MENÜ

Kaza raporu yayınlandı! Mina Başaran'ın uçağı neden düştü? 22 yıllık acı tesadüf

Mina Başaran ve 8 arkadaşını taşıyan TC-TRB tescilli uçağın, 22 yıl önce Dominik Cumhuriyeti'nde kaza yapan Türk uçakla, aynı nedenden dolayı düştüğü tespit edildi.

26 Nisan 2018, Perşembe 10:41 Son Güncelleme:
- A +
Kaza raporu yayınlandı! Mina Başaran'ın uçağı neden düştü? 22 yıllık acı tesadüf
FANATİK PLUS - ÖZEL

Hüseyin Başaran
'ın kızı Mina Başaran ve 8 arkadaşını taşıyan TC-TRB tescilli uçak, 11 Mart'ta Dubai'den dönüşte İran topraklarına düşmüş ve mürettebat dahil toplam 11 kişiye mezar olmuştu.

Kara kutular üzerinde yapılan incelemeler sonucunda, kazaya ilişkin ön rapor dün yayınlandı. Kokpit.aero'nun verdiği bilgilere göre uçak, 38 bin feet yani 12 bin 600 metrede süratsiz kalarak anormal duruma girdi. Dalış sırasında pilotlar uçağı kurtarmak için 51 kez burnu kaldırmaya uğraştı. Kokpitte büyük bir kargaşa yaşandı.

Uçağın süratsiz kalmasının nedeni olarak ise, hız göstergelerinden birinin kaptanı yanıltması gösterildi. Hızda ani bir artış gören Kaptan Pilot Beril Gebeş'in, sürat artışını önlemek için uçağın burnunu kaldırdığı ancak gerçekte hız artmadığı gibi, yapılan bu hamle sonucunda uçağın havada süratsiz kalarak düşüşe geçtiği ifade edildi.


Son dakika! İran'da düşen jetin ön raporu ortaya çıktı: 51 kez yükselmeye çalıştı


Gösterge neden arızalanmış olabilir?

Uçakların hız göstergeleri, gövdenin dışında yer alan pitot tüpleri vasıtasıyla çalışır. Bu cihazların içinden geçen hava ölçülerek, uçuş ekipmanlarına yansıtılır. Pitotta oluşabilecek arızalar ise (tüpün içinin kısmen ya da tamamen tıkanması) göstergelere yanlış verilerin gitmesine sebep olur. Peki tüp nasıl tıkanabilir? Cihaz fiziksel olarak zarar görmediyse; içine yabancı maddeler kaçabilir, aşırı yağıştan etkilenebilir veya buzlanma nedeniyle işlevini tam olarak yerine getiremeyebilir. Bu sorun, arızanın nedenine bağlı olarak, uçak daha yerdeyken baş gösterebileceği gibi uçuş sırasında atmosferdeki değişiklikler nedeniyle de açığa çıkabilir.



22 yıllık ortak kader...

İran'da yaşanan bu acı olay, 22 yıl önce Dominik'ten kalkan ancak havalanmasından 5 dakika sonra Atlas Okyanusu'na düşen Türk, Birgen Air şirketine ait uçağı hatırlattı. Çünkü TC-GEN tescilli Birgen Air uçağı da, benzer bir şekilde pitot tüpünde meyadana gelen bir arıza sonrası pilotları yanıltmış ve 11'i Türk 189 kişinin hayatını kaybetmesine neden olmuştu.

Birgen Air kazası nasıl oldu?

Türk iş adamı Çetin Birgen, 1988 yılında İstanbul merkezli bir charter şirketi kurdu. Birgen Air isimli bu şirket, elindeki tek DC-8 uçağını, özellikle Almanya - Türkiye rotasında yer alan havayolu şirketlerine kiralayarak faaliyetlerine başladı.

1994 yılında ise Öger Tour'la birleşen Birgen Air, Dominik Cumhuriyeti ve Almanya arasında charter seferleri yapmaya başladı. Bu seferler, yolcu yoğunluğuna göre düzenlenmekte olduğu için, mürettebatın ve uçakların bazen uzun süreler hiç uçuş yapmadan Dominik'te beklediği oluyordu.

1996 yılında yine böyle bir sürece giren Birgen Air'e ait TC-GEN tescilli Boeing 757-225 uçağı ve mürettebatı, yaklaşık 1 ay boyunca Puerto Plata'da beklemişti. Bu sırada Dominik - Almanya arasında sefer düzenleyen başka bir şirket, uçağında meydana gelen arıza nedeniyle Birgen Air'in 757'sini kiraladı.Yaklaşık 1 aydır evlerinden uzakta olan 11 kişilik Türk Birgen Air personeli için bu durum büyük bir sevinç vesilesi oldu.



6 Şubat 1996 tarihinde, yerel saatle 23.30'da aprondan çıkan 301 sefer sayılı uçağın kokpitinde, tecrübeli kaptan pilot Ahmet Erdem, yardımcı pilot Aykut Gergin ve gözlemci pilot Muhlis Evrenesoğlu bulunuyordu.

Uçağın havalanması sırasında yapılan rutin kontrolde, kaptan pilot ile yardımcı pilotun hız göstergelerinin birbiriyle uyumlu olmadığı, farklı sonuçlar gösterdiği tespit edildi. Buna karşın kaptan pilot Erdem, uçuşu iptal etmedi ve yardımcı pilotun göstergesine bağlı kalarak 23.42'de uçağı havalandırdı.

