MENÜ

İK yöneticileri CHRO Summit’te buluştu

İş dünyasının önde gelen yöneticileri, Fortune Türkiye & DataExpert iş birliği ve BMI organizasyonuyla düzenlenen CHRO Summit 2021’de bir araya geldi. RESHAPE temasıyla düzenlenen zirvede pandeminin etkisiyle ortaya çıkan yeni düzende çalışma hayatının geçireceği dönüşüm ve şirketlerin bu dönüşüme nasıl ayak uyduracağı gibi konular ele alındı.

03 Haziran 2021, Perşembe 11:11 Son Güncelleme:
- A +
İK yöneticileri CHRO Summit’te buluştu

Dünya, 2020’de pandeminin etkisiyle her anlamda zorlu bir dönemden geçerken, organizasyonlar da pek çok konuda en büyük sınavlarını verdi. Bu durum birçok sürecin yeniden tasarlanması ve şekillenmesi ihtiyacını doğurdu. Bu noktadan hareketle; iş dünyasının dönüşümüne öncülük eden üst düzey yöneticiler, Fortune Türkiye & DataExpert iş birliği ve BMI organizasyonuyla bu sene dördüncüsü düzenlenen CHRO Summit 2021’de RESHAPE teması ile bir araya geldi.

Türkiye'nin İK alanındaki önemli karar alıcılarına ve düşünce önderlerine ev sahipliği yapan zirveye, önde gelen şirketlerin üst düzey yöneticileri ve CHRO'larının yanı sıra, İK sektöründen orta ve üst düzey yöneticiler, İK alanındaki ürün/hizmet sağlayıcılarının üst düzey yöneticileri, İK ve yönetim uzmanları, sektör duayenleri ve basın mensupları katıldı.

Zirvenin açılışını yapan Fortune Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Şule Laleli, 2020’nin dünyada büyük değişiklilerin olduğu radikal bir yıl olduğunu söyledi. Dünyanın sosyal eşitlikçi teknolojiyle harmanlanmış bir döneme adım attığını belirten Laleli, insan kaynaklarının da şirket stratejilerinde etkin bir öneme sahip olduğunu kaydetti. Laleli önümüzdeki dönemde vizyoner İK yöneticilerine büyük görev düştüğünü belirtirken pandemi sonrası dönemde İK departmanlarının evrilmeye devam edeceğini söyledi.

‘Çalışanların yeni beceriler edinmesi gerekecek’

Akkol-MESS ve TİSK Yönetim Kurulu Başkanı, Koç Holding İnsan Kaynakları ve Endüstri İlişkileri Başkanı Özgür Burak, “İşimizin yarını ve çalışma hayatının dönüşümü” başlıklı konuşmasında, salgınla birlikte hız kazanan dijital dönüşüm yarışının şirketler ve ekosistemleri için yeni bir keşif süreci başlattığına işaret etti. Dijital dönüşüm ile çalışanların en az yüzde 40’ının yeni beceriler kazanması gerekeceğinin altını çizen Burak, “Bu nedenle işlerin ve çalışma hayatının dijital geleceğine hep birlikte hazır olmamız gerekiyor” dedi.

Koç Topluluğu’nda çalışma hayatındaki kültürel dönüşüm yolculuğuna 4 yıl önce başladıklarını belirten Akkol, “Çevik Çalışma Modeli’ni merkeze aldık. Koç Holding’de çevik dönüşüm faaliyetlerini desteklemek ve yetkinlik ihtiyaçlarını karşılamak için küresel ortaklarımızın iş birliği ile Çevik Akademi’yi hayata geçirdik. Kendi ölçeğinde dünyada bir ilk olan bu akademi ile çevik dönüşümü uçtan uca ele alıyoruz. Koç Diyalog adını verdiğimiz yeni performans yönetim sistemini de bu yıl itibariyle, Koç Topluluğu genelinde hayata geçirdik. Tasarladığımız bu yeni sistemin merkezinde OKR (Objectives and Key Results) yaklaşımı var” diye konuştu.

