Murat Dizdar: "Kurtuluş altyapıda"

Binlerce kez duyduk bu sözü ama altını doldurmadık hiç. Evet Türk futbolunun kurtuluşu altyapıda, ama nasıl? Sorunun cevabını; Altınordu sistemini hayata geçirenlerden, Sivasspor’da akademi projesini başlatan Murat Dizdar FANATİK’e verdi...

10 Eylül 2018, Pazartesi 06:00
- A +

Milli Takımı tartışıyoruz, ‘oyuncu yetişmiyor’ diye bağırıyoruz. Sistem inşaa etmek yerine yabancı sayısına takılıyoruz. Bir altyapı emekçisi Murat Dizdar’a sorduk biz de, ‘Nasıl olacak bu işler!’ diye... Altınordu projesinin bugünlere gelmesinde başrol oynayan; Salih Uçan, Cengiz Ünder, Çağlar Söyüncü, Berke ve Barış gibi isimlerin yetişmesinde pay sahibi olan, şimdi ise Sivasspor’da özel bir projenin başında yer alan Dizdar reçeteyi yazdı:

‘Sorunlar çok net’

“Ülkemizde yerli oyuncu yetişmeme sorununu, tesis yatırımları, antrenör yeterlilikleri, saha içi eğitim kalitesi, lig yapılanmaları, antrenör ücretleri, çocukların ergenlik süreçleri, aile sorunları üzerinden tartışıp duruyoruz. Çözümü detaylarda arıyor ve konunun özünden, bütününden uzaklaşıyoruz. Cerrahi müdahale gereken hastayı geçici çözümlerle uyutup günü kurtarıyoruz. O zaman yabancı sayısına tartışmak yerine elit bir oyuncu nasıl yetişir örnekleriyle bakalım.”

‘Sisteme mecburuz’

“Yıllardır bu sorunların her birini ayrı ayrı geliştirmek adına TFF statüler belirliyor öyle ya da böyle kulüpler uyguluyor. Başarılı da oluyoruz, doğru hamleler yapıyoruz, altyapı emektarları olarak büyük emek harcıyoruz ancak tüm bunları bir sistem dahilinde yapmadığımız için sonuç alamıyoruz, sistemsizliğin çarkları arasında emeklerimizin eriyip gittiğini görüyoruz.”

‘Özkaynak yönetimi şart’

“Çocuk gelişiminde süreçler net, bizler bu net süreçlerde ve günün sonunda çocukların gelişimi için ortaya ne koyuyoruz bunun gerçekçi analizini yapmalıyız. Kulüp, federasyon, yönetici ve teknik adamlar olarak kim olduğumuzu, ne yapabileceğimizi kararlaştırdıktan sonra strateji ve hedeflerimizi belirleyip ülke futbolunu bu hedeflere ulaştıracak özkaynak yönetim sistemini oluşturmalıyız.”

4 aşamada elit oyuncu

1. Doğal yetenek: Ülkemizde doğal yetenekli oyuncu sorunumuz yok.

2. Doğal yetenekli oyuncuya erken ulaşım: Ülkemizin neresinde olursa olsun üst düzey her yeteneğe en geç 12 yaşında hepimiz ulaşabiliyoruz.

3. Doğal yeteneğin işlenmesi: Burada sorunumuz başlıyor.

3.a. Çocuğun oyun ile tanıştığı yaşı en az 7’ye çekmemiz gerekiyor, çocuğu bu yaşta içerisine alan amatör dünyamız, çocuk futboluna yaklaşımda ve çocuklara doğru model olmakta önemli sorunlar yaşıyor. Çocuklar yanlış davranış kodları ile oyunu öğrenmeye ve yaşamaya başlıyorlar.

3.b. Gelecek sezondan itibaren doğru bir karar ile U21 ligleri kalkıyor. Artık 19 yaşında A takıma hazır oyuncular yetiştirebilmemiz gerekiyor. Yani eğitime erken başlamak şart.

3.c. Akademi Ligleri’nde oynayan lisanslı oyunculara okul eğitimlerinde farklı bir müfredat uygulaması ile kolaylık sağlanması şart. Tüm gün çocuğu okula kapattıktan sonra akşam saatlerinde yarı aç/tok yapacağı antrenmandan verim beklemek hayal.

