MENÜ

Kuzey Makedonya Şampiyonu Shkupi'nin Başkanı Olgun Aydın: Şampiyonlar Ligi'ni istiyorum!

Kuzey Makedonya ekibi Shkupi ligde şampiyon oldu, Türkiye gururlandı... Bir dönem daha çok Giresunspor Başkanı olarak tanıdığımız Olgun Aydın sahibi olduğu Shkupi'yi yıllar sonra zafere ulaştırıp, takımına Şampiyonlar Ligi vizesi aldırdı. Biz de FANATİK olarak Aydın'la; kulübü satın alma sürecinden, dipten, zirveye çıkışına, yeni hedeflerinden, proje ve Türk futbolu hakkındaki düşüncelerine kadar kısacası A'dan Z'ye her şeyi konuştuğumuz bir röportaj gerçekleştirdik. İşte Olgun Aydın'lı Shkupi'nin hikayesi...

29 Nisan 2022, Cuma 07:25 Son Güncelleme:
- A +
Kuzey Makedonya Şampiyonu Shkupi'nin Başkanı Olgun Aydın: Şampiyonlar Ligi'ni istiyorum!

25 yıldır Türk futbolunun içinde birçok mevkiide yer alan, 2008-2011 yılları arasında Giresunspor'da başkanlık görevini yürüten Olgun Aydın 2020 yılında bambaşka bir maceraya atıldı. Aydın, kendi futbol ideolojisi ve felsefesini yansıtacağı, hedefleri doğrultusunda daha radikal ve net kararlar verebileceği Kuzey Makedonya ekibi FC Shkupi'yi satın aldı. Aydın'la beraber geçtiğimiz sezon ligi 2. sırada tamamlayan ve tarihinde ilk kez Avrupa vizesi alan Shkupi bu sezon ise ipi göğüsledi, Kuzey Makedonya'nın şampiyonu oldu ve ilk kez Şampiyonlar Ligi biletini kaptı. Biz de FANATİK olarak bu tarihi başarıyla ülkemizi gururlandıran Olgun Aydın'la, A'dan Z'ye her şeyi konuştuğumuz detaylı bir röportaj yaptık. Söz şimdi Shkupi'nin patronunda...


Shkupi'yi satın alma fikri nereden çıktı?

'Danışmanlık verdiğim kulübü aldım'

"Daha önceki tecrübem ve bilgi birikimimle, ülkedeki futbolu, eksileri ve artıları da inceleyerek kafamda oluşturduğum projeyi uygulayacak bir kulüp arıyordum. Benim bir de danışmanlık şirketim var. Danışmanlık verdiğim de bir kulüptü. Shkupi ilk etapta projesel olarak geldi ve orayı aldık, başladık. Geçmişi ve tarihi olan bir kulüp. Yukarıya doğru çektik. Makedonya futbolda gelişimini tamamlayamadığı için orada koyduğunuz her taşın, yaptığınız her işin daha rahat görülebilme şansı var. Avrupa'da kulüpler kültürel olarak, bilgisel olarak oturmuş. Senin bilginin ne olduğu, ne kadar olduğunun yansıması pek olmaz ancak burada ciddi bir yansıması oluyor. Projelerle başladık. 2 sene oldu. Çok iyi gidiyoruz."

Olgun Aydın, şampiyon takımıyla birlikte...

Kulübü satın aldığınız dönem pandemi sürecine denk geldi, futbol ekonomisi de bu durumdan çok etkilendi. Sizler nasıl dezavantajlar yaşadınız?

'Bütçemiz, Türkiye'yle kıyaslanamaz'

"Makedonya'daki futbol bütçesi Türkiye'deki gibi değil. Çok büyük bütçe açığı olmuyor orada. Kulüp, Avrupa'ya gittiği zaman bütçenin yüzde 50'si, 60'ı kasaya giriyor. İyi bir sponsorluk anlaşması yaparsan, futbolcu satarsan falan bütçeyi tamamlıyorsun. Bizim oradaki total bütçemiz, operasyonel giderler de dahil buradaki bütçelerle kıyaslanacak gibi değil. Pandemi bütün dünyayı etkilediği kadar bütçesel açıdan bizi bu kadar yormadı. Türkiye'deki kulüpleri çok yordu."

