MENÜ

İşte Sidney Sam'in Antalyaspor'u tercih etme nedeni

Antalyaspor’un yıldızı Sidney Sam, FANATİK’e özel açıklamalar yaptı: Kariyerinin büyük bölümünü Almanya’da geçiren 32 yaşındaki futbolcuyla kendi deneyimlerini ve Türk futboluyla ilgili gözlemlerini konuştuk.

17 Kasım 2020, Salı 08:13 Son Güncelleme:
- A +
İşte Sidney Sam'in Antalyaspor'u tercih etme nedeni

Akdeniz ekibine sezon başında katılan ve attığı gollerle şimdiden Süper Lig’de adından söz ettirmeyi başaran Sidney Sam’le Antalya’da bir araya geldik... Kariyerinin büyük bölümünü Almanya’da geçiren 32 yaşındaki futbolcuyla kendi deneyimlerini ve Türk futboluyla ilgili gözlemlerini konuştuk. Kaiserslautern, Leverkusen, Schalke ve Almanya Milli Takımı’na kadar yürüyen uzun yolculuğundaki hataları ve aldığı dersleri de samimiyetle anlattı. Ancak dışarıdan nasıl göründüğümüzü az çok görmek istiyorsak ülkemizdeki futbola bakışla ilgili tespitlerine kulak vermek gerek.

‘Duygular ön planda’

“Türk insanına değinmek istiyorum öncelikle. Kısa süre içerisindeki gözlemlerime göre Türk insanı saha içinde veya dışında hissettiklerini net olarak belli eden bir yapıya sahip. Kızdığında, kazanmak istediğinde, kazandığında, sevindiğinde veya üzüldüğünde bunu çok net olarak görebiliyorsunuz. Türkiye Ligi’nde de her ne kadar taraftarsız oynasak da onların o hislerini duyabiliyorsunuz. Taraftarlı oynasak bu çok daha belirgin olur. Bazen kazanmanıza sebep olan faktörler de bunlar. Sahada bunu görüyorsunuz. Türk futbolcular bu duyguları çok belli ediyor.” 

‘Almanya profesyonel bakıyor’

“Almanya ile kıyaslarsak... Futbol orada çok daha profesyonel oynanan bir oyun. Almanya’da oyuncuların çoğunluk kısmı akademilerden geliyorlar. Türkiye’de de böyle olanlar var ama gördüğüm kadarıyla daha çok sokaktan gelen ve kişisel becerileriyle ön plana çıkan ve bunu takıma yansıtabilen oyunculardan kurulu bir lig. O yüzden Türkiye ile Almanya arasındaki fark net olarak anlaşılabiliyor.”

‘Gol atmak büyük olay!’ 

“Ayrıca burada şaşırdığım bir şey daha var. Birkaç golüm olduğundan bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Tecrübe ettim çünkü. Gol attığım maçlardan sonra gerek sosyal medyada gerek sosyal hayatta çok farklı geri dönüşler alabiliyorsunuz. Yani bir anda göklere çıkabiliyorsunuz. Çok büyük bir şey yapmışsınız gibi. Ama Almanya’da bu asla böyle değil. Elbette 20 gol atarsanız büyük övgüler alırsınız ama buradaki gibi her maçtan sonra bu kadar öne çıkmanız imkansız. Bu zaten sizin işiniz ve yapmanız gereken bir şey. İşini yapmışsın gibi bakıyorlar olaya.”

‘Dili bilmiyorum ama anlıyorum’

“Hoşuma giden şeylerden biri de Türkiye’de televizyondaki spikerler ve yorumcuların da böyle olması. İşlerini duygularıyla yaptıklarını anlıyorsunuz hemen. Kızdıklarında, bir şeyi beğendiklerinde veya sevindiklerinde dili anlamasam da neler olduğuna dair fikrim olabiliyor bu sayede. Yorumcular bile tuttukları takımın arkasında olduklarını belli ediyorlar burada. Kızdıklarında veya öfkelendiklerinde her türlü duyguyu dile getiriyorlar. Anlamıyorum ama zevk alıyorum açıkçası.”