Aynı zamanda, Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası MESS’in Yönetim Kurulu Başkanı olan Akkol, dijital geleceğe hazırlık doğrultusunda hayata geçirdikleri somut uygulamaları da paylaştı. Akkol, “Dünyanın en büyük, en gelişmiş, en kapsamlı dijital dönüşüm ve yetkinlik gelişim merkezi olan MEXT’te dijital dönüşüm için ihtiyaç duyulan tüm hizmetleri tek çatı altında topladık. Dijital fabrikamızda, dünyanın en ileri üretim teknolojilerini sanayi ile buluşturuyoruz. Dünyadaki en büyük ‘sanayide dijital dönüşüm’ çalışması olan olgunluk değerlendirme hizmeti ile işletmelerin dijital dönüşümün hangi aşamasında olduğunu tespit ediyoruz. Dijital dönüşümün A takımını bir araya getiren ekosistemimizde dünya çapında başarılara imza atmış 40’tan fazla teknoloji ve çözüm sağlayıcısı yer alıyor. Türkiye’nin en kapsamlısı olan Dijital Dönüşüm Eğitim Programımız ile şirket üst yöneticisinden operatörüne, mühendisinden işçisine kadar, her kademedeki çalışanlar için özel eğitimler tasarladık” dedi.

‘Yöneticiler çalışanların koçu ve mentoru olmak zorunda’

Sabancı Holding CEO’su Cenk Alper, “Yeni normalde oyun kurucu olmak” başlıklı konuşmasında, şirketleri bir arada tutan unsurun karşılıklı güven olduğunu vurgularken, yöneticilerin yeni nesillerin beklentilerini anlayarak buna göre hareket etmeleri gerektiğini belirtti.

Alper, “Yeni dünyayla ilgili çok az şey biliyoruz. İK süreçleri anlam ve amaç odağına geçmeli. Özellikle yeni nesil çalışanların değerlerini daha iyi anlamalıyız. Bizim işimizde anlam bulmalarını sağlamalıyız. Yönetici olmak için çalışanların koçu ve mentoru olmalıyız. Çalışanların onları önemsediğimizi bilmelerine ihtiyaçları var. İşlere ve şirketlere doğru vizyon koyarsak çalışanların güvenini kazanabiliriz. Yeni nesil çalışanlar inanmadığı şirketlerde çalışmıyor, sürdürülebilir olmuyor. Ortak hedefler ve vaatler sürdürülebilirliğin anahtarı. Tercih edilmek ve oyun kurucu olmak için anlam sunan, onların gönlüne giren şirketler olmanız gerekiyor. Süreçleri güvene dayalı bir bağ tesis ederek sürdürülelim” dedi.

‘Pandemiyle birlikte şirketlere dinamizm geldi’

PwC Türkiye Kıdemli Ortağı Cenk Ulu’nun moderatörlüğünde gerçekleşen ‘Hızla değişen dünyada dönüşümü başarmak’ başlıklı panelde konuşan Doğan Holding CEO’su Çağlar Göğüş, pandemi sürecinde sorun tespit ettikleri işlerin iyi yönetilince alanlarında büyüme bile getirdiğini söyledi. Göğüş, pandemi sürecinde şirketlere dinamizm geldiğini, bu dinamizm sayesinde ani değişimlere karşı daha dayanıklı hale geldiklerini, bu anlamda olumsuz süreçleri pozitif olarak gördüklerini kaydetti.

BAU Global Başkanı Enver Yücel de pandemi sürecinin etkisiyle günün ihtiyaçlarına cevap vermek için anlayış değişikliğinin şart olduğunu belirtti. Yücel, “Farklılıkları zenginlik haline getiren bir insan kaynağı yetiştirmek gerekiyor. Eğitim bu anlamda tüm sektörlerin lokomotifi. Ne kadar eğitimliysen o kadar ekonomik kalkınma yaşarsın. Eğitimin dönüşümü nasıl olacak dünyanın meselesi artık bu. Eğitim fabrikasyon olmaktan çıkıp kişiye özgü olmalı. Bireyleri ayrı ayrı önemsemek gerek. Eskisi gibi sınıfa çocuk doldurmak artık geride kaldı. Fırsat eşitliğini eğitimde sağlamamız lazım. Teknolojiyi eğitimde kullanmak Türkiye’nin elindeki bir fırsat” diye konuştu.

