İlkay Gündoğan: Şampiyonlar Ligi'ni kazanmak istiyorum

Manchester City’deki gururumuz İlkay Gündoğan’ın röportajında ikinci bölüm: “Pep Guardiola’yı özellikle Barcelona’yı çalıştırdığı dönemlerinde iyi takip ediyordum. Xavi ve Iniesta’yı çok sevdiğim için her zaman onunla çalışmak istemiştim. Bu imkan geldiğinde de pek fazla düşünmem gerekmedi. Guardiola, her detaya dikkat eder. Oyuncuyla alakalı olsun, taktiksel bir şey olsun... Zaten onun için de dünyanın en iyi hocalarından birisi. Belki de en iyisi. Herkes onun takımında oynamak istiyor”

12 Nisan 2019, Cuma 10:05 Son Güncelleme:
- A +
İlkay Gündoğan: Şampiyonlar Ligi'ni kazanmak istiyorum

Dünyanın en büyük kulüpleri arasında yer alan Manchester City’nin formasıyla Premier Lig’de üst üste ikinci Premier Lig şampiyonluğuna koşan İlkay Gündoğan’ın, FANATİK’e özel açıklamalarında ikinci bölüm. 27 yaşındaki Türk asıllı Alman ön libero, Manchester City’deki kariyeriyle ilgili bilinmeyenleri, hedefleri, Avrupa Futbolu’na bakış açısı başta olmak üzere birçok önemli konuda görüşlerini paylaştı. Piyasa değeri 40 milyon Euro’nun üzerinde bulunan ve Avrupa’nın diğer dev kulüplerinin transfer hedefleri arasında yer alan yıldız oyuncu, samimi sözler sarf etti. İşte o açıklamalar...

'Guardiola hayranıydım'

“Manchester City’ye 2016 yılındaki transferim öncesindeki süreç benim için açıkçası iyi başlamamıştı. Transferim, Borussia Dortmund’da sakatlık yaşadığım döneme denk geldi. O dönem sezonun bitimine yaklaşık 1 ay kala dizimden sakatlanmıştım. Ama bana inandılar ve transferim gerçekleşti. Pep Guardiola’yla ilk temasımız, ben sakatlanmadan yaklaşık 1 ay önce olmuştu. Ben, Pep Guardiola’nın uyguladığı oyun stilini her zaman çok beğeniyordum. Barcelona’da olsun, karşı karşıya geldiğimiz Bayern Münih’te olsun kendisinin çok hayranıydım.”

'City'nin parçası olmak gurur verici'

“Dortmund’da 5 senem geçmişti ve yurt dışına transfer için kendimi hazır hissetmiştim. Pep Guardiola bana Manchester City’de bir imkan sundu. Premier Lig bence şu an dünyanın en iyi ligi. Burada futbol oynama imkanım olduğunda fazla düşünmem gerekmedi. Sağolsun Borussia Dortmund zorluk çıkarmadı ve Manchester City’le anlaştı. Sonra ben de anlaştım. Ancak o dönemde yaşadığım sakatlık, benim için biraz kötü oldu. İlk 2-3 ay onunla uğraştım ve Eylül ortasında ilk maçıma çıkabildim. Ama sonunda arzu ettiğim takımda ve hocayla birlikteydim. Şu anda Manchester City’nin bir parçası olmak benim için gurur verici. Zevk aldığım futbolu oynamam için bana bir şans verilmesi benim için çok güzel bir duygu.”

‘Onunla çalışmayı hep istedim’

“Pep Guardiola’yla ilgili olarak bir de özellikle Barcelona dönemlerinde Xavi ve Iniesta’yı da çok sevdiğim için her zaman onunla çalışmak istemiştim. Pep Guardiola bir gün benim hocam da olsa da bana da bir şeyler öğretse diye hep düşünüyordum. Bu da benim için küçük bir hedefti. Bu imkan geldiğinde de pek fazla düşünmem gerekmedi.”

‘Pep, dünyanın en iyi hocası’

“Guardiola, her detaya dikkat eder. Oyuncuyla alakalı olsun, taktiksel bir şey olsun... Zaten onun için de dünyanın en iyi hocalarından birisi. Belki de en iyi hocası. Onun için herkes onun takımında oynamak istiyor. Guardiola’yla aramız çok iyi. Aramızda güven ve saygıya dayanan güzel bir bağ oluştu. Futbol düşüncemiz, hemen hemen aynı diyebilirim. Belki de onun için birbirimizi çok seviyoruz ve iyi anlaşıyoruz.”

‘Burada olmaktan onur duyuyorum’

“Ben, Pep’in istediklerini elimden geldiği kadar yapmaya çalışıyorum. Sadece ben de değil tüm takım verilen görevi en iyi şekilde yapmaya çalışıyor. Ve beraber başarılı olmak istiyoruz. Futbolu başarılı olmak ve kupa kazanmak için oynuyorsun. Pep, bugüne kadar kariyerinde birçok kez de kupa kaldırdı. Burada da birçok kupa kaldıracak. Bu kulüpte ve bu hocayla birlikte çalışmaktan büyük onur duyuyorum.”

