MENÜ

Portekiz GP'sine hazırlık

Formula 1'de heyecan tüm hızıyla devam ediyor. Yazarlarımızdan Fırat Keskin Portekiz'de bu haftasonunu kavuracak olan Portimao GP'sini sizler için değerlendirdi. İşte o yazısı...

30 Nisan 2021, Cuma 09:45 Son Güncelleme:
- A +
Portekiz GP'sine hazırlık

Portekiz ve Türkiye, yarış düzenleme anlamında son iki sezondur kader ortaklığı yapmış gibi. Pandemi ve diğer beklenmeyen koşullar ortaya çıktığında, bu iki pist hızır gibi yardıma yetişiyor.

Tarihinde ilk defa geçtiğimiz sezon Formula 1, Portekiz GP’si için Portimao pistini ziyaret etmişti. Geçen sezon pistin aniden takvime dahil edilmesinin nedeni pandemiydi. Bu sezon ise gerekçe farklı. İlk açıklanan takvime göre bu haftaki yarışın Hanoi’de yapılması planlanıyordu. Ancak Vietnam’daki yarış organizasyon komitesinde yaşandığı iddia edilen yolsuzluk nedeniyle Portimao sezona dahil edildi.

Türkiye ise yine pandemi nedeniyle son anda takvime dahil edildi.

Resim 1: Ferrari’nin yarış posteri. (Kaynak: Ferrari)

Aslında bu iki pistte sürüş o kadar keyifli ki, insan bu pistler sadece son dakikada takvime girebildiği için üzülüyor. Her iki pist de sabit bir yeri hak ediyor. Vural (Ak) Bey’in azmi belki de bize o kapıyı açacak, umutla beklemeye devam edelim.

Portimao’ya gelirsek, okyanusa çok yakın konumlanmış bu pist; geçen sene şiddetli, ani yön değiştiren rüzgarları ve yeni asfaltıyla takımlara zor anlar yaşatmıştı. Özellikle yeni asfaltın üzerine yarış günü çok kısa bir süre serpiştiren yağmur, pilotları çok zorlamıştı.

Bu hafta sonu, her üç günde de bizleri harika bir hava karşılıyor olacak. Yani yağmur ve aşırı kayma etkisi yok.

Zaten yeni asfalt yaklaşık 6 aylık bir süreden sonra kayganlık etkisini kısmen kaybeder. Ama yine de Portekiz’de sık kullanılan pistler gibi yol tutuş olmayacaktır. Hem pistteki kauçuk az hem az da olsa bitümün etkisi yine var olacaktır. Ek olarak rüzgarla taşınan kumlar da yol tutuşa olumsuz etki edecektir.

Şimdi kısaca pistte bizi neler bekliyor inceleyelim.

Pistin Yapısı

Pistin en önemli karakteristik özelliği lunaparktaki eğlence trenlerine benzemesi. Televizyondan izlerken bu iniş çıkışların çok farkına varmıyoruz. Ama eğimler göründüğünden fazla. Birbirini takip eden bu eğimler pilotları zorluyor ve sürüşü zorlaştırıyor.

Özellikle yukarı eğimleri takip eden sert virajlarda görüş neredeyse yok hükmünde, tamamen kör virajlar diyebiliriz. Bu virajlarda pilotların frenleme için referans noktaları bulmaları çok zor. 4, 6, 10, 12 ve 13 numaralı virajlar bu anlamda zorlayıcı. Özellikle 10 ve 12.

Resim 2: Pistin haritası. (Kaynak: Formula1.com)

Sadece yukarı eğimli kör virajlar sorun değil, pistin aşağı eğimli kısımları da sorun. Özellikle 1 ve 5 numaralı virajlar. Bu virajlardan hemen önce yolun eğimi aşağı doğru. Yokuş aşağı daha çabuk ivmelenen arabaların önüne aniden gelen bu iki virajda sık sık sert frenlemeler görebiliriz. 

Pist 4.663 metrelik uzunluğa sahip, yani çok kısa. Bu tip pistlerde tur bindirmelerin yarışa etkisi çok fazla olduğu için “genelde” çok sevmem. Ama bu pistin heyecan verici özellikleri, kısa oluşunu ikinci plana atıyor.

Geçen sene pistte tek DRS bölgesi vardı. Bu sene, geçişi artırmak için bir DRS alanı güncellemesi yapıldı ve dördüncü viraj ile beşinci viraj arasına bir DRS alanı daha eklendi. Aslında yeni eklenen DRS alanı oldukça kısa. Fakat tam gaz geçilmesine rağmen kör bir viraj olan dördüncü virajı iyi alan pilotlar bu DRS bölgesinde rakibinin canını sıkabilir. 

Pit yolu orta uzunlukta, 480 metre civarında. Bu nedenle güvenlik aracının ve sanal güvenlik aracının pit stoplara katkısı Imola kadar olmayacaktır. 

