Galatasaray - Rizespor maçının ardından Okan Buruk'a uyarı: 'Acil çözüm bulmalı' | 'Bu oyun yetmez'

Galatasaray Süper Lig'in 4. haftasında sahasında Çaykur Rizespor'u ağırladı. Sarı kırmızılılar Davinson, Osimhen ve Icardi'nin golleriyle maçı 3-1 kazandı. Okan Buruk ve ekibi yoluna 4'te 4 ile devam etti.
OKAN BURUK: RAHAT BİR MAÇ GEÇTİ DİYEBİLİRİZ
Müsabakanın ardından açıklamalarda bulunan Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, "3 hafta kazanarak geldik, 4. hafta da kazandık. Bunun mutluluğunu yaşıyorum. Milli takım arasına kazanarak girdik. Rakibimizin bizi geride karşılayacağını, oyunun belli bölümlerinde baskıya çıkacağını biliyorduk. Buna hazırlandık. Biraz daha rakibimizin savunmaya yaslandığında daha üretken olabilirdik. Bu üretkenlikte bugün zaman zaman sıkıntı yaşadık. Devre arası Torreira ve Sara’ya daha çok öne gitmelerini istediğimizi söyledik. İkinci yarı rakip sahaya daha iyi yerleştik. Stoperlerimiz hücuma çıkışları da önemliydi. Bir golü de bu şekilde bulduk. Daha çok üretebilirdik. Rakibimiz topu daha çok bize verdi. Pozisyon olarak daha iyi işler yapabilirdik. Tempoyu yükseltmek istediğimizde yükselttik. Çok net pozisyonlar rakibimize vermedik. Genel olarak bizim için rahat bir maç geçti diyebilirim" şeklinde konuştu.

İLHAN PALUT: TAKIMIMDAN İYİ SİNYALLER ALDIM
Maçın ardından değerlendirmelerde bulunan Çaykur Rizespor Teknik Direktörü İlhan Palut, "Zor bir maç bizi bekliyordu. Galatasaray’ın moral, motivasyonu ve kaliteleri maç öncesi onların avantajlarıydı. Buraya gelirken iyi savunma ve karakterli oyunumuzla geldik. En çok dikkat ettiğimiz ve çekindiğimiz parametreler duran toplardı. Duran toptan 1-0 geriye düştük. Oyuncularım mücadele ettiler. İkinci yarıya iyi başlamadık. Attığımız gol bizim maça dönüş golümüzdü. İkinci golü bulamadık. Basit bir hatayla Galatasaray maçı 3-1 kazandı. Takımımdan iyi sinyaller aldım. Puan ve puanlar almalıyız. Tabloya baktığımız zaman erken bir şekilde canımız sıkılıyor. Ofansif olarak etkili olup puanları hanemize yazdırmamız lazım. İstediğimiz gibi gitmeyince benim için önemli. Çalışacağız ve galibiyetlere başlamamız gerekiyor. Galatasaray iyi oynadı. Onları da kutluyorum" ifadelerini kullandı.

Galatasaray - Çaykur Rizespor maçını FANATİK yazarları köşe yazılarında kaleme aldılar. Sarı Kırmızılılar'ın performansını değerlendiren usta isimlerden uyarılar geldi ve Şampiyonlar Ligi maçlarına dikkat çekildi.

OKAN BURUK ACİL ÇÖZÜM BULMALI / BURAK ÖZDEMİR - FANATİK
Galatasaray, herkesin bol gollü ve rahat galibiyet alacağını beklediği maçta kötü bir oyun ortaya koyarak kazandı. Fatih Karagümrük maçında da olduğu gibi sarı-kırmızılılar geride takım boyunu kısaltarak konumlandıran ve kazandığı toplarda hızla hücuma geçiş yapan takımlar karşısında zorlanıyor.

YARATICILIK ÇOK DÜŞÜK KALDI
Takımın özellikle hücum hattındaki isimleri çok fazla kendine oynamaya başladı. Bu Galatasaray için çok büyük bir problem. Galatasaray ön alana çok rahat bir şekilde yerleşiyor. Buraya kadar her şey tamam, ancak fişi çekecek iki kritik nokta eksik. Birisi ceza sahasına sürpriz ve boş koşu atacak oyuncu, ikincisi kaliteli kilit pas. Okan Buruk'un bu işe çok hızlı bir şekilde çözüm bulması lazım.

ÇOK POZİSYON VERİYOR
Galatasaray, geçen sezon Lemina plana dahil olana kadar hemen hemen hiçbir maçta kalesini gole kapatamamıştı. Bu sezon da Lemina olmasına rağmen oraya doğru bir gidiş var. 4-0 kazanılan Kayserispor maçı da dahil olmak üzere Galatasaray kalesinde çok fazla pozisyon veriyor. Takım adeta "orta saha transferi şart" diye bas bas bağırıyor. Bu pozisyonlar Şampiyonlar Ligi'nde çok ağır cezalandırılır.