Kokpitte karmaşa

Gösterge arızasına rağmen, uçuşun ilk anlarında hiçbir sorunla karşılaşılmadı. Ancak otomatik pilota geçilmesiyle birlikte, uçak ardı ardına uyarılar vermeye başladı.

Boeing 757'nin otomatik pilotu, uçuşu kaptan pilotun göstergelerine göre yönetir. Arızalı olan gösterge, uçağın aşırı hızlı gittiğini belirtince, otomatik pilot da hızı azaltmak için uçağın burnunu kaldırmaya başladı. Ancak, yardımcı pilotun göstergesi ise tam tersi uçağın hızının düşmeye başladığını gösteriyordu. Bu iki farklı veri, mürettebatın kafasını karıştırdı. Kaptan Erdem, bu kez kendi göstergesine güvenerek hızı azaltma yoluna gitti. Bu karar, zaten otomatik pilot tarafından kaldırılan uçağın burnunu daha da tehlikeli bir pozisyona getirdi. Bu tip araçlarda, uçağın perdövitese yani stalla girmek üzere olduğunu belirten lövye titreşim uyarısı bulunur. 301 sefer sayılı uçakta da hızın iyice düşmesiyle birlikte hem bu uyarı devreye girdi, hem de otomatik pilot devreden çıktı. Kokpitte bulunan yardımcı ve gözlemci pilotların uyarısına karşın, kaptan pilot Erdem uçağın burnunu indirmek yerine bu kez tam gaz komutu verdi. Açı nedeniyle içine yeteri kadar hava alamayan sol motor, bu komutla birlikte boğuldu ve söndü. Tek başına çalışan sağ motor ise uçağın dengesini bozdu ve yalnızca 2 bin metre yüksekte olan uçak, artık kurtarılamaz bir pozisyonda yalpalayıp düşmeye başladı.



Birgen Air'in 301 sefer sayılı Boeing 757'si, Gregorio Luperón Uluslararası Havalimanı'ndan kalktıktan yaklaşık 5 dakika sonra, Puerto Plata şehrinin 26 km kuzeydoğusunda Atlas Okyanusu'na çakıldı.  

11 kişilik Türk mürettebat dahil, toplam 189 kişinin hayatını kaybettiği kaza, bir Boeing 757'nin karıştığı en yüksek ölümlü kaza olarak da kayıtlara geçti.

Kazanın sebebi: Bir ihmal ve eşek arısı!

Kaza sonrası yapılan soruşma ve analizlerde, kaptan pilota veri sağlayan pitot tüpünün tıkandığı ve bu nedenle gerçek dışı sonuç gösterdiği tespit edildi. Pitot tüpünü tıkayan şeyin ise, Dominik Cumhuriyeti'nde yaşayan bölgeye özgü bir eşek arısının tüp içine yaptığı yuva olduğu görüldü. Uçağın, Gregorio Luperón Uluslararası Havalimanı'nda beklediği 25 gün boyunca, uygun park koşullarında tutulmadığı, pitot tüplerinin üstünün, park süresince olması gerektiği gibi kılıfla kapatılmadığı ve bu sayede eşek arısının içine girerek yuva yaptığı anlaşıldı.

Bu büyük ihmale karşın, ortaya çıkan arıza, 301 sefer sayılı uçağın düşmesine tek başına neden olamazdı. Raporda kazaya ilişkin belirlenen diğer unsurlar ise şu şekilde sıralandı:

*Uçuş ekibi, sorunu henüz kalkış aşamasında fark etmesine karşın, içinde bulunduğu "Eve dönüş sendromu" nedeniyle uçuşu iptal etmedi.

*Kaptan pilot; kokpitte bulunan, kendisine nazaran kıdemsiz yardımcılarının uyarıları önemsemedi.



Dominik'te yaşanan bu kaza sonrası, itibarı zedelenen Birgen Air kapandı ve sahibi Çetin Birgen gerçirdiği beyin kanaması nedeniyle hayatını kaybetti.  Hazırlanan rapor, sivil havacılıkta pek çok değişikliğin yapılmasını sağladı. Alınan yeni önlemler sayesinde, belki de 22 yıl boyunca aynı arızadan yaşanması muhtemel pek çok kaza önlendi. Tüm bunlara karşın, Başaran Holding'e ait uçağın düşmesinin acı bir tesadüf mü olduğu, yoksa içinde başka ihmaller mi bardırdığı ise, ancak tam rapor yayınlandıktan sonra belli olacak.

Hazırlayan: A.Batuhan Özdemir / Fanatik.com.tr

Kaynaklar:

http://www.kokpit.aero/iran-is-jeti-kaza-on-rapor
https://ipfs.io/ipfs/QmT5NvUtoM5nWFfrQdVrFtvGfKFmG7AHE8P34isapyhCxX/wiki/Birgenair%27in_301_sefer_say%C4%B1l%C4%B1_u%C3%A7u%C5%9Fu.html
http://www.hvtd.org/?p=458
http://www.bagimsizhavacilar.com/yillarin-ardindan-birgen-air-kazasi/
http://www.wiki-zero.com/index.php?q=aHR0cHM6Ly9lbi53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvQmlyZ2VuYWly
Milliyet Arşiv

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...