Kartal Kayra Yılmaz: Geçen seneye kadar her deplasmana babamla gidiyordum.

Beşiktaş'ın genç yeteneği Kartal Kayra Yılmaz, Misli Tv'ye çok özel açıklamalarda bulundu.

13 Ocak 2020, Pazartesi 16:00 Son Güncelleme:
- A +
Kartal Kayra Yılmaz: Geçen seneye kadar her deplasmana babamla gidiyordum.

Ben senin hikayeni hem ilham alarak takip ediyorum hem de gelişimini büyük bir mutlulukla izliyorum gerçekten. Şimdi her şeyi sormaya çalışacağım ama bizim Beşiktaşlı doğmak dediğimiz aslında Kartal. Yani beşikten Beşiktaşlı olmak Kartal’a özgü bir şey. Baban hiç anlattı mı sana, adını koyma hikayeni. Adını nasıl koymuş? Baban çok iyi bir Beşiktaşlı diye biliyorum çünkü. Senden dinleyelim adının hikayesini.

Sizin de söylediğiniz gibi ben doğduğumda zaten Beşiktaşlı olarak doğdum. Babam çok koyu bir Beşiktaşlı hala maçlara gider. 35 seneden bu yana gitmediği, kaçırdığı maç yok. Sürekli deplasmanlara da gider. Ben de onunla birlikte gidiyordum geçen seneye kadar. Ben ismimden çok mutluyum. Çok sevdiğim bir ismim var ve babama da teşekkür ediyorum. Dediğim gibi çok koyu ve fanatik bir Beşiktaşlı.

Kaç kardeşsiniz?

Tek çocuğum.

Beşiktaş taraftarının sosyal medyada kullandığı birçok güzel söz var ama benim en sevdiğim Beşiktaş umuttur, umut dimdik ayakta. O cümlenin %40’ı sana da yazılabilir çünkü hem altyapısında yetiştin hem zamanında kurduğun hayallerini gerçekleştirdin. Şimdi seni o hayal kurduğun günlere götüreceğim. Senin aslında bir tedavi sürecin vardı. Messi’nin tedavi süreciyle aynı diyebiliriz. O günlerde neler yaşadın? Hiç hayallerine kavuşamayacağını düşündüğün oldu mu? Bir de tedavi nasıl bir tedaviydi anlatabilir misin?

Ben U13 ve U14’te oynarken arkadaşlarıma göre çok kısaydım. Genişlik olarak da onlardan gerideydim. Kulüp bana bu tedaviyi uygun gördü. Doktora gittim ve bana testler yapıldı. Hastanelerde sürekli olarak uğraştık. Bana bu tedaviyi uygun gördüler. Messi’ye yapıldığı gibi iğne kullandım ve iki sene sonra bu iğneler sayesinde vücudum oldukça gelişim gösterdi. Ben hayallerim konusunda hiç yılmadım. Sürekli çalıştım. Oğuzhan abi ile ilgili bir tweet atmıştım çünkü o benim idolümdü. Oğuzhan abiye de söylemiştim takımdan gitme ben geleceğim diye. Şimdi de çok şükür onun yanındayım. Birlikte de oynadık, onun yerine de oynadım. Yani hiçbir zaman yılmadım ve çok çalıştım. Karşılığını da aldım.

Peki A takım ile ilk çalışmalara başladığında ve Oğuzhan ile karşılaştığında ona hatırlattın mı bu tweeti?

Evet hatırladı. Zaten bana kendi sordu ve abi dedim ben attım onu. O da çok güzel olduğunu söyledi.

Bunlar çok değerli hatıralar. Bu arada sen Beşiktaş’ta bir şampiyonluk da yaşadın. O günler nasıl geçti o şampiyonluk süreci?

Bu anlatılmaz bir duygu, yaşamak gerekir. Herkesin bu duyguyu yaşaması gerekir aslında. Sözcüklere sığmayan bir şey. Yaşamak lazım. Çok güzel günlerdi, çok keyif aldık. Tüm Türkiye’de bizi gördü.

Peki hayallerini tam olarak şekillendirebildin mi? Gördüğümüz kadarıyla sen idealist bir genç arkadaşmızsın. Zamanında ne söylediysen bunu gerçekleştirdiğinin kanıtları var elimizde. Bugün ne söylemek istersin? 3 yıl sonra, 5 yıl sonra nasıl bir gelecek hayal ediyorsun?

Öncelikle Beşiktaş’ta uzun yıllar oynamak istiyorum çünkü sevdiğim kulüp. Doğuştan Beşiktaşlıyım. Daha sonra Avrupa’ya gitmek ve bu süreç içerisinde milli takımda da başarılı olmak istiyorum. Daha sonra da kariyerimi Beşiktaş’ta sonlandırmak istiyorum.

Her şeyim Beşiktaş’ın üzerine diyorsun.

Evet.

Türk futbolunda zor zamanlar olabiliyor. Dünya futbolunda da zor zamanlar olabiliyor çünkü ekonomiyle eşdeğer bir branştan bahsediyoruz. Tüm bunları yeni kuşak olarak nasıl değerlendiriyorsun? VAR uygulamasını, transfer ücretlerini konuşuyoruz. Hiç bunların arasından sıyrılıp gelecekle ilgili endişe duymadan hayallerine konsantre olmak senin için zor oluyor mu?

Türkiye şartlarında bakıldığında zor oluyor ama dediğim gibi ben küçüklüğümden beri böyle gördüm ve hiç yılmadım. Çalışmaya devam ettim ve yine devam edeceğim çünkü böyle gördüm. Hiçbir endişem hiçbir şüphem yok.

Biz bunları duyduğumuzda çok mutlu oluyoruz. Peki, Atiba ile aran nasıl?

