İnan’ın forma giyemeyecek olmaları, Milliler’i yarın ne derecede etkiler ?

Demirkol: Oyun anlamında hâlâ Guus Hiddink’in istediği seviyeye geldiğimiz söylenemez. İkincilik için şans bizim elimizde ve bu kadar kötü oynamamıza rağmen buraya kadar gelmemiz de, bizim için başarı sayılabilir.

1.Rakibin katı savunma yaptığı, bizim de bunu açmakta zorlandığımız yolundaki fikir doğru değil. Çok zayıf, savunma yapamayan bir rakibimiz vardı. Kalabalık ve hızlı hareket ettiğimiz her an onları delmeyi başardık. Ama bunu çok az yapabildik. Yavaş ve birbirinden kopuk bir takımdık. Övülmesi gereken tek nokta, takımın yılmayışıydı. Özellikle Arda ve Burak bu konuda övgüyü fazlasıyla hak ediyor. Hiç vazgeçmediler, morallerini bozmadılar ve sonuna kadar kovaladılar. Bu 2008 ruhunun en temel özelliğiydi. Bunu yeniden yakalamaya başlamak iyi.

2.Temelde olarak 4-3-3 oynamak istiyor. Yani ‘pancake.’ Tıpkı Rijkaard, tıpkı Schuster gibi zorluk çekiyor. Emre’nin de maç sonrasında söylediği gibi özellikle de salt Türk oyunculardan kurulu bir takımla bunu yapmak kolay değil. Ancak burada ilginç olan şuydu: Kazakistan gibi bir rakibe karşı dahi, oyun içinde birkaç kez dizilişi değiştirmiş olmasına rağmen oyunda hiçbir farklılık olmadı. Hiddink’in istediği seviyeye gelindiğini söylemek imkânsız. Kazakistan ve Azerbaycan karşısındaki oyunlar da, Almanya karşısındaki baştan teslim olmuş takım da can sıkıcı.

3.Kuralar çekildiğinde Almanya’yla çekişeceğmizi söyleyenler herhalde şimdi asıl seviyemizin ne olduğuna ikna olmuşlardır. Bizim temel sorunumuz, oyunu hızlı oynayamamak ve topa sahip olan oyuncuya yeterli pas seçeneği sunamamak. Almanya ise bu işi neredeyse kulüp seviyesinde yapabilen İspanya’dan sonra dünyadaki en iyi takım. Onlara rakip olma şansımız yok. Maalesef durum bu... Onlarla beraber, kalan diğer 2 maçımızı da kazanabilirsek şansımız yüksek. Bu kadar kötü oynarken buraya kadar gelebilmemiz de nereden baksanız başarı...     

4.Çok etkileyecek. Bu iki oyuncu ligdeki en pahalı 2 yerli. Bunun sebebi de hücumcu orta saha ya da önlibero olmamaları. Bu oyuncular Türkiye’de çok az bulunan bir cins: 2 yönlü orta saha oyuncuları. Kazakistan maçında Ekici’yle birlikte oynarlarken oyuna çok giremediler ama girdikleri her an da pozisyon yarattık. Çoğunluğun anlayamadığı Selçuk Şahin değişikliği de onları daha fazla pozisyonda tutmak içindi. O önstoper olacaktı Emre ve İnan da daha önde... Milli takım adına farkı yaratan, alternatifsiz iki oyuncudan bahsediyoruz. Şimdi Arda’ya çok daha fazla iş düşecek. Ve keşke Tuncay da eski formuyla kadroda olsaydı.

Çobanoğlu: Uzun vadeli planların yapılmaması ve alınan günlük kararlar, Belçika ve Avusturya’nın bizimle yarışır hale gelmesini sağladı. Ancak rakiplerimizin acemiliklerinin, bizi Play-Off’a taşıyacağına inanıyorum.

1.İyi buldum demek, aşırı iyi niyet ve gerçekleri söylememek olur. Aynı gün kaç kişi, Kazakistan maçının 2. yarısı başlarken basketbola zap yapmıştır. Zaten futbol dışında konuştuğumuz bir sürü spor dışı işlerin sahaya yansımasının böyle olacağını tahmin ediyordum. Milli Takımlar’da kamuoyunun gündemini yaratmanız gerekir. Açın spor sayfalarına bakın, maç öncesi maçla ilgili ne kadar yer bulan haber vardı? Milli Takım’ın tüm ilgilileri, hem gündemi yakalayamadılar hem de gündem yaratamadılar. Hâl böyle olunca konsantrasyon ve motivasyon da olmuyor.

2.Almanya maçına kadar Guus Hiddink, teknik kapasitesi yüksek, tecrübeli oyuncularla eski Milli Takım’ın oyun felsefesine yakın bir şablon ortaya koydu. Sonra bir anda dümeni kırdı, takımı gençleştirdi! Bugünkü futbolcu yapısı, 4-3-3’e yatkın. O noktada Hiddink’in hatası, başlamamış bir ligde senelerdir oynanmamış şablonla yola devam etmesiydi. Baktı olmadı, ligde oynanan 4-2-3-1’e döndü. 4-4-2 de olabilir. Ama unutulmamalı ki, önde top saklayacak tipik ‘1’ santrforumuz maalesef yok. Ayrıca zaten taksit taksit toplanan takıma, siz de taksit taksit gelip bir şeyler anlatırsanız, futbolcunun aklı da, ayaklarına taksit taksit emir verir.

3.Bizim yapmak istediğimizi Löw, grup maçları başlarken yaptı. Daha başından Almanya’yı gençleştirdi, oyun şablonunu erkenden oturttu. Namağlup oluşları, alıştığımız Almanya’nın dışındaki futbolları da, doğru planlamanın eseri. Bizde şaşan nokta, bu planlamanın uzun vadeli yapılmaması. Yarı yolda verilen günlük kararlar, nihayetinde bizden çok daha gerideki ülkelerle (Belçika ve Avusturya) yarışır hale gelmemizi sağladı. Belçika maçındaki beraberliği hatırlayalım. 2008’deki mucizelere benziyordu. Bir de Kazakistan galibiyetine bakın, ne demek istediğimiz ortaya çıkar. Ancak her şeye rağmen rakiplerimizin acemiliğinin, bizi grupta ikinciliğe taşıyacağını düşünüyorum.

4.Sakatlarımız çok. Ama teknik heyet oyuncuları iyi toparlar, iyi motive ederse, hedeften uzaklaşmanın futbolumuzda nelere malolacağını anlatırsa, onlar her şeyini ortaya koyar ve Avusturya’yı geçer. Emre ve Selçuk kadar Gökhan Gönül gibi kanat bindirmelerini iyi yapan sağ bekimiz yok ve stoperde de sıkıntı var. Ama rakipten fazla koşarsak, pres altında yaşadıkları pas acemiliğini onlara yaşatabilir ve istediğimiz sonucu alabiliriz. Aksini düşünmek bile istemiyorum.. Ve yarın Viyana’yı sallayacağına inandığım futbolcu kardeşlerime, ‘Haydi Aslanlar’ diyorum... Haydi...

2
YORUM YAZ

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

Sıradaki haber yükleniyor...