Başlangıçta Ümit Karan ve Hasan Özer'le çalıştınız, neden olmadı? Sedloski neyi doğru yaptı da şampiyonluk geldi?

'Ümit Karan, bu kadroyla ben de uçardım diyor'

"Ümit de Hasan da çok iyi insanlar başta. İkisi de çok iyi hoca olacaklar eminim. Ümit çoluk çocuk diye tabir ettiğimiz kadroyla bizi Avrupa Ligi'ne götürdü. Ümit aslında başarılıydı Shkupi'de. Hasan da başarılıydı, kısa kaldı. Ümit ve Hasan'ın olduğu dönemler benim gelişim zamanımdı. O dönemki kadro yapımızla, bu dönemki kadromuz arasında fark var baya. Ümit de bana sitem eder, 'Bu kadroyu bana versen, uçardım' der. Doğru da söylüyor. Ancak bizim bütçelerimiz çok düşük. Ümit de Hasan da oraya gelirken, para için gelmedi, benim için geldiler. Bütçe de zorlayınca böylesinin daha uygun olacağını düşündük. Bugünlere gelmemizde ikisinin de payı vardır. Bugünkü hocamız Sedloski çok değerli ve önemli bir hoca, Makedonya'da 4 şampiyonluğu var. Yetenekleri çok fazla ve çok iyi anlaşıyoruz. Başarılıyız da şampiyon olduk."

Shkupi'yle anlaştığı gün bu pozu veren Ümit Karan 1.82 puan ortalamasıyla Kuzey Makedonya'dan ayrıldı.

Yurtdışından bir takımla Şampiyonlar Ligi'nde boy gösterecek ilk Türk Başkansınız. Tarihe geçtiniz, ne söylemek istersiniz?

'25 yılın sonunda futbol bana bir şey verdi'

"Çok mutluyum, bunu çok istemiştim. Başarılı olacağımızı biliyorduk. Limitim 3 seneydi, 2'de şampiyon olduk. Bu ünvan da bizim için harika oldu. Futbolun çok sıkıntılarını çektim, futbola çok emek verdim. 25 senedir futbolla iç içeyim, çok emeğim geçti ve emek karşılığında futbol bana bir şey verdi. Çok memnunum. Ancak bu daha başlangıç, futbolda hedef bitmez... Makedonya ecdad için de çok önemli. 1392'de ecdad oraya yerleşmiş, 500 yıl orada çok büyük eserler yapmış, bırakmış. Ben de Osmanlı torunu olarak orada bir ecdadımız gibi eser yapıp, bırakırsam çok mutlu olurum."

Olgun Aydın, Shkupi'yi şampiyonluğa ulaştıran Gotse Sedloski ve ekibiyle birlikte zafer pozunu verdi ve teknik heyetle aralarının çok iyi olduğunu aktardı.

Tarihi başarının ardından diğer hedefleriniz neler?

'5 sene içinde Şampiyonlar Ligi'ni istiyorum'