BU DESTAN SENİN ESERİN / OĞUZ DİZER - FANATİK
Aziz Atatürk Büyük Taarruz emrini verdin, Türk milleti başlattığın Kurtuluş Savaşı’nı 30 Ağustos 1922’de Ege’deki zaferle kazandı. Üstelik İngiltere, Fransa, İtalya, Yunanistan ve tüm emperyalist güçlere karşı. Kadını, erkeğiyle kahraman silah arkadaşları ve Ulu Önder’imize sonsuz dualarımız ve şükran duygularımızı sunmak görevimizdir. Bu destan senin eserin Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Rizespor’u konuk eden Galatasaray’ın esas kuruluş amacı yabancıları yenmek; çağdaş, başarılı Türkiye karekterini zirvelere taşımaktır. Keşke rakipler de benzer yapı hamili olsa! Kerem ile ilgili rüçhan hakkını, Fenerbahçe adına, pozitif anlamda kullanan Galatasaray’a bakın. Bir de Basketbol Milli Takımımıza sporcu göndermeyen Fenerbahçe Kulübü’ne! Portekiz’i de sürklase eden Ergin Ataman bu arada 3’te 3 yaptı.

İlhan Palut ‘Galatasaray’a karşı sürekli savunma yapamayız’ dedi. Farklı istikameti işaret etti. Tehlike de üretti. İki golleri de ofsayta kurban gitti. Bu arada Galatasaray rakip alana, kanatlar bekleneni servis etmese de çöktü. Hele hele Abdülkerim’in direkten dönen salvosu! Taha da aynen kısasa kısas yaptı valla. Rize’de Laci, Mithat ve Sowe hücuma katkı, Sara asistinde Sanchez; 4 bininci GS golüyle tarih yazdı. Sane de bir başka, tarih yazacaktı ama Rizespor yine ofsayta takıldı. Palut düşüncesi 2 kez Galatasaray ağlarını sarstı da ofsayt neticesi goller matluba muvafık sayılmadı.

GECENİN KURGUSUNU BEĞENMEDİM
Sevgili Okan Buruk Rizespor belki de yabancı olmadığı için, geçerli tek gol atıp can yakmadı. Ama yabancılar asla affetmez, fena yapar diye düşünüyorum. Dün gecenin kurgusunu beğenmedim! Bi şekil yapman lazım yani! Karakter sembolü Abdülkerim, futbolunu mükemmel asisti ile süsledi. Osimhen ikiledi. Sallai kazandığı lokumu ‘ben yemicem, sen ye’ dedi Icardi’ye armağan etti. Nice nice bayramlara...

BU OYUN YETMEZ / TUNÇ KAYACI - FANATİK
Galatasaray yaptığı flaş tranferlerle bu sezonun da en büyük şampiyonluk adayıyım mesajını veriyor. Ancak dün gece bir kere daha gördük ki oyunla değil, gücüyle rakiplerine üstünlük sağlıyor. Aslında Şampiyonlar Ligi’ndeki rakiplerine bakarsak, bu gücün orada geçerli olmayacağı çok açık. Rizespor mütevazı kadrosuyla ilk yarıda bir direkten dönen topu ve 2 de golü ofsayt sebebiyle iptal oldu. İki iptal edilen gole baktığınızda Galatasaray takım savunması adına alarm verdiğini net görebilirsiniz. Bu baskının çok fazlasını Şampiyonlar Ligi’nde göreceğinize göre, Okan Buruk acilen bu oyun mantelitesini revize etmeli. İlk yarı belki baskı vardı, istatistik rakamlarında üstünlüğünüz olabilir ama attğınız tek gol duran toptan geldi. Daha sezonun başındayız, zamana ihtiyaç var gibi sözlerle kendinizi kandırırsınız. Bence Sarı-Kırmızılılar’ın daha tempolu, daha dinamik ve rakibin yüzünü kalesine döndürmeden sert presle oynaması lazım. Ama ilk 45 dakika da biz nasıl olsa kazanırız duygusunun hakim olduğu bir futbolcu topluluğu izledik. Kimse kusura bakmasın, buram buram Barış Alper’i aradı gözler.

İÇ AÇICI DEĞİL
İkinci yarıda daha az hata yapan daha iyi hücum yapan Galatasaray’da ritmi bozan isim Sane oldu. Saç baş yoldurtan paslar, şutlar atarak taraftarı çıldırttı. Uyum süreci vardır, Sane’nin de zaten böyle bir kredisi var, ancak sıkıntı acemice davranışları kendine olan güvensizliği bana göre... Galatasaray’ın geriden ayağa topla çıkma macerası dün gece pahalıya patladı. Bu maçı Galatasaray’ın gol yemeden bitirmesi mucize olurdu. Nitekim iki golün iptal olmasından ders almamışlar ki basit bir baskıdan kalesinde golü gördü. Okan Buruk’un ısrarla Sane’yi sahada tutması da bana göre yanlıştı. Dün gece kolay geçer denilen ve öyle de başlangıcı olan karşılaşmada son bölüm tribündeki ve ekran başındaki taraftar açısından hiç de iç açıcı değildi... Sonuçtan bağımsız Şampiyonlar Ligi’nde rakiplerinin belli olduğu bir maçta Galatasaray bu oyununu görünce kimsenin mutlu olduğunu düşünmüyorum...