Otokoç Otomotiv Genel Müdürü İnan Ekici ise, pandemi döneminde uzun vadeli stratejiden çevik stratejiye geçişi deneyimlediklerini belirtti. Bu tür yıkıcı değişimlere alternatif plan ve stratejilerin önemini anladıklarını vurgulayan Ekici, “Kısa vadeye önem verdik. İnsani değerlere önem vermeyi anladık. Dönüşüm daha kısa sürelerde oldu. Dijitalleşme de hız kazandı. Karar alma süreçlerinde hızlı hareket edildi ve ön yargılar yıkıldı” dedi.

Alarko Holding Yönetim Kurulu Üyesi Leyla Alaton da önümüzdeki dönemde bütün sektörlerin önünün açık olduğunu, ancak yönetim mevkilerinde 40 yaş altı kişilerin bulunmasının son derece önemli olduğunu söyledi. Alarko’da 20 yaş grubu danışmanları bulunduğunu vurgulayan Alaton, “Yeni gelişmelere ve geleceğe şaşırmamak gerekiyor. Gelecek daha adil olacak paraya ve bilgiye ulaşma anlamında. Gelecek heyecan verici. Yönetimde strateji belirleyen ekiplerde mutlaka gençler olmalı” diye konuştu.

‘Mükemmel lider yoktur’

Siemens Kıdemli Başkan Yardımcısı, Global Yetenek ve Liderlik Başkanı Dr. Robert Neuhauser zirvede yaptığı konuşmada günümüzde İK departmanının radikal bir değişim geçirdiğini belirtti. İK’nın değişiminde dört etken bulunduğunu söyleyen Neuhauser, bunların kaybolan öngörülebilirlik, bireyselleşen teknoloji, niceliksel bilimsek içgörü ve değişen beklentiler olduğunu kaydetti. Günümüzde İK merkezli bakış açısından insan merkezli bakış açısına geçilmesinin şart olduğunu ifade eden Neuhauser, günümüzde mükemmel lider anlayışını terk ettiklerini, zira mükemmel liderlik profilinin bulunmadığını söyledi.

İK dijital dönüşüme liderlik ediyor

Uipath Türkiye Genel Müdürü Tuğrul Cora yaptığı konuşmada, günümüzde İK yöneticilerinin çalışan bağımlılığı, çalışan verimliliği ve yeni normale dönüşüm ihtiyacı gibi 3 odak alanı bulunduğunu belirtti. Robotik süreç otomasyonunun (RPA) tüm dünyada yaygınlaştığını hatırlatan Cora, RPA sayesinde hata payının azaldığını, süreçlerin hızlandığını, esnekliğin arttığını, çalışanların daha iyi ve tutarlı kararlar alabildiğini belirtti. İK departmanlarının şirketlerin dijital dönüşümüne öncülük ettiklerini vurgulayan Cora, “İşe alım, ücret ve yan haklar, çalışan ilişkileri, güvenlik, uyum, eğitim ve gelişim gibi alanlar otomasyonla çözüldüğünde daha iyi ve kaliteli işler çıkıyor. Sürdürülebilir büyüme ve dünyada rekabette söz sahibi olmak için otomasyon süreçlerini iş yönetim süreçlerine dahil etmek çok önemli” dedi.

İş hayatına eklenen yeni kavram: Dijital yaka

DataExpert Yönetici Ortağı Yasin Altunkaya moderatörlüğünde gerçekleşen ‘Geleceğin organizasyonlarını inşa etmek’ başlıklı panelde konuşan Eczacıbaşı Topluluğu, İnsan Kaynakları Grup Başkanı Dr. Eylem Özgür, pandemi sürecinde verimlilik, dayanıklılık ve hızlı karar almanın faydalarını gördüklerini söyledi. Bu süreçte ertelemek yerine işleri sürdürmeye odaklandıklarını belirten Özgür, yeni çalışma düzeninin yeni çalışan deneyimleri tasarlamayı gerektirdiğini, bu süreçleri tasarlarken tüm paydaşları düşünerek hareket ettiklerini ifade etti.