"Kulüp Shkupi adıyla ilk kez şampiyon oldu, tarihinde ilk kez kulüp, Avrupa'da tur atladı geçen sene. Bizimle beraber ilkleri yaşadı. Avrupa'da şimdi artık grupları kovalayacağız. Zor ama imkansız değil. Şampiyonlar Ligi olmasa da hedefimde en azından bir Konferans Ligi var... 5 sene içerisinde Şampiyonlar Ligi grubunu istiyorum. İmkansız değil. Bulgaristan'ın köy takımı Ludogorets katılıyor, Moldova'dan Sheriff plan-programla katılıyor. Norveç'ten Bodo/Glimt, Roma'ya 6 attı. Futbolda imkansız yok, top yuvarlak. Türkiye'de bir algı var, çok gülüyorum. İki yabancı dil bilen iyi futbol adamı oluyor. Yurt dışında iki idman izleyen çok iyi hoca oluyor. Üç dil bilen müthiş sportif direktör oluyor. Türkiye'de maalesef bize özgü şeylerde iyi futbol adamı olamıyoruz. Tamam dil bilmek önemli ama önce temeli, futbolu bileceksin. Türkiye'de çok yetenekli isimler var. Belki bazıları yabancı dil bilmezler ama işi bilirler, benim gibi..."

Hem Kuzey Makedonya'da hem Türkiye'de başkanlık yaptınız. Farklılıklar neler?

'Beyaz yakalıyla kulüp yönetilmez!'

"Bir kere Giresunspor dernek, burası benim şirketim. Yönetim Kurulu yok, çalışma arkadaşlarımız var. Profesyonellerle konuşuyoruz, doğru, eğri uyguluyoruz. Zaman kaybımız yok. Türkiye'de de bu sisteme dönülmesi muhteşem olur. Şu an birkaç kulüp Türkiye'de şirketleşiyor ama kulüp sahipleri doğruyu, yanlış yapıyor. Beyaz yakalılarla kulüp yönetiyorlar. Beyaz yakalıyla kulüp yönetilir mi? Karşındaki beyaz yakalı değil ki."

Temel iktisatta kâr amacı güden oluşumlara şirket deniyor. Sizin de kulübünüz şirket. Para kazanıyor musunuz, bu işten para kazanılabilir mi?

'Sahnemiz var, sanatçımız yok'

"Dünyadaki en büyük marketing listesinin ilk 5'inde spor var. Dönen paralara bak. Bugün Ajax'ın kasasında 1 milyar Euro'nun üzerinde para var. Borç değil, direkt kasada duruyor. Bizimkilerde borç var. Ajax kulübü bizim kulüplerimizden çok büyük kulüp değil ya da Vitesse çok büyük bir kulüp değil. Ama marketing'i daha iyi yapıyorlar. Bizim sayın Cumhurbaşkanımız sporu bu kadar seviyor ve destekliyor. Onun bu desteğiyle bu ülkeye bir kupa daha gelmeliydi. Bizde bakın müthiş statlar yapıldı. Ne için yapıldı? 15 günde bir maç oynamak için... Yaşayan statlar yapsaydık. Avrupa'da adamlar böyle stat yapıyor. Konserler, geziler, toplantılar, alışverişler, kafeler hepsi var. Buradan da ek gelir elde ediyorlar. Keşke önce statlar yerine akademiler yapabilseydik. İçinde okulu olan, iş öğrenebilecekleri, meslek sahibi olabilecekleri, sanat öğretilen akademiler yapsaydık daha iyi olurdu. Bizde sahne var, sanatçı yok."

Giresunsporlu Sergio sizin takımınızdan transfer oldu. Bu transferde bir payınız var mı?

'Sergio'nun her şeyine kefilim dedim'

"Burada scouting 3-5 maç seyrediyor. Benim oyuncumu benden iyi tanıma şansı yok. Ben onunla yaşıyorum. O zaman ben çok iddia ettim. Ben her şeyine kefilim dedim. Hocamız ve kulüp başkanımız da sağ olsun bizi dinlediler. Sergio da bizi yanıltmadı şükürler olsun. Büyük maçlarda neler yaptığına şahit oldum. 

Bu sezon Yeşil-Beyazlı formayla 33 maça çıkan Brezilyalı futbolcu 3 gol, 3 asistlik performans sergiledi.

Tuzlasporlu Lamine Diack da sizin takımınızdaydı. Oyuncunun sözleşmesinde Fenerbahçe 'nin transfer önceliği bulunuyor. Ne söylemek istersiniz?

