MENÜ

Formula 1 – Suudi Arabistan GP’sine Hazırlık

Formula 1 yorumcumuz Fırat Keskin, Yarış tarihinin gelmiş geçmiş en hızlı pisti olan Suudi Arabistan GP öncesi "Formula 1 – Suudi Arabistan GP’sine Hazırlık" başlıklı yazısında analizlerini aktardı.

03 Aralık 2021, Cuma 12:30 Son Güncelleme:
- A +
Formula 1 – Suudi Arabistan GP’sine Hazırlık

Son yılların en çekişmeli sezonunun sondan bir önceki haftasında Suudi Arabistan’dayız. Petrol gelirleri sayesinde aslında dünyada pek çok otomobil firmasında hissedar olan ülkenin düzenleyeceği ilk yarış olması nedeniyle de önemli.

Yarışın bu pistte ilk defa düzenlenecek olması bizleri karanlıkta bırakan bir etken. Takımlar başta olmak üzere kimsenin elinde veri yok. Veri eksikliği, yarışın daha da sürpriz bir sonuçla bitebileceğinin göstergesi.

Bu hafta sonu dikkat etmemiz gereken konulardan ilki, birinci ve üçüncü antrenman seanslarına çok anlam yüklemememiz gerektiği. Çünkü bu iki antrenman seansı çöl sıcağında yapılacak. Oysaki sıralamalar ve yarış gece daha serin havada gerçekleştirilecek. Bu nedenle, bu seanslardaki derecelere her zamankinden daha ihtiyatlı yaklaşmamız lazım.

Pistin karakteristiği

6.200 metre ile ideal olarak tanımlayabileceğimiz uzunlukta bir pist. Burası bir cadde pisti olmasına rağmen özellikle Monaco ve Singapur ile benzerlikleri yok denecek kadar az. Start düzlüğü ve bazı bölgelerdeki genişliği biraz Bakü’yü andırıyor. Onun dışında buraya “Şehir Monza’sı” diyebiliriz.

Toplam 27 virajın 16 tanesi sol, 11 tanesi sağ viraj. Virajların ezici çoğunluğu hızlı virajlar. Önemli bir kısmı da yüksek hızda yön değişimi gerektiriyor. Aslında pistin önemli bir kısmı yüksek hızda yön değişimi gerektiren, akıcı bir karaktere sahip. Ross Brawn, “Çizgi film gibi pistler istemiyoruz. Pilotları gerçek anlamda zorlayacak, akıcı pistler istiyoruz. Pilotlar bu pisti sevecektir.” derken sanırım haklı çıkacak.


Pist o kadar akıcı ki, dördüncü virajdan on üçüncü viraja kadarki bölümün hemen hemen tamamı tam gaz (bir noktada motor freni yapılıyor) geçiliyor. On üçüncü viraj, eğimli bir yapıda. Eğimi Zandvoort kadar dik değil. Ama arka düzlüğe çıkarken pilotların işini kolaylaştıracak hafif bir eğime sahip.

Eğimli viraj dönüldükten sonra, on altıncı virajla yirmi ikinci viraj arası da yine hemen hemen tam gaz geçiliyor. Sonra kısa bir süre gaz kesip iki vites düşürülüyor. O virajdan sonra yine yirmi yedinci ve son viraja kadar tam gaz gidiliyor.

Gerçekten inanılmaz hızlı bir pistten bahsediyoruz. Monza’daki hızlara ulaşılacak, ama iki önemli farkla: Bu hızlara kör virajlarda ulaşacaklar ve pistin hemen yanında bariyerler var. Burası iyi bir pist mi, yoksa çok tehlikeli bir pist mi karar veremedim.

Arabalar, duvarlardan Tech-Pro bariyerlerle uzak tutulacak. Arabalardan kopan parçaların seyircileri yaralamasının önüne geçmek için de çok yüksek teller var. Ama o hızlarda kontrolden çıkan ve muhtemelen fren yapmadan bariyerlere çarpacak arabaları bu bariyerler ne kadar koruyabilir, emin olamıyorum.

Hızlar çok yüksek ve kaçış alanı da olmadığı için bariyerlerden seken arabalar piste dönecek. Bu da bir risk. Şöyle düşünelim: Formula 1 araçları, 300 km/sa hızı aştıklarında, bir saniyede 100 metreye yakın mesafe kat ediyor. Bariyere çarpan bir aracı 2-3 saniye mesafeden takip eden arkadaki arabanın, kaza yapan araca çarpmaması için mucize gerekebilir.

Üç yerde 330 km/sa hıza çıkılması da tehlikeyi iyice belirginleştiriyor. Üç tane DRS bölgesinin iki tanesi de hafif virajlı kısımlarda. Burada rakibini yakından takip ederek DRS’yi aktive eden arkadaki araba büyük bir yere basma kuvveti kaybedecek. Hafif de olsa virajlı olan bölgede kaybedilen yere basma kuvveti, öndeki arabanın türbülansıyla birleşince nasıl sonuç verecek merak içindeyim.

Sadece bu yarıştaki yüksek hasar maliyetleri nedeniyle pek çok takım bu sezonki bütçe sınırına ek yapılmasını isterse şaşırmam.

Pistin tam gaz geçilme oranı yaklaşık %80. Bu sezon motorların en çok zorlanacağı pistle karşı karşıyayız. Şehir pistlerinde pistin etrafı nispeten duvarlar ve bariyerlerle kapalı olduğu için temiz hava daha büyük sorun teşkil eder. Eğer hava sıcaklıkları da yüksek olursa motorları soğutmak büyük sorun olabilir. Yaklaşık 40 defa (tahminen) vites değişimi gerektiğinden şanzımanlar konusunda daha rahat olunabilir. Aynı şekilde sadece iki sert frenleme noktası nedeniyle frenlerin de çok zorlanmamaları beklenebilir. Kısacası en önemli konu motorlar.

