Fortuna Sittard Başkanı Işıtan Gün: Hollanda'da 3 yılda bir numarayız!

Acun Ilıcalı'nın Hollanda ekibi Fortuna Sittard kulübünü satın alacağı haberleri gündeme bomba gibi düşmüştü. Kulübü 2. Lig'deyken batma noktasında alan, tarihin en düşük bütçesiyle ve en genç kadrosuyla 1. Lig'e çıkartan kulüp başkanı Işıtan Gün ile Zoom üzerinden bir röportaj gerçekleştirdik. Kulübü Hollanda'nın en iyi yönetilen 3-4 takımlarından biri haline getirdiklerini dile getiren Işıtan Gün, Acun Ilıcalı ile görüşmelerin olumlu bir şekilde sürdüğünü söyledi.

27 Haziran 2020, Cumartesi 09:31 Son Güncelleme:
- A +
Fortuna Sittard Başkanı Işıtan Gün: Hollanda'da 3 yılda bir numarayız!

Acun Ilıcalı'nın satın alacağı konuşulan Hollanda kulübü Fortuna Sittard'ın Türk Başkanı Işıtan Gün Fanatik'e konuştu. Kulüp hisselerinin satışıyla alakalı Acun Ilıcalı ile alakalı görüşmelerin olumlu devam ettiğini belirten Işıtan Gün "Satış kulübün hisselerinin tamamı değil belli bir kısmını kapsıyor. Acun Ilıcalı ile bu konuda mütabıkız. Kulübü yönetmeye devam edeceğiz. Acun Ilıcalı ile gücümüz daha da artacak. Düşük bütçeyle bile 3 yılda transferde 6 milyon Euro kara geçtik. Hollanda'da 3 yılda bir numarayız. Bütçemiz artığında çok daha iyi işler yapacağız." ifadelerini kullandı.

İşte Işıtan Gün'ün Fanatik'e yaptığı o samimi açıklamalar...

"Kulüp yönetmek iğneyle kuyu kazmak gibi"

Herkese çok kolay geliyor. Kulüp alayım yöneteyim diye düşünüyor. Ama bu işler hiç kolay değil. 3. Lig'den, 4 Lig'den de kulüp alsan neticede bunların hepsi birer camia. Hepsinin yüzlerce yıllık tarihi olan kurumlar. İçinde kendi kültürleri ve dinamikleri olan kurumlar. Dışarıdan gelen birinin onları yeni bir kültüre adapte etmesi çok mesai isteyen bir iş. Bu işin sadece mali kısmı değil, spor yönetimi sonuçta insan işi. İnsanlara güven verme, insanları ikna etme, insanlara doğru yaptığın şeyleri doğru anlatma. Öyle tepeden geldin şu şöyle olsun bu şöyle olsun gibi bir durum söz konusu olmuyor. Çok ülkede bunun çok kötü giden bunun bir çok örneği var. İğneyle kuyu kazmak gibi bir şey. Ben burada çok ciddi mesai harcamadım. Alt yapıdaki oyuncunun ailesinin evine de gittim, alt yapıdaki hocalarla saatlerce konuştuğum da oldu. Sonuçta insanlarda o samimiyeti gördü. Sonuçta samimiyet evrensel bir dil. Çünkü karşındaki ne olursa olsun senin niyetinin iyi olduğunu, çalışkan olduğunu, doğru işler yaptığını görüyor veya hissediyor. O şekilde bir güven kazandık. 

"Transferde 6 milyon Euro kâra geçtik"

İşin mali boyutuysa. Kulüp 2. Lig'in sonundaydı. İflas etmek üzereydi. İki tane çalışanı vardı. İnsanlar futbolu çok parayla ilgili gibi adletmeye başladı ama biz bunu çok kısıtlı imkanlarla yaptık. Bir kaç örnek vermem gerekirse aslında 2016'dan beri yaklaşık 6 milyon Euro transferde kâra geçtik. Sadece Ajax'a sattığımız Perr Schuurs'dan 3 milyon Euro kazandık ve bir sonraki satıştan yüzde 15 payımız var. Bu oyuncunun şuan ki piyasa değeri ise 20 milyon Euro civarı. Bu oyuncunun bize maliyeti olmadı mesela. Feyenoord'a yeni bir oyuncu verdik bonuslarla 1.5 milyon Euro'ya, bize maliyeti 80 bin Euro'ydu. Amadou Ciss'i ise Fransa 3. Ligi'nden 160 bin Euro'ya kadromuza katmıştık. Dün itibariyle Amiens külübü ile 1.2 milyon Euro'ya anlaştık. Bunları neden anlatıyorum onu da söyleyeyim. İmkan olmadan da oyuncu bulup iyi paralara satabiliyoruz. Türkiye'deki gibi bir edecek oyuncuya 3 vermiyoruz. 

"15 milyon Euro'luk oyuncu değerimiz var"

Hollanda'da kulüplerin borçlanmasına izin vermeyen bir lisans sistemi var. Biz geldiğimizde finansal kriterlere uymadığı için kulüp lisansını kaybetmek üzereydi. Kulübün 2 milyon Euro'ya yakın bir borcu vardı. Şuanda ise herhangi bir borcumuz falan yok. Benim Galatasaray 'daki tecrübeme göre çok daha farklı. Her şey günü gününe ödeniyor. Bunu nasıl yapıyoruz? Aslında ne kazanacağımız biliyoruz. Bir kulüp her zaman ne kazanacağını bilir. Sponsor belli, yayın geliri belli, hasılat geliri iyi kötü bellidir. İyi bir yönetim sergilediğimize inanıyorum. Bu bahsettiğimiz satışları yapmamıza rağmen 15 kiralık oyuncumuz var. Ayrıca mevcut kadrodaki oyuncularla birlikte 15 milyon Euro'luk bir değer var. Hem borçları ödedik, hem oyunculardan kâr ettik hem de 15 milyon Euro'luk bir değer yarattık. Bunları yapabilmek pekala mümkün, sadece çalışmak gerekiyor.