Akbank İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Pınar Anapa ise pandeminin başında hızlı aksiyon aldıklarını söyledi. Teknolojisi ve altyapısı uygun olan şirketlerin sürece hızlı adapte olduklarını vurgulayan Anapa, ortaya çıkan yeni alışkanlıklarla pandemi sonrasında da ne yapacaklarını planladıklarını kaydetti.

Turkcell İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Serhat Demir ise günümüzde beyaz yaka ve mavi yaka kavramlarının yanına dijital yaka kavramının eklendiğini söyledi. Pandeminin etkisiyle hayatımıza giren uzaktan çalışma kavramının sadece uzaktan iş yapma değil tüm sürecin uzaktan yürütülmesine doğru evrilen bir değişim olduğunu belirten Demir, “Dönüşüm her anlamda ve alanda yaşanıyor. Bu süreçte tamamen uzaktan çalışıp, henüz hiç ofise gitmemiş yeni çalışma arkadaşlarımız şirketimize dahil oldu. Birçok değişkeni her gün yeni bir gelişmeyle karşılaşıyoruz. Bu anlamda esnek olmak için dijital enstrümanları daha iyi kullanmak ve bunlarla ilerlemek önemli” dedi. Pandemi sürecinde Turkcell’in hız kaybetmediğini, tam tersine hız kazandığını belirten Demir, İK süreçlerinin dijitalleşmeyle birlikte daha da hızlı dönüşeceğini, bu kapsamda esneklik ve uzaktan çalışma modellerini geliştirecek çalışmalarını sürdüreceklerini dile getirdi.

Şişecam İnsan Kaynakları Başkanı Şengül Arslan da 2 yıldır sürdürdükleri İK dönüşüm programıyla gelecek 5 yılı planladıklarını belirtti. Yeni süreçlerde İK liderliğinin geniş bir bakış açısı kazanmasının kurumların gelişmesinde önemli rol oynayacağı görüşünde olduklarını söyleyen Arslan, “İK yöneticileri işi anlayarak değer katarak yaparsa, çalışanlar da kendilerine farklı iş ve kariyer hedefleri koyabilirler. Başka fonksiyonlar üzerinden de İK’ya bakarak kariyer yolculuğunda rotasyon fırsatlarından faydalanmaları önemli” diye konuştu.

2022’ye kadar 133 milyon yeni iş ortaya çıkacak 

Zirvede 2021 yılında Mercer’ın gerçekleştirdiği Küresel Yetenek Trendleri raporunun sonuçlarını açıklayan Mercer Türkiye İş Geliştirme Direktörü Şadiye Azışık Kılcıgil, “Dijital dönüşüm iş gücünün geleceğini büyük ölçüde etkilerken iş yapma şeklimizi de değiştirecek. Yapılan araştırmalar 2022 yılına kadar 133 milyon yeni işin ortaya çıkması bekleniyor. Yine 75 milyon işe artık ihtiyaç duyulmayacağı ön görülüyor. Pandeminin de hızlandırdığı dijitalleşmeyle birlikte bilgisayar ve matematik mühendisliği, bilgi güvenliği, satış ve pazarlama, veri analizi, yapay zeka ve makine öğrenmesi gibi işler popülerliğini artırırken, ofis ve idari işler, üretim, inşaat, bakım ve onarım, muhasebe, danışma, ulaşım, medya ve istatistik gibi işler ise kan kaybetmeye devam edecek. Çalışanların yüzde 42’si işlerinin ana bileşenlerinin önemli derecede değiştiğini görecek” dedi.

Raporun sonuçlarına göre bu yıl içerisinde şirketlerin yüzde 99’unun dijital dönüşüm planladığını söyleyen Kılcıgil, “Araştırmaya göre Covid-19’un hızlandırıcı etkisiyle birlikte şirketlerin yüzde 71’inin iyi tanımlanmış bir dijitalleşme yol haritası planı var. Mevcut durumda dijitalleşmenin en fazla görüldüğü fonksiyon bilgi teknolojileri iken AR-GE, ürün geliştirme ve satış sonrası hizmet onu sırasıyla takip ediyor. Önümüzdeki 2-3 yıl içerisinde tamamen dijitalleşmesi öngörülen fonksiyonların başında ise insan kaynakları, satın alma ve finans departmanları geliyor” dedi.