HAKEM SORUNSUZ YÖNETTİ / DENİZ ÇOBAN - FANATİK
Maçın tecrübesiz ismi Ali Yılmaz, karşılaşma süresince fazla zorlanmadı. Bu seviye maçlarda daha önce çok fazla görev almamış olmasına rağmen kendinden emin ve tutarlıydı. Oyunculardan kabul gördü. Kritik karar vermek zorunda da kalmadı. Oyuncuların sportmence tavırları işini kolaylaştırdı. Faul standardı yüksekti. Bir iki kart hatasından bahsedebilirim. Ancak gidişatı etkileyecek hatalar değildi. Galatasaray’ın üçüncü golü öncesi Sallai’nin rakibine herhangi bir ihlali yoktu. Gol temizdi. Hakem “Sorunsuz bir maç tamamladı.” diyebilirim.

GALATASARAY HAZIR DEĞİL / HAMİT TURHAN FANATİK
Bir takımda işlerin yolunda gidip gitmediğinin en önemli göstergelerinden biri gol sevinçleridir. Ve bunu ilk kez yazmıyorum! Bunun yanı sıra kaçan pozisyonlarda veya yapılan fahiş hatalarda oyuncuların birbirlerine karşı verdiği reaksiyondur. Galatasaray'ın dün geceki Çaykur Rize galibiyetinde atılan gollerde geçmiş zamanlardaki coşkuyu asla göremedik. Hatta, Osimhen'in attığı golde Nijeryalı forvet asisti yapan Abdülkerim'e sarılarak öylesine öfkeli bir yüz ifadesiyle takım arkadaşına sahip çıktı ki, bu adamın yerine nasıl futbolcu ararsınız, der gibiydi adeta! Kaçırılan gollerde ise başta Yunus olmak üzere futbolcuların sanki kıyamet kopmuşçasına verdiği anormal tepkiler, takımın saha dışı faktörlerden olumsuz etkilendiğinin bariz göstergesiydi.

MENTÖR OKAN BURUK'UN ÇABASI DA YETMEMİŞ
Aslında sıradan bir lig maçı yazısında saha dışına çok fazla vurgu yapmak doğru bir yaklaşım olarak görülmeyebilir ama futbol saha içi-dışıyla beraber bir bütündür. Barış Alper krizinin takımı etkilemediğini söylemek abesle iştigaldir. Yanı sıra Kerem'in transfer sürecinin de... Çok iyi bir kriz yönetimi üstadı olduğuna inandığım Okan Buruk'un çabaları da takımı tam olarak yörüngeye oturtamamış maalesef. Rize maçında bunu net olarak gördük.

RİZE BİRAZ CESUR OLSAYDI PUAN ALIRDI
Ligin iyi hocalarından biri olan İlhan Palut, eğer maç öncesi pompalanan Galatasaray bu ligin çok çok üstünde, Anadolu takımlarına asla puan kaybetmez illüzyonuna kapılmasaydı, dün gece İstanbul'dan en azından bir puanı cebine koyup Karadeniz'e dönmüş olurdu. Palut'un Rizesi, bu maça kadar gol yemeyen takıma üç gol attı, biri milimle olmak üzere ikisi ofsayta takıldı ve kalesinde basit goller gördü. Biri duran top biri Osimhen biri de bariz bir defans hatasından... Tabii, ikinci yarı sahaya sürdüğü ve oyunu domine etmesini sağladığı takımın teknik ayaklarıyla maça neden başlamadığı da ayrı bir soru işareti! Bu da onun hata hanesine yazar.

BARIŞ ALPER YARASI ASLA KABUK BAĞLAMAZ
Bundan önceki sezonlarda Milli ara Galatasaray'a pek yaramazdı. Çünkü tam ritmini bulduğu anda Milli ara devreye girer ve sonrasında toparlanması zaman alırdı. Bu kez ise tam tersi olacak benim görüşüme göre. Milli ara Galatasaray'ın bütün yaralarını sarması için fırsat olacak. Transferler tamamlanacak, Leroy Sane biraz daha takıma adapte olacak, Barış Alper krizi tatlıya bağlanacak -ancak bu yaranın asla kabuk bağlamayacağını da ifade etmeliyim- İcardi ve Osimhen daha hazır ve fit hale gelecek, Singo takıma oturacak, Okan hocanın, ilk dört haftanın yıldızı Sallai'yi her yerde kullanma şansı doğacak ve takımın rakipler üzerindeki dominasyonu ezici bir düzeye ulaşacak. Velhasıl, Galatasaray çağı başlayacak.