'Diack, Premier Lig yapar'

"Birçok kulüp şu anda Diack'ı istiyor ve Fenerbahçe'nin önceliği var sözleşmesinde. Ama hep şunu iddia ettim. Diack, Türkiye'ye geldikten 3 sene sonra Premier Lig'e gider. Tam oranın oyuncusu. Dünyada bacak uzunluğu bu kadar olup, top hakimiyeti yüksek olan çok isim yok. 1-2 tane vardır onlar da Barcelona'da, Real Madrid'de oynar. Busquest mesela... Diack'ta da bu potansiyel var, kesin Premier Lig yapar."

Tuzlaspor'lu Diack'ın sözleşmesinde transferi için Fenerbahçe'nin önceliği olduğu açıklandı...

Buradan gelişime açık Türk futbolcuları kiralama ya da işte gelecek vaadeden isimleri Türkiye'ye önerme gibi durumlar olabilir mi? Fenerbahçe, Elif Elmas'ı Makedonya'dan alıp getirmişti. Sizlerin vesilesiyle Elif gibi transferlerin sayısı artar mı?

'Bin Dolar'a aldım, 1 milyon Dolar'a sattım'

"Bazı futbol adamları 'Makedonya'dan oyuncu alınmaz' falan diyor. Türkiye'den bir kulüp başkanıyla konuşuyoruz yine benzer diyalog oldu ben de, 'Son 5 senede 20 milyon Euro'nun üzerine satılan 3 tane oyuncu söyle' dedim. Cenk Tosun, Muriç ve Elif Elmas. İkisi o taraftan gelmiş demek... Avrupa'da zaten çok trend olan oyuncuyu alamazsınız. Bizim en büyük hatamız isim yapmış, performans olarak geriye gitmiş adamlara dönüşü olmayan bir şekilde milyonlar verdik. Bizim Elif'leri, Muriç'leri, Diack'ları yakalamamız lazım. Ben Diack'ı bin Dolar'a aldım, aylık da bin Dolar'a oynattım. Diack gibi bir başka oyuncuyu da bin Dolar'a aldım, 1 milyon Euro'ya sattım. Şimdi 5 milyon Euro... Bunlar oynamak zorunda kariyeri için. Diğerleri parayı alalım, gidelim diye bakıyor. Bizim hocalarımız bazen 'İyi futbolcu ama bizde oynayamaz' diyor. Ya kumaşı bulunca elbiseyi sen yapacaksın. Yoksa elbiseyi sen satın almaya kalınca kumaşın 10 katı parasına denk geliyor. Ki bundan 1 ay önce son Avrupa şampiyonu İtalya'yı eledi, Portekiz'i de elinden kaçırdı."

Shkupi sonrasında Avrupa'nın 5 büyük liginden birinde takım alma hedefiniz var mı?

'Bakarsın Acun'la ortak oluruz!'

"Evet, alabilirim. Şu an maddi olarak öyle bir şeye hazır değilim. Belki Acun Ilıcalı'yla ortak oluruz bakarsın (Gülerek). İnşallah Acun da başarılı olur. Futbolu çok seviyor, katkı sağlamaya çalışıyor. Acun'la yıllardır birbirimizi tanırız. Çok başarılı olmasını isterim. Benim de hedefim var. Shkupi de artık çocuğum oldu. Onu hiç bırakmayacağız, yukarılara taşımaya çalışacağız. Projelerim var, dünyaya bu alanda bir şeyler yaptığımı göstermek istiyorum."

Geçtiğimiz aylarda ünlü televizyoncu Acun Ilıcalı, İngiltere Championship ekibi Hull City'i satın almıştı.

Projelerden bahsettiniz hep... Somut ve detaylı olarak ne gibi projeleriniz var?