‘CHRO Summit alınan derslere göz atmak için bir fırsat’

AXA Sigorta Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve CEO’su Yavuz Ölken bu yılki CHRO Summit’in alışılageldik stratejilerin yıkıldığı bir senenin ardından alınan derslere göz atmak için bir fırsat olduğunu söyledi. AXA Sigorta olarak insan kaynaklarını geleceğe hazırlamak ve kaotik değişimlerle dolu bir dünyaya uyum sağlamalarına yardımcı olmak için bu konulara eğileceklerini söyleyen Ölken, “Bu doğrultuda her yıl farklı bir mercekten gelecekte dünyayı ve insanları bekleyen değişim ve zorluklara dair tablolar çizdikleri Öngörü Raporu’nun 2021 edisyonundan yola çıkarak trend okumalarıyla geleceği nasıl şekillendireceğimizi konuştuk. CHRO Summit’e katılarak birikimimizi değerli katılımcılarla paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz” diye konuştu.

‘Sosyal yatırımlarımıza devam ettik’

Shell Global’in Perakende Satışlardan Sorumlu İK Başkan Yardımcısı Mooi-Fung Farm, Covid-19 ile mücadele yılı olan 2020’de en büyük önceliklerinin, müşterilerinin, paydaşlarının ve çalışanlarının sağlığını korurken salgınla mücadeleye katkıda bulunmak olduğunu söyledi.

Bu süreçte, ülkeler bazında edindikleri tecrübeleri dünyanın farklı noktalarında paylaşarak salgınla mücadele sürecini en iyi şekilde yönetebildiklerinin altını çizen Mooi-Fung Türkiye’de, T.C. Sağlık Bakanlığı’nın salgınla mücadele çalışmalarına destek olmak amacıyla bakanlık bünyesindeki sağlık çalışanları, ambulanslar ve diğer araçların kullanımı için 5 milyon TL değerinde akaryakıt desteği sağladıklarını ve 175 bin litre dezenfektan bağışı gerçekleştirdiklerini belirtti.

Süreç boyunca sosyal yatırım programlarına devam ettiklerini kaydeden Mooi-Fung, çalışanların motivasyonlarını ve verimliliklerini artırmaya yönelik esnek çalışma, izin politikalarında güncelleme gibi farklı uygulamaları da hayata geçirdiklerini ifade etti.

Mooi-Fung, Türkiye’de ilk defa hayata geçirdikleri online staj uygulaması ve üniversitelerle ortaklaşa online gerçekleştirdikleri programlar sayesinde 500 bine yakın öğrenciye ulaştıklarının da altını çizdi.

‘Pandemi verimlilikte fark yaratmadı’

Milliyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mete Belovacıklı’nın moderatörlüğünde gerçekleşen ‘Pandemi ile gelen dönüşüm zorunluluğu ve sonrası’ başlıklı panelde konuşan sahibinden.com CEO’su Burak Ertaş, faaliyet gösterdikleri sektörün pandemiden etkilendiğini, ancak verimlilik ölçümlerinde büyük farklar görmediklerini söyledi. Ertaş, önümüzdeki dönemde hibrit çalışma modeline dönmek için çalışmalarını sürdürdüklerini, iletişimi nasıl etkin kılacakları ve ekiplerin birbirlerine olan bağlılığını artıracak çalışmalarda bulunduklarını ifade etti.

MultinetUp CEO’su Demirhan Şener de pandeminin yarattığı belirsizlik içinde bildiklerine odaklandıklarını, çevik iş süreçleri ve dijitalleşme yatırımlarıyla 2 gün gibi kısa bir sürede uzaktan çalışma modeline geçtiklerini söyledi. Şener, yeni dönemde iki temel alanda ilerlediklerini, bunlardan ilkinin her alanda çeşitlendirme, ikincisinin ise her noktada dijitalleşme olduğunu belirtti.