‘Lider oyuncuya bağımlılık’

“Oynanan futbola değinecek olursak; birkaç ekip teknik, taktik ve disiplin olarak sahaya iyi şeyler yansıtırken birçok takım kişisel becerileri yüksek olan lider bir oyuncuya dayalı formasyonlarla sistem kuruyor. Bu da lider oyuncunun o gün kişisel olarak neler yapabileceğine bağlı kalınmasına neden oluyor. Bir kişi üzerine kurulan bir sistem çünkü. Bize gelecek olursak; konuştuğumuz hedef en üst sıralarda bitirmek. Avrupa Ligi’ne giden bir Antalyaspor bizi mutlu edecek.”

‘Antalya’da geri döneceğim’

“Arjen Robben idollerim arasındaydı. Oyun tarzımız benzeyebilir ama ben kendi stilimi oluşturdum. Her ne kadar yaşım ilerlemiş olsa da bu oyun tarzıyla geri dönebileceğimi ve bu çıkışı gerçekleştirebileceğimi düşünüyorum.”

‘Projeyi görünce kabul ettim’

“Türk kulüplerini çok önceden beri biliyorum. Büyük gelenekleri olan kulüpler var İstanbul’da. Antalyaspor’un da çok iyi bir projesi var ve bunu görünce karar vermek benim için çok zor olmadı. Futbol için her imkana sahibiz burada.” 

‘Schalke benim için bir hataydı’

“Leverkusen performansımla kariyerimin zirve noktasındaydım. Almanya Milli Takımı’na da çağrıldıktan sonra aldığım birçok teklif vardı. Özellikle Premier Lig takımları istemişti beni. Eşim İngiltere’ye gitmek istemedi, Almanya’da kalmayı seçtik ve Schalke’ye transfer oldum. Ancak orada sakatlıklarla boğuştum, beni getiren hoca gitti, yenisi geldi. Darmstad’a kiralandım, iyi bir sezon geçirdim ve geri döndüm ama kadroda düşünülmedim. Teknik değil idari bir karardı bu ve tüm bunlara dönüp baktığımda yanlış bir seçim yaptığımı söyleyebilirim.”

‘Hâlâ yazı yaşıyorum’

“Antalya mükemmel bir yer. Almanya’da bu mevsimde tişörtle gezebilmeniz imkansız. Lara, Konyaaltı, Side, Belek... Aile için yaşanacak bir şehir. Avrupa’da böyle şehir avantajları çok kısıtlı. Burada yazı yaşamaya devam ediyorum hâlâ. Kulüp olarak doğru hiyerarşiye sahip ve hedefi olan bir takım. Bana karşı ilgi ve alakayı görünce kararımı hemen verdim. Çok büyük bir adım atılması planlanıyor burada. Ben de kendi adıma doğru adım olduğunu düşündüm. Nuri Şahin ve Podolski gibi yıldızlar da burada. Onlar da etkili oldular gelmemde. Çok memnunum burada olduğum için.” 

‘En önemli unsur disiplinli olmak’

“Benim çıkış hikayem de her futbolcunun yapması gerektiği başarılı kişileri örnek alarak ortaya çıktı. Ben Hamburg’da başladım, önümde çok güzel örnekler vardı. Van der Vart, Kompany, De Jong gibi önemli oyuncuları idol olarak gördüm. Profesyonellik ve karakter olarak önemli isimler benim yolumu aydınlattı diyebilirim. Ancak hikayemin ana maddesi disiplin. Beni bu seviyeye getiren en önemli faktördür. Herkesin kariyerinde inişler çıkışlar olabilir ama disiplin her zaman hayatınızda var olması gereken bir değer.”

Ömer Necati Albayrak


YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...