Mert Günok Fanatik'e konuştu: 1 numaraya giden yol!

İnişli çıkışlı dönemler yaşadı ama hiç pes etmedi, oynamayı seçti... Bugün ülkenin 1 numarası... Peki tüm bunlar nasıl gerçekleşti. Örnek bir geri dönüş hikayesinin kahramanı Mert Günok’u dinledik: “Para kazanmaktansa oynamak değerli. Yönetimin istemesinden ise hocanın istemesi önemli. En kritik nokta ise hep çalışmak ve kendini geliştirmek. Hedefler bitmedi, çok daha fazlası da var”

10 Ocak 2020, Cuma 10:53 Son Güncelleme:
- A +
Mert Günok Fanatik'e konuştu: 1 numaraya giden yol!

Röportaj: Tunç Kayacı

Başakşehir’de gösterdiği performansla A Milli Takım’ın vazgeçilmezi olan Mert Günok’la Belek kampında uzun uzun konuştuk. Bu noktaya geliş hikayesini dinledik. Kendi ağzından bir geri dönüş öyküsü çıktı ortaya. Söz 1 Numara’da... “Babamın futbolcu olması elbette benim spora yatkın bir çocuk olmamın nedeniydi. Çocukken akşam ezanına kadar futbol oynardık, sokakta büyüdük zaten. Forvet oynadığım da oluyordu tabii. Ancak babamın etkisi vardı, eve eldivenler getiriyordu hep ve ben de onları takıp kaleye geçiyordum. Baskete karşı da bir ilgim vardı. Fenerbahçe Spor Okulu’na girdim, kaleye geçtim. Oradan da minik takımla başlayan ve tüm alt yaş kategorilerinde oynamamı getiren bir kariyer başlangıcı olmuştu benim için.”

‘Hiç vazgeçmedim’

“Kariyerimi yakından takip edenler hedeflerimden hiçbir zaman vazgeçmediğimi görmüşlerdir. Oturup para kazanmaktansa hep daha fazla oyanayabileceğim tercihler yaptım. Bu nedenle 1 değil birkaç kırılma anı vardır kariyerimde. Fenerbahçe’den ayrılık sürecine geldiğimde Galatasaray’ın bir ilgisi vardı ama ben Bursaspor’u daha fazla oynamak için seçmiştim. Bugün geldiğim noktaya daha önce de gelebilirdim. Bursa’da iyi başladığımız ama sonrasında talihsizlikler yaşadığımız bir sezon olmuştu.”

‘Galatasaray’ı seçmedim çünkü...’

“Bursa’da ilk senemde 25 maç oynadıktan sonra yedeğe çekildim. Ayrılmak istemiştim ama transfer olabileceğim takımların hepsinde yabancı kaleciler vardı. Türk futbolunun kanayan yarasıdır bu. Kendime bu anlamda istediğim gibi bir takım bulamamıştım ve 1 senemi daha feda etmek zorunda kalmıştım. Sonrasında ayrılık sürecinde yine Galatasaray vardı gündemde Başakşehir’le birlikte. Ancak ben hocanın beni çok istemesi nedeniyle Başakşehir’i seçtim. Yönetim tarafından istenmekten ise hoca tarafından istenmek her zaman daha önemlidir. İlerleyen zamanlarda formayı alabileceğimi düşündüm. İyi olduğunuzda formayı alabileceğiniz bir hocayla çalıştığınız zaman tercihiniz doğrudur. “

‘Rekabet çok önemli’

“Nitekim ben de çok çalıştım. İlk senemde UEFA ve kupa maçlarını iyi geçirdim. Her şey sizin elinizde, eğer çok çalışırsanız hedefe ulaşırsınız. Bir oyuncu için oynadığı takımın genel yapısı, sistemi çok önemlidir. Benim de önümde iyi bir defans ve oturmuş bir takım vardı. Bunlar avantajlarım oldu. İkinci seneme direkt oynayarak başladım. Bir kalecinin performansının yüksek olması için arkasında da her zaman iyi kaleciler olması gerekir. Benim de arkamda Volkan ve Muhammed gibi iki iyi kaleci var. Hep kendinizi iyi ve hazır hissetmek zorundasınız.”

‘Lig ikinci yarı başlar’

Benim için lig her zaman ikinci yarı başlar. Süper Lig’in karakteristiğinde var bu. Çok daha zorlu geçer ikinci yarılar. Geçen sezondan da biliyoruz bunu. Şimdi önümüzde bu açıdan önemli bir dönem var.