Assan Aluminyum Genel Müdürü Göksal Güngör ise, 50 yıla yakın tecrübeleriyle esnek ve çevik çalışma özellikleri sayesinde pandemi gibi ani gelişen durumlarda riski iyi yönetme ve hızlı aksiyon aldıklarını ifade etti. Güngör, Avrupa Birliği’nin en büyük 2 üreticisinden biri olarak bu zor süreçte de büyümeyi ve paydaşlarını desteklemeyi sürdürdüklerini vurguladı. Şirket olarak insan odaklı bir üretim anlayışına sahip olduklarını söyleyen Güngör, “Odağımıza ortak aklı koyuyoruz. Birbirimize kenetlendik. Bunu sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

Logo Yazılım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Logo Grup CEO'su M. Buğra Koyuncu ise şirket olarak uzaktan çalışma ve zaman yönetiminin önemini zaten bildiklerini, pandeminin bu süreçleri hızlandırdığını söyledi. Türk firmaları bu dönemde rekabete katılımcı yatırımlar yaptıklarının altını çizen Koyuncu, pandeminin yarattığı yeni ortamda işlerinin ivme kazandığını ve arttığını belirtti. Koyuncu, “Kavramların tüketildiği, ucuzladığı bir dönemden geçiyoruz. Teknoloji ve yazılım firmalarına güvenelim, danışalım, araştıralım” diye konuştu.

‘Pandemi sürecinde içgüdüsel olarak ayakta kaldık’

Deloitte Türkiye İnsan Yönetimi Hizmetleri Lideri Cem Sezgin’in moderatörlüğünde gerçekleşen ‘Yeni normalde yetenek yönetiminin geleceği’ başlıklı panelde konuşan Domino's İnsan Kaynakları Direktörü Nilüfer Değirmenci, pandemi sürecinde içgüdüsel olarak hayatta kalmayı sürdürdüklerini ve tüm paydaşlarla yapılandırılmış bir iletişim modeli kurduklarını söyledi. Değirmenci, insanların eskiye dönmeye hazır olduklarını, ancak burada tek bir doğru yöntem olmadığını, şirketlerin kendi doğrularını çalışanlara ve etrafa bakarak şekillendirmeleri gerektiğini belirtti.

Migros İnsan Kaynakları ve Endüstri İlişkileri Genel Müdür Yardımcısı Olcay Yılmaz Nomak da ‘bilinmezler dönemi’ olarak adlandırdığı pandemi sürecinde hızlı adaptasyonun zorunlu hale geldiğini söyledi. Nomak “Esnek ve çevik olmak zorunlu hale geldi. Gerçek hayatın zorunluluğu oldu. Gelecek geçmişten farklı olacak. Değişim her an var olan bir durum. Bizi buraya getiren daha ileriye götürmeyecek. ‘Biz şimdi ne yapacağız’ düşüncesiyle öne çıkacak durumları belirledik” diye konuştu.

Aktifbank Yetenek Gelişimi ve Operasyon Genel Müdür Yardımcısı Selcan Arkalı ise bu dönemde dünyada ve Türkiye’de yetkinliklerin hızla değiştiğini ve geliştiğini belirtti. Arkalı “İnsana kaynak olarak bakmıyoruz. İK alanında ‘yetenek ve gelişim’ olarak kendimizi yeniden adlandırdık. Alt gruplarda da isimleri değiştirdik. ‘Çalışan deneyimi ekibi, çalışan ilişkileri ve analitiği’ adı altında 3 farklı ekibimiz var” dedi.

Novartis Grup Türkiye İnsan ve Organizasyon Direktörü Dr. Senay Kızılkaya ise şirketlerin iş süreçlerinin her alanında esneklik odaklı davranmaları gerektiğini kaydetti. Kızılkaya “Yeteneği teknoloji ve dijitalleşme odağında değerlendirmemiz önemli. Bu anlamda yeni yetenek ve çalışma alanları doğdu. Yeni jenerasyonun 4–5 meslek dalında uzmanlaşacağı öngörülüyor. Uzmanlara göre gelecekteki mesleklerin yüzde 70’i bilinmiyor. Bu anlamda geleceği öngörmek ayrıca önemli hale geldi” ifadelerini kullandı.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...