Atiba ile aram çok iyi. Kendisi zaten çok büyük bir profesyonel ve çok iyi bir insan. Zaten neler yaptığını, nasıl çalıştığını sürekli izliyorum ve onunla konuşuyorum. Gördüklerimi ben de uygulamaya çalışıyorum. O, bizim için bulunmaz bir nimet gibi.

En çok beslendiğin isimler arasındadır diyerek Atiba’yı sordum ama senin futbol takımında başka parantez açmak istediğin bir abin var mı?

Ben hepsiyle iyiyim. Nkoudou ile, Diaby ile, saymakla bitmez, hepsiyle aram iyi. Kötü olduğum birisi yok ve hepsi gerçekten çok iyi profesyoneller ama dediğin gibi Atiba çok farklı bir kişilik. Çok profesyonel ve her zaman ne yapacağını biliyor, çok düzenli yaşıyor. Ondan ayrıca bir şeyler öğreniyoruz. Hem bize babalık yapıyor tabiri caizse. Diğer herkesle de aram iyi ve hepsinden farklı farklı şeyler öğreniyorum.

Hazırlık kampını takip ettik, hazırlık maçlarını takip ettik. Seni istekli, arzulu gördüm. Maçta da ikini yarı oyuna girdin ve sosyal medyada taraftarın yazdıklarına baktım. Kamp senin için nasıl geçti?

Kamp yoğun geçiyor. Antrenman temposu vs. çok yoğun geçiyor. Hazırlık maçları da oynadık ve gayet güzeldi. Eksiklerimiz var. Onları biliyoruz ve hocalarımız sağ olsun bizi çalıştırıyor. Ekstra antrenmanlar yapıyoruz. Ligin ikinci devresinde çok iyi yerlere gelmek istiyoruz.

Abdullah Avcı ile ilgili söylemek istediklerin var mı?

Abdullah hoca benim için büyük şans. Aslında gençlerin hepsi için büyük bir şans. Bizi tuttu ve şans verdi. Teknik-taktik bilgisi çok yüksek. Bizim ondan öğreneceğimiz çok şey var. O bizim için büyük bir şans.

Üniversite konusunda bir şeyler yapmak istedin mi? Bunu Umut nezdinde de soruyorum onunla aranızda hiç konuşma geçiyor mu? Bununla ilgili girişimin olacak mı? Bunu sormamın sebebi genç oyunculara hep futbol mu yoksa üniversite mi, bunların ikisi birlikte gitmez şeklinde yorumlar yapılabiliyor. Sen nasıl değerlendiriyorsun?

Umut abi ile konuşuyoruz. Kendisi zaten hukuk okuyor. Benim de üniversite hayalim var. Bu sene sınava gireceğim. BESYO okumak istiyorum. Farklı bir alan değil de sevdiğim işin eğitimini almak istiyorum. BESYO için ben de üniversite düşünüyorum.

Futbol ile beraber gitmez eleştirisine katılıyor musun?

Ben hiçbir zaman öyle bir şey düşünmedim. Birlikte gidebileceğini düşünüyorum.

Ben de senin sınavı rahatlıkla geçebileceğini düşünüyorum.

Hazırlanmaya çalışıyorum ben de. İlk önce o sınavı geçmem lazım. Daha sonra parkur zaten çok fazla zor değil. Yani okumak istiyorum. Futbol hayatım bittikten sonra iyi bir yerde çalışmak için, futbolun içinde devam edebilmek için üniversitede okumayı düşünüyorum.

Beşiktaş taraftarını biliyorsun şu an seni evladından ayırmıyor. Herkesin gözbebeği durumundasın. Bu da beşikten Beşiktaşlı olmanla alakalı. Taraftara neler söylemek istersin?

Her maça geliyorlar sağ olsunlar. Onların büyüklüğü Türkiye’de hatta dünyada tartışılmaz. Ben de onların içinden birisiyim aslında. Geçen seneye kadar ben de içlerindeydim. Hepsini de tanırım. Onlar bizim için büyük bir şans. Deplasmanda olsun, evimizde olsun her yerde bizi destekliyorlar. Biz de onları mutlu etmek için çabalıyoruz. Kendi sahamızda, deplasmanda her maç onların istediği gibi olsun çaba sarf ediyoruz. Sonuçta yağmuru var, çamuru var ama her zaman destek oluyorlar. Onların hakkını hiçbir şekilde ödeyemeyiz.

Sen bunu başarabilen bir arkadaşımızsın ama Türkiye’de altyapılarda sorun olduğu, neden bunu yapamadığımız konuşuluyor, tartışılıyor. Türk futbolu adına oyuncu yetiştirme konusunda süreklilik sağlayamıyoruz. Bunu aşmak için neler yapabiliriz? Senin gibi gençleri daha çok taraftarla buluşturabilmek için, yeteneklerinizden daha çok faydalanabilmek için neler yapılması lazım sence?

Öncelikle genç arkadaşlarımın, kardeşlerimin çok çalışması gerekiyor. Buna ben de dahilim. Buraya kadar gelmiş olsam da henüz bir yere gelebilmiş değilim aslında. Türkiye’deki hocalar bizlere önem verebilir çünkü liglerde benim gibi milyonlarcası var. Herkesin çalışıp kendini göstermesi gerekiyor ama biraz da şans verilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Nasıl bir sezon hayal ediyorsun? Nasıl bir ikinci yarı olacak? Mayıs’ı bir düşün bakalım. Nasıl bir Mayıs olsun sence?

 Öncelikle kazasız belasız bir ikinci yarı olsun. Sonrasında benim daha çok süre alabileceğim ve şampiyonluk umut ettiğimiz bir ikinci yarı olsun istiyorum.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...