Lastikler

Viraj karakteristiği nedeniyle arabalara çok yüksek yanal yükler biniyor. 7, 10, 14 ve 15 numaralı sağa virajlarda arabanın ağırlık merkezi sola kayacak. Bu nedenle sol ön lastiğe binecek yük önemli. Özellikle 14-15 numaralı virajlar çok önemli. Peş peşe gelen bu virajlarda yük uzun süre sol ön lastiğe binecek. Polimer türevi olan malzemeler, ki lastikler polimer türevidir, uzun süreli yüklemelerde aşırı ısınma eğilimine girer. Bu da sol ön lastiğin çok zorlanacağı anlamına geliyor (14-15 numaralı virajları, Çin’deki 1-2 numaralı virajlara benzetebiliriz.)

Tüm bu zorlanmaları hesaba katan Pirelli, zemin çok düzgün olmasına rağmen en sert lastikleri getiriyor. Bu hafta sonunun lastikleri C1, C2 ve C3. Belki bu sayede yüklemelerin lastikleri hırpalamasının önüne geçilmiş olur.

Arabaların Ayarları

Pistte sadece bir tane uzun düzlük var, start düzlüğü. Uzunluğu 1000 metre civarında. Bu mesafe tur zamanlarında fark yaratamayacağı için ortanın üstü bir yere basma kuvveti gerekli.

Yere basma skalasını 1 en az, 5 en çok olacak şekilde düşünürsek, bu pistte 3,5-4 seviyesinde yere basma kuvveti beklemeliyiz. Büyük arka kanatlar, daha dik ayarlanmış ön kanatlar ve büyütülmüş T-Kanatlar göreceğimizi düşünüyorum.

Öte yandan pistin yeni asfaltı ve düz zemini sayesinde daha alçak ayarlanmış, sert süspansiyonlar kullanılabilir. Bu pistte kerb kullanımı sınırlı olduğu ve kerb’ler çok agresif tasarlanmadığı için alçak araba ve sert süspansiyon sorun olmayacaktır.

Favoriler

İki nedenle mutlak favori Red Bull. İlk neden Red Bull’un sıralama performansı. RB16B, sıralamalarda Mercedes AMG W12 EQ Power’dan tur başına 0,2 saniye kadar daha hızlı. Geçişin zor olduğu bu pistte önden başlamak çok büyük avantaj olacaktır.

İkinci neden pistin akıcı yapısı. Ani yön değişimleri gerektiren virajları Red Bull’un damak tadına uygun. Mercedes’in arkası, bu tip virajlarda kayma eğilimine giriyor. Bu nedenle Mercedes’in biraz geride kalmasını bekliyorum.

Red Bull iddialı güncellemelerle geleceğini açıkladı. Mercedes takımı ise birkaç hafta önce Portimao’ya güncelleme getireceklerini ama boyutunu bilmediklerini açıkladı. Bu hafta getirilecek güncellemeler yarışın akışına mutlaka etki edecektir.

Ferrari’nin McLaren’a daha yakın olmasını, hatta aynı seviyede olmasını bekliyorum. Çünkü Ferrari’nin, McLaren’a karşı handikabı, motor gücü. Bu pistteyse motor gücü ikincil önemde kalıyor. Aerodinamik olarak her iki takım da benzer performans gösterdikleri için iki takımın birbirine yakın olacağını düşünüyorum. Tabii getirilen güncellemeler durumu değiştirebilir.

Alpha Tauri, Ferrari ve McLaren ile benzer seviyede bir aerodinamik performansa sahip. Hatta lastik kullanım farkıyla az da olsa önde. Honda motoru pistin en iyilerinden (belki de en iyisi) biri. Bu nedenle Alpha Tauri’nin iki ikonik takımla mücadele edecek seviyede olduğunu düşünüyorum. Tek konu güncellemeler olabilir. Ne olursa olsun büyük takımlar daha büyük bir geliştirme hızına sahip. Bu sayede sezon içinde küçük takımlardan daha hızlı gelişip farkı açabiliyorlar.

Aston Martin ve Alpine, orta sıralara tutunmak için mücadele edecekler. Aston Martin büyük bir güncelleme paketi getireceğini açıkladı. Eğer paket başarılı olursa orta sıraya yaklaşırlar. Eğer olmazsa, Alfa Romeo’nun da arkasına düşebilirler.

Williams takımı sondan bir önceki takım olacaktır. Haas ise en zayıf takım olarak kalacak. Mick öğrenme sürecinde, Mazepin ise şu aşamada yetersiz. Çok varlık göstermelerini beklemiyorum.

Şimdilik hafta sonuna yumuşak bir giriş yapmış olduk. Hafta sonunun akışı süresince, önemli gelişmeleri Fanatik gazetesinde ve https://twitter.com/FiratKeskinF1 hesabımda sizler için değerlendirmeye devam edeceğim.

Fırat KESKİN

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...