“Uzun süre sonra bu takımda bir yeni teknik direktör çalıştı. Bu nedenle lige iyi bşlayamadık belki de İstediğimiz oyunu başlarda sergileyemedik ama daha sonra yavaş yavaş üzerine koyduk. Biraz daha mücadeleci oyunculara sahip olduk. Özellikle de Crivelli performansı. Geçen seneye oranla daha farklı bir oyunumuz var. Kaptığımız toplarda kaleye daha çabuk gitme olgumuz var. Geçen sezon biraz daha topa sahip olarak oynuyorduk, geri dönüp tekrar başlamaya çalışıyorduk. Bu sene ise direkt bitirmeye çalışıyoruz. Oyuncular da buna uygun. Özellikle uzun toplarda daha iyiyiz.”

‘Crivelli’nin attığı gol...’

Geçen sene en çok acısını çektiğimiz şey mücadele eksikliğiydi. Bu sene ise çok daha mücadele eden ve basan bir takımız. Bu bazen riskli maçlar getirebiliyor ama daha opsiyonumuz oluyor. Özellikle uzun oynadığımızda şanslar yakalayabiliyoruz. Fenerbahçe maçında Crivelli’ye attırdığım gol bence sezonun ilk 3 golü arasına girer.”

‘Avrupa hayalim her zaman var’

“Hiçbir zaman tamam demedim. İniş çıkışlara rağmen devam ettim. Şimdi de demiyorum. Bu performansımızı devam ettirmek istiyorum. Başakşehir katkısı çok büyük. Bu kulübün bana verdiklerini gözardı edemem. Futbolcu için 30 yaştan sonra zor gözükebilir. Ancak kalecilerin böyle bir avantajı var. 2020 yılı benim için çok önemli. Gönlümde her zaman bir Avrupa takımında oynama isteği var. Bunu zaman gösterecek.”

‘Şenol hoca etkisi büyük’

“Şenol hoca sadece kalecilere değil bütün oyunculara etki eden bir teknik adam. Bütün oyunculara nasıl özgüven sahibi olmaları gerektiğini çok iyi anlatıyor. Hocamızı birkaç cümleyle anlatmak mümkün değil. Umarım onla beraber çok daha iyi şeyler başarırız.”

‘İkinci yarıda daha özgüvenliyiz’

‘Sporting kadar şansımız var’ “Okan Buruk hocamız kendini kanıtlamış bir teknik adam. Kulübümüzün hedefleri her zaman daha fazla. Hep daha iyisini istiyoruz. Uzun süren bir serüvenden sonra Abdullah hocanın yerine gelmek kolay değildi. Zaten değişim süreci de hiç kimse için kolay olmadı. Bu da zaten sonuçlara yansıdı. Bu doğal bir durumdu. Biz bunu sindire sindire tamamladık ve artık hocamızın ne istediğini, ne verebileceğimizi biliyoruz. İkinci yarıya daha özgüvenli başlayacağız. Taşlar yerine oturdu. Malatya ve Fenerbahçe ile 6 puanla başlamak istiyoruz. İddiamız sezon sonuna kadar devam edecek.”

‘Son yılların en iyi milli takımı’

“Milli Takım’da çok güzel bir grup aşaması geçirdik. Takım olarak çok iyiydik. Defans oyuncularımız, genç arkadaşlarımız çok iyi şeyler yaptılar. Çok güzel bir arkadaşlık ortamı oluştu. Biz milli takım kampları gelsin de bir an önce gidelim diye iple çekiyoruz açıkçası. Ben 2011’den bu yana aralıklar da olsa milli takıma gidiyorum. Bu kadro son zamanlardaki en güzel arkadaşlık ortamına sahip. 2020’yi iple çekiyoruz. Halkın da sevdiği bir oyun ve takım var. Bu net görülüyor. Şampiyonadaki en büyük gücümüz de bu olacak.”

‘Sporting kadar şansımız var’

“Roma ve Gladbach kurada geldiğinde belki de kimse bize şans vermiyordu. Ancak biz mücadelemizle herkesin herkesin yenebileceği bir grup olduğunu gösterdik. Şimdi Lizbon geldi. Yine zorlu bir rakip. Bireysel performansların çok önemli olduğu iki maç oynayacağız. Takımımıza güveniyorum. Eleyebiliriz. En az rakibimiz kadar şansımız var.”

‘İlk yarıda 30 maç oynadım’

“Ben bu sene ilk yarısında 30. resmi maçımı oynadım. İyi bir maç sayısı bu. O yüzden bir önceki maçı bile unutuyorum artık. Fransa maçlarını unutmam ama... İki maçta da iyi performanslar göstermek yaşamım boyunca unutamayacağım anılarak olarak kaldı.”

YORUM YAZ

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

Sıradaki haber yükleniyor...