'En büyük problem altyapı'

"Biz yıllardır tüketici pozisyondayız, hazır parayla isim alalım istiyoruz. Altyapılar, Türkiye'deki en büyük problemlerden biri. Çocuklar futbolcu olacağını anladığı anda eğitimi bırakıyor. Daha somut örneklerle anlatayım. Bir tesise 13 yaş ortalamalı 100 çocuk giriyor ve bu çocuklar akademik eğitimi bırakıyor. Bu çocuklar meslek sahibi değiller, akademik eğitimleri de yok. Biz çocukları sadece futbolcu yapalım diye uğraşıyoruz, kişisel gelişimleriyle ilgilenmiyoruz. Bu 100 çocuğun sadece 6'sı para kazanır hâle geliyor. Yani 94 çocuk yok oluyor. Bunlar 1'er hanımefendiyle evlenseler 160 kişi oluyorlar, sağlıklı insanlar olduğu için 2 de çocuk yapsalar 360 insan Türkiye'de futbol nedeniyle yok oluyor. Zarar veriyor. Benim projeler burada başlıyor."

Olgun Aydın, editörümüz Atalay Özçelikli'nin sorularına içtenlikle yanıt verdi.

'10 yılda ülke futbolunun çehresi değişir'

"Akademik eğitimli okullar yapacaksın. Sanatsal, mesleki eğitimler alacağı küçük küçük dükkanların olduğu tesis olsa, bu çocuklar burada hem eğitim alıp hem de meslek öğrenseler, burada futbol eğitimi alsalar, 20 yaşına geldiklerinde donanımlı bir birey olsalar... Oldu da futbolcu olamadı, yine donanımlı biri. Futbola aldıkları eğitimle hizmet verebilirler. O da olmazsa hayata kazandırılan bireyler olur. Bunlar çok uzak değil, yapılması da çok basit. Şöyle projeye başlanılsın, 10 sene içerisinde ülke futbolunun çehresi değişir. Çocuklara bir dünya kuracağız, onları bu dünyanın içine alacağız, eğitimlerini alacaklar ve bir birey olacaklar. İşin özeti bu."

'Giresun'da o hatayı yapmasam şampiyonduk'

"Biz eğitimsel ve kültürsel olarak o seviyeyi yakalayamadık. Makedonya'da bu projeye bu sene başlıyoruz. İşe daha hakimiz. Mesela ben Giresun başkanıyken, 30 yıldır aynı saha zemininde oynuyordu takım. Zemini yenileyelim, sezon başına yetişsin dedik. İşi bilmediğimiz için yanıldık, 8 maçı İstanbul'da farklı statlarda oynadık ve 3-4 puanla döndük. Şampiyonluğu 2 puanla kaçırdık. Yani o hatayı yapmasak şampiyonduk, Süper Lig'e çıkacaktık. İlk sene 10 puanla takımı aldık ligde kalması gerekiyordu, kaldık. ikinci sene işte şampiyonluğa oynadık, 'başaramazsam bırakırım' dedim ve bıraktım. Ben bir sene daha kalsam Giresunspor o kadroyla Süper Lig'e çıkardı."

Son olarak yoğun bir şekilde gündem olan Yeni Spor Yasası'nı sormak istiyorum. Sizce avantajları ve dezavantajları neler?

'Kulüpler yeni yasaya hazır değil'

"Kulüplerimiz, Makedonya'daki gibi borçsuz olsa muazzam şekilde işler yeni spor yasası... Bloklar halinde kulüpleri koruyor. Ancak geriden gelen çok büyük bir yük var burada. Hem bu sorumlulukla savaşacaksın, hem hedef koyacaksın, hem yarışmacı hem de yetiştirici olacaksın. Kulüpler buna bence henüz fiziksel olarak hazır değil. Yasa çok olumsuz değil onu söyleyebilirim. Ufak bir iki revizeyle daha iyi olabilir. Yasa, Türk futboluna haddini bilme ve ayağını yorganına göre uzatma gibi anlamlarda faydalı olacaktır."

FANATİK ÖZEL / Atalay Özçelikli

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...