3.d. Mevcut statüde, amatör kulüpler 12 yaşında lisansladıkları bir oyuncuyu isterlerse 18 yaşına kadar ellerinde tutabiliyorlar. Bunun adı modern kölelik. Yeteneğin iyi işlenmesinin önünde önemli engel olan bu kural, mutlaka kaldırılmalı. Aile ve çocuk seçme konusunda özgür bırakılmalı.

3.e. Özellikle 3 büyük camia 25 milyonluk Marmara Bölgesi dışından küçük yaş oyuncu transferleri yapamamalı, 15 yaş altı transferde kilometre sınırı getirilmeli. 3 büyükler düzensiz ve istikrarsız kulüp yapıları içerisinde bu çocukların yetişmesi için gerekli olan sağlıklı ortamı oluşturamıyorlar. Bir şekilde 20’li yaşlarına kadar ayakta kalabilen gençleri de bir noktadan sonra kaderleri ile baş başa bırakıyorlar.

4. İşlenen doğal yeteneğin oynatılması: Öz kaynak felsefesinin farkı ve kalitesi de bu aşamada ortaya çıkıyor. Gencimizin önünden hangi engelleri kaldırabiliyoruz ve oynaması için gerekli kadro mühendisliği hamlelerini yapabiliyor muyuz? En zor günlerinde hangi hamlelerle yalnız bırakmıyoruz? Bu sorulara yanıt veren sistemi oluşturmamız gerekiyor. 

‘Hedef alt ligler olmalı’

“Kulüplerin kendiliğinden doğruyu bulmasını beklemek hayalcilik. Statülerle genç oyuncuların bu liglerde oynatılmasını sağlamalıyız. U21 Liginin kalkması ile birlikte mutlaka aşağıdaki şekilde genç oyuncu kriterini alt liglerde uygulatmalıyız. Gelecek sezondan itibaren BAL Ligi’nde ilk 11’de 5, 3. Lig’de ilk 11’de 4, 2. Lig’de ise ilk 11’de en az 3 21 yaş altı oyuncunun oynaması şart olmalı. Alt ligleri gençlere hizmet eder hale getirmeden başarılı olma şansımız yok. Süper Lig kulüplerini üretim yeri yapmaya çalışmak gidişatta doğru gibi görünse de yıllardır sonuç alamadığımız ortada.”

Cengiz Ünder ve ailesi

“Çok ön plana çıkan oyuncularımız Salih Uçan, Cengiz Ünder, Çağlar Söyüncü, Berke Özer, Barış Alıcı oldu. Bunlar başarı hikayelerimiz ancak yüzlerce de başarısızlık hikayelerine sahibiz, bunları gelecekte ders alınması adına yayınlamak istiyorum. Başarı hikayelerinin ortak özellikleri ailelerinin futbollarından çok sağlık ve mutlulukları ile ilgilenmesi. Cengiz Ünder’in velisi ile yaşadığımız bir diyalog var, tüm velilere örnek olmalı. Akhisar’da farklı yerlerde farklı saatlerde oynanacak A takım ve U21 Takımlar hazırlık maçları için bulunuyoruz. Cengiz A takım kadrosundan U21’e gönderilmişti. Cengiz’i bulup sisteme dahil eden Sedat Gündoğdu ile birlikteydik.”

‘En büyük katkı Avcı’dan’

“Saha kenarında ailesini gördük ve yanlarına giderek, ‘merak etmeyin, Cengiz mutlaka sezon içerisinde çıkışını gerçekleştirecek’ demek istedim. Babası durumu hemen anladı, söylememe izin dahi vermedi ve ‘Murat Bey açıklama yapmak zorunda değilsiniz, çocuk 10 yaşından beri sizlere emanet, en doğrusunu sizler bilirsiniz’ dedi. Öyle kala kaldım. Cengiz, tabii ki Altınordu üretimidir ancak kariyerinde en önemli katkıyı Abdullah Avcı’nın yaptığına inanıyorum. Performansı geriye giderken çok uygun rakamla aldı ve sosyal anlamda Cengiz’in iç dünyasına önemli dokunuşlar yaptı. Bunlar forma şansı vermesinden çok daha anlamlı.”