Pit yolu uzun. Bu nedenle pit stopların uzun sürmesini bekleyebiliriz. Lastik aşınması da göz önüne bulundurulunca çift pit uygun olacaktır diye düşünüyorum. Ama bence bu hafta sonu pit stratejisini güvenlik araçları belirleyecek.

Lastikler

Pirelli risk alarak yüksek süratli bu piste C2, C3 ve C4 lastikleri getirdi. Asfalt yeni olduğu için lastiklerin nasıl etkileneceği net olarak bilinmiyor.

Yeni asfaltlardaki en önemli sorunun bitüm olduğunu geçen sene Türkiye GP’sinde görmüştük. Bu nedenle bitümün temizlenmesi için görevliler asfaltı devamlı yıkıyor. Uzmanlar, 2020 Türkiye GP’si kadar yoğun bir kayma beklemiyor. Zaten kayma olması durumunda araçlarda ve pistte büyük hasarlar, sonrasında da yüksek maliyetler görebiliriz.

Asfaltın yüzeyi gözenekli görünüyor, normalde lastikler için yıpratıcı olmasını beklerdik. Ama pistin yıkanmasının nasıl sonuç verdiğini şimdilik bilemiyoruz. Lastik yönetimi yarışın gidişatını belirleyecek.

Ayarlar

Pek çok takım ilk antrenmanlarda farklı kanat konfigürasyonları deneyecektir. Biraz daha fazla arka kanat düzlük hızlarını azaltırken viraj hızlarını artıracaktır. Biraz daha büyük kanatlar lastiklerin korunmasına da katkı yapabilir.

Süspansiyonlar alçak ve sert ayarlanacaktır. Bu sayede aracın ağırlık merkezi hem düşürülecek hem de gereğinden fazla lastiklerin üzerine kayması engellenecektir. Yüksek hızlı virajlardaki denge için önemli.

Sadece bir tane yavaş viraj olduğu için yavaş viraj çıkışlarındaki çekiş de arka planda olacak diye düşünüyorum. Arka süspansiyonlarda da sert bir ayarlama yapılabilir.

Diğer önemli ayar, motor haritalamasında gerekecektir. Tur boyunca çok fazla frenleme veya motor freni gerekmediği için pilleri şarj etmek mesele olacaktır. Bu durumda takımların, pillerin nerelerde şarj moduna geçeceğini belirlemeleri önemli. MGU-H üzerinden pillerin şarj edilmesi daha büyük önem kazanacak. Bu anlamda Honda motorlu takımların daha iyi oldukları tahmin ediliyor.

Favoriler

Bence favori, mekanik arıza yaşamadan ve kaza yapmadan yarışı bitirebilen herhangi bir pilot olabilir. Net bir şekilde şu araba veya şu pilot diyemem.

Genel olarak yorumlarsak, uzun düzlükler Mercedes avantajlı diyor. Ama bu sezon pek çok kere favoriler bizi şaşırttı. Mesela yüksek hızlı virajların çokluğu nedeniyle Mercedes arka süspansiyonu alçaltamayacak. Bu durum yarışa nasıl etki eder kestirmek zor.

Ayrıca yukarıda da bahsettiğim gibi pillerin şarj edilmesi önemli bir girdi olacak. Bu alanda Honda’nın üstünlüğü var. Sezon başında “wastegate” (turbo atık gaz çıkışı) ile ilgili kural değişimine çok iyi uyum sağladılar.

Öte yandan Red Bull’un düşük yere basma kuvveti üreten arka kanadı yapısal olarak sorunlu. Red Bull’un Mercedes’e rakip olabilmesinin yolu bu kanattaki sorunları çözebilmekten geçiyor. Red Bull ile diğer önemli sıkıntı motorun kilometresi. Motor altıncı veya yedinci yarışını bitirecek. O nedenle çok zorlamak istemeyebilirler, yani motoru biraz kısabilirler.

Orta sıralarda da durum karışık. Ferrari elektrik gücü üretiminde önemli adım atarak McLaren’ın önüne geçti. Ayrıca Ferrari sezon başından beri şehir pistlerinde çok güçlüydü. Ama McLaren’ın en güçlü yanı da uzun, hızlı virajlar. Bu pistte onlardan bolca var.

Alpine’in en güçlü ve en zayıf yönlerine hitap eden bir pist. Alpine, yüksek hızda yön değişimlerinde çok başarılı. Bu pistte bolca var. Fakat pist, yüksek motor gücü istiyor. Bu anlamda da en zayıf takım Alpine.

Aston Martin de McLaren ile benzer özellikler gösteriyor. Eğer yüksek hızdaki yön değişimlerini yönetebilecekleri bir ayar seçerlerse Alpine’i motor güçleri sayesinde geride bırakabilirler.

Alpha Tauri’nin sorunu lastik yönetimi. Eğer doğru ayarları yakalarlarsa, Honda motoru sayesinde burada Ferrari ve McLaren ile dişe diş bir mücadele içine girebilirler.

Uzun lafın kısası, veri eksikliği nedeniyle tahmin yapmanın aşırı zor olduğu bir hafta sonuna giriyoruz. Yapmamız gereken, arkamıza yaslanıp keyifle mücadeleyi izlemek olmalı. Bol gel-git yaşanan bir hafta sonu olacaktır.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...