"Türkiye'den sıfır destek aldık"

Biz bu işe kimseye güvenerek girmedik ama Hollandalı kulüp başkanları "Türk şirketleri size nasıl sponsor olmaz diyor. Biz buna inanamıyoruz diyorlar. Bu tabi bizim dışımızda gelişen bir şey. Türkiye'den sıfır destek aldık. Hollanda tarafına gelince, ilk başlarda bize çok şüpheci bakıyorlardı o algı değişti. Şimdi nereye gitsek bizden "Bir Başarı Hikayesi" diye bahsediyorlar. Örnek yatırımcı diye bizi gösteriyorlar. Bu da bize gurur veriyor. Bir Türk olarak bundan gurur duyuyoruz. Biz Türkiye olarak sporda hep yönetilen olduk. Bu adı konulmuş bir gerçek. Ancak biz bu durumu burada yıktığımızı düşünüyorum. 

"Yabancı sınırı Türk futboluna ihanettir"

Yabancı sınırı kesinlikle olmamalı. Ben buradan gurbetçi Türk oyuncu bulup Türkiye'ye satabilecek ve menfaat elde edebilecek biri olarak söylüyorum. Yabancı oyuncu sınırını getiren, düşünen buna ses çıkarmayan herkes Türk futboluna ihanet eder. Bu bir ihanettir. Hiç bir açıklaması yok. 

"Acun ile görüşmeler olumlu gidiyor"

Acun Ilıcalı ile görüşmelerimiz gayet olumlu gidiyor. Hollanda Futbol Federasyonu'na kulübün hisse satışıyla alakalı Acun Ilıcalı ile görüştüğümüzü belirttik. Satış kulübün hisselerinin tamamı değil belli bir kısmını kapsıyor. Zaten bu konuda hem fikiriz. Kulübü yönetmeye devam edeceğiz. Acun Ilıcalı çok tanınmış başarılı bir iş insanı. Bize olan ilginin artmasın adına da büyük katkısı olacaktır. Bu da Hollanda'daki gücümüzü çok daha fazla artıracaktır. Biz şunu ispatladık açıkçası, biz 2. Lig'den 1. Lige tarihin en düşük bütçesiyle ve tarihin en genç takımıyla çıktık. Bu sene de bütün Avrupa Liglerindeki en genç takımdık. Hollanda'da 3 yılda bir numarayız. Bütçemiz artığında çok daha iyi işler yapacağız. Bu konuda hiç şüphemiz yok. Türklerin yönettiği bir kulübün Hollanda Ligi'nde üst sıralarda olmasını biz de çok isteriz. 

"Alt yapıya en çok harcama yapan kulüplerden biriyiz"

Kulüp bütçesine oranla alt yapıya en çok harcama yapan kulüplerden biriyiz. Kulüp bütçesinin yüzde 11'ini alt yapıya harcıyoruz. Alt yapıya yüzde 5 harcayıp iki tane daha oyuncu alabilirdik. Ama o mantıkla çalışmıyoruz. Düzgün, adım adım, her sene daha da güçlenerek giden bir akademimiz var. Az Alkmaar şuanda bu konuda Avrupa'nın bir numarası. Herkes Ajax diye düşünür ama Az Alkmaar, Barcelona'dan bile daha iyi konumda. Ama bu yatırıma 7 yıl önce başladılar. Bizim de önümüzde bir süreç var. 

Acun ile işbirliğinden sonra spektaküler transfer yapacak mısınız?

1 yıldır İtalya'da izlediğimiz 17 yaşında bir oyuncu var. Gelecekte dünya futboluna damga vuracak bir yetenek. Amaç zaten onu kimse bulmadan almak. Ama şuan Dortmund da devrede çocuğun da tercihi orası olacaktır büyük ihtimalle. Bana sorarsan onu alabilirsek bence spektaküler trasfer olur. Bana göre spektaküler transfer büyük takımda oynamış ismi çok duyulmuş biri değil. Ama bize katkı verecekse herkese kapımız açık. 

"Hedefimiz Hollanda'nın en iyilerinden olmak"

Hollanda'nın en iyi yönetilen 4-5 kulübünden biri haline geldik. Dünya'da bence bu işi en iyi İngiltere'de Brendford yapıyor. Bir numara onlar bence. İsteseler hemen Premier Lig'e çıkarlar. Son 3 yılda transferde 90 milyon Pound karları var. İnanılmaz iyi yönetilen bir kulüp. Danimarka'da Midtjylland var. Böyle olmak lazım. Bizim de cephanemiz artarsa bunu çok daha iyi noktalara getirip transferden büyük karlar elde edebiliriz. Sıfır paralarla 6 milyon Euro kara geçtik. Bir de bonservisle oyuncu alabilsek 2 milyona değil 10 milyona da oyuncu satarız. Zamanla oralara doğru gideceğiz inşallah. Hedefimiz bu konuda Hollanda'nın en iyilerinden olmak.

ÖZEL RÖPORTAJ: Yakup Çınar

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...