'Cenk Tosun da bizim apartmandaydı’

“Takımımızdaki en iyi anlaştığım kişi Leroy Sane. O da Almanya’da doğma büyüme. Almanya’daki kulüplerimiz de birbirine yakındı. Zaten önceden tanışıyorduk, maçlarda karşı karşıya geliyorduk. Almanya Milli Takımı’ndan birbirimiz tanıyoruz. Ek olarak Manchester’da aynı binada oturuyoruz. Komşuyuz. Ek olarak David Silva ve Pep Guardiola da bizim apartmanda oturuyor. Cenk Tosun da bir ara bizim apartmandaydı, sonra taşındı. Onunla her şeyi konuşuyoruz. Otobüste bile yan yana oturuyoruz. Tabii ki Almanca da konuşuyoruz. Diğerlerinin de anlamaması için bazen... Bazen şaka falan yapıyoruz. Leroy’u çok seviyorum. Bazen de ona birkaç şey söyleyip onu motive etmem gerekiyor.

‘Sisteme alışmak kolay değil’

“Manchester City’de Pep Guardiola’nın sistemine alışmak kolay değil. Taktiksel ve futbol zekası anlamında çok üst seviyede olman gerekiyor. Bunun için belki de bu kadar başarılıyız. Başarı, zor şeyler yaparak gelir. Kolay bir şeyle gelmez. Ama çalışarak, hocayı dinleyerek, video konferansları olsun toplantılar olsun öğrenerek bazen de zamanla ama istek olunca her şey olur bence. Seviye olarak da burada olan oyuncuların belirli kaliteleri var. Zaten olmasa Pep onları almaz ya da istemezdi.”

‘Kalitemiz çok yüksek’

“Kulüp, seni transfer ediyorsa belirli bir değerin var demektir ve bunun da hakkını vermeye çalışacaksın. Guardiola’nın oyuncularından beklentisi çok yüksek. Onun için biz, elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz. Bazen kazanıyoruz, bazen de kaybediyoruz, spor sonuçta... Ama sonuçta elimizden geleni yapınca çoğunlukla kazanabileceğimizi düşünüyorum çünkü kalitemiz çok yüksek.”

‘Klopp’la konuşuyoruz’

“Liverpool menaceri Jürgen Klopp’la maç öncesi görüşürsek tabii ki konuşuruz. Liverpool şampiyonluk için isteğe sahip. Onlar Premier Lig’i Şampiyonlar Ligi’nden daha çok almak istiyorlar. İmkanları olduğu zaman bizi geçmek istiyorlar ama her şey bizim elimizde. Futbol olarak da bizim daha iyi oynadığımızı düşünüyorum. Biz, 7 puan geriden gelip Liverpool’u yakaladık. Eksik maçımızı kazandığımızda onları geçip lider olacağız. Bunu unutmamak lazım. Onların geçtiğimiz 1-2 ayda çok şanslı şanslı olduğunu düşünüyorum. Birçok maçta geç dakikalarda goller attılar. Her şey bizim elimizde. Son 6 maçımızı da kazanırsak şampiyon biz olacağız.”

'Her kupayı kazanabiliriz'

“Şampiyonlar Ligi’ni kazanmak istemez miyiz! Tabi ki isteriz. Hatta belki de en çok ben isterim... Borussia Dortmund’la 2013 yılında final oynamıştık. Finalde Bayern Münih’e kaybetmiştik. Ne yazık ki kötü bir anı benim için. Şu anda hem Manchester City hem de benim için hedef aynı. Tabii ki bir gün Şampiyonlar Ligi’ni kazanmak... Bunu ulaşılabilir bir hedef olarak görüyoruz. Bu sene olmazsa bile ilerleyen yıllarda bir gün kulübümüz, hocamız, oyuncularımız ve bu imkanlarımızla birlikte bu kupayı alabilecek potansiyele sahibiz. Geçen sezon da herkes söylemişti Manchester City oyun anlayışıyla, oyuncularıyla ve hocasıyla favoriler arasında... Geçen sene maalesef Liverpool’a elendik. Bu sene de bizim alabileceğimiz düşünülüyor. Favoriler arasındayız.”

‘Yüzde 100 hazır olmak gerek’

“Biz takım olarak kendimizi Şampiyonlar Ligi’ni kazanmak için hazır hissediyoruz. Çok iyi bir takım olduğumuz biliyoruz. Ama bazen de o gün yüzde yüz orada hazır olman gerekiyor. Şimdi Tottenham’la eşleştik. Bu sezon bizim için iyi geçiyor. Başlangıçta Süper Kupa’yı aldık Chelsea’den... 2 ay önce de bir kupa kazandık. Şimdi FA Cup’ta final oynayacağız. Premier Lig’de lideriz. Bu sezon her kupayı kaldırabileceğimizi düşünüyorum. Tabii ki imkansız gibi gözüküyor ama biz de en iyi yerlere gelebilmek için çabalıyoruz.”

GÖKMEN ÖZCAN - FANATİK ÖZEL

YORUM YAZ

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

Sıradaki haber yükleniyor...