‘Özel uçakla İspanya’ya’

“Cengiz ve Çağlar hep yakın oldular birlikte büyüdüler, arkadaşları ile bağlarını koparmıyorlar, gördükçe seviniyorum. 2014-2015 sezonu bitti. Yazıyorum bunlara, ‘Tatili ne yaptınız?’ diye, cevap ‘kem küm’. Mehmet Özkan Bey’e soruyorum, ertesi gün para gönderiyorum hesaplarına, mesaj geliyor: Abi bu ne parası... ‘Tatil abicim, tatile gidin kafanızı dağıtın’ diyorum. Cevap geliyor, ‘Abi bu para fazla değil mi?’... O zamanlar vizyon yok tabii. Şimdi vizyon genişledi, özel uçakla İspanya’ya tatile gidiyorlar.”

‘Berke U13’te belliydi’

“Kaleciler Berke ve Ozan Can’ın maç performansını Kütahya’da U13 maçlarında Gençlerbirliği’ne karşı görmüştüm ve Mehmet Bey’e, ‘Bu çocukları çok üst düzey yapamazsak hepimiz hatalıyız, yapmayalım bu işi’ demiştim. Çok iyi bir kariyere sahip olacak aldığı doğru eğitimle birlikte.”

‘Salih ve teslimiyet’

“Salih Uçan... Çocukluğundan beri hep aynı soruya muhatap oluyorum. ‘Ne olacak bu Salih’in hali?’ Marmaris’e ailesinden imzaları almaya gittiğimizde 14 yaşındaydı. Noterin önünde Durmuş abi ve Şöhret abla ile beklerken dolmuştan bir çocuk indi. Gömlek dışarda, zayıf, cılız, güneşten tek göz kapalı. ‘Eyvah’ dedim ‘buna mı bu kadar yatırımı yapıyoruz.’ Sonrasında yemeğe gittik ve Durmuş abi, Salih’e döndü ve ‘bundan sonra Murat Abin var, beni arayıp sızlanma, derdini ona anlat’ dedi. Bu kadar samimi bir teslimiyeti ilk defa hissetmiştim.”

‘Kerim de geliyor’

“İkizler. Barış ve Kerim... Geçen sezon sakatlık yaşamasaydı Kerim de çok farklı olacaktı. Uzun yıllar Süper Lig’de başarı ile oynayacaktır. Eğitimci bir aileden geliyorlar. Özellikle atlet oyuncu olmalarını, dinamikliklerini ailelerinin temel eğitimine borçlular.”

‘Altınordu’yu izliyorum’

“Altınordu’da büyük, genç ve dinamik bir ekibi yönetiyorduk her toplantıda kendimi örnek göstererek, ‘Her an gittiğimi duyabilirsiniz, profesyonel hayatta bunlar var, zor bir insanla çalışıyoruz, doğru ve çok çalışmalısınız’ diyordum. Masal gibi dinliyorlardı, ayrılınca işin ciddiyetini anladılar. İlişkiler bittiğinde, ‘Hayata farklı pencerelerden bakıyorduk’ gibi sözler söylenir, konu yumuşatılmaya çalışılır. Mehmet Bey’le yaşadığımız da öyle bir durum. Kurucu İcra Kurulu Üyesi olduğum, Futbol Direktörlüğünü yüksek aidiyet duygusu ile yaptığım organizasyonun her zaman iyiliğini istiyorum, ister istemez bir gözüm hep üzerlerinde.”

‘Sivas’a özel felsefe’

“Samet Aybaba Hocamın davetiyle Sivasspor camiası ile tanıştım ve ülke futbolu için önemli bir projeye başladık. Sivas’ta bize özgü bir felsefenin yazılımı üzerine çalışıyoruz ve bu felsefe temeli üzerinde özgün bir sistem oluşturmaya çalışıyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı ve Sivas İl Özel İdaresi ile imzaladığımız Sivasspor Okul Projesi bu sistemin önemli lokomotifi. Tesisimiz içerisinde yer alacak Ortaokul ve Lisemizde, 200 kişilik lojmanımız ve modern tesislerimiz ile önce Sivas sonra bölge illerimizde yer alan doğal yetenekli sporcularımıza çok önemli hizmetler vereceğimize, başarılı futbolcular/futbol insanları yetiştireceğimize inanıyorum.”

Ömer Necati ALBAYRAK

YORUM YAZ

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.