MENÜ

Formula 1 – Miami GP Değerlendirmesi

Formula 1 dünyasının duayen isimlerinden biri olan Fırat Keskin, büyük bir heyecan sahne olan Miami GP'sini sizler için kaleme aldı. İşte son yazısı...

11 Mayıs 2022, Çarşamba 10:17 Son Güncelleme:
- A +
Formula 1 – Miami GP Değerlendirmesi

Ünlüler geçidi görünümündeki Miami GP’si Red Bull ve Max Verstappen lehine bitti. Charles Leclerc, hala şampiyonada 19 puan farkla lider. Ama artık eskisi gibi rahat olmadıkları kesin. Buna rağmen endişelenmek için henüz erken.

Alfa Romeo orta grupta öne çıktı. Alfa’yı, diğer orta grup takımları olan Mercedes, McLaren ve Alpine takip etti.

Red Bull yarışı nasıl kazandı?

Ferrari tek turda, Red Bull yarışta daha hızlı arabaydı. Binotto iki takım arasındaki farkı tur başına 0,2 saniye olarak açıkladı. Ferrari’nin tek turda daha hızlı araba olmasının nedeni lastiklerini daha çabuk ideal sıcaklığa çıkarmasıydı. Yüksek yere basma kuvveti lastik ısıtmada önemli parametrelerden biridir. Ferrari de daha büyük arka kanatlarıyla daha büyük yere basma kuvveti üretti ve sonucunda lastiklerini daha hızlı ideal sıcaklığa çıkardı. Böylece de tek turda daha hızlı takımdı. Ama yarış içinde, uzun vadede lastikler ısındıktan sonra Red Bull tempo olarak daha çok ön plana çıktı.

Özellikle orta hamurda, yarışın başında Leclerc lastiklerini çabuk yıprattı. Bunun sonucunda Ferrari’nin en büyük üstünlüğü olan yavaş virajlar ve yavaş virajlardan çekişte Ferrari zayıf kaldı. Burada belki de Leclerc’in ilk bölümde farkı açmak için lastiklerini ilk turlardan itibaren zorlamasının payı da vardı.

Verstappen ise yarışın başlarında lastiklerini ısıtana kadar temposunu iyi ayarladı. Verstappen’ın lastiklerini daha iyi hazırladığı, geçişi yaptığı turda kendisini net bir şekilde belli etti. Özellikle 17. virajın çıkışında Verstappen’ın arka lastiklerde yakaladığı çekiş, arka lastiklerine ne kadar iyi baktığının göstergesiydi. Ayrıca Verstappen’ın ilk virajda atak yaparken pistin kirli tarafını kullanmasına rağmen iyi yol tutuş yakalaması da benzer şekilde ön lastiklerin daha hazır olmasının göstergesiydi.

Sert hamurda Leclerc de lastiklerine iyi baktı. Bunun sonucunda iki takım da benzer hızdaydı, aslında aynıydı diyebiliriz. Sert hamurda yapılan stintte Red Bull ile Ferrari’nin turları ortalamada aynıydı.

Red Bull’un yarışı kazanmasındaki destek faktörler nelerdi?

Red Bull yarışta daha iyi arabaydı. Verstappen da kusursuz bir sürüş gerçekleştirdi. Ama buna rağmen Ferrari iki konuda Red Bull’a destek olmasaydı Verstappen yarışı kazanamazdı. İlk destek Sainz’ın startıyla geldi. Sainz’ın reaksiyon hızı iyi olmasına rağmen Verstappen daha iyiydi. Böylece startın ilk metrelerinde Sainz yerini Verstappen’a kaybetti. Sainz’ın ilk virajda yerini kaybetmesi yarışın akışı açısından önemliydi. Eğer Sainz yerini koruyabilseydi, bu süreçte Leclerc farkı biraz daha açabilir, Verstappen’ın baskısından biraz daha uzun süre uzak kalabilirdi. Böylece Ferrari’nin daha zayıf göründüğü orta hamurlarda Leclerc geçilmemiş oldurdu.

Ferrari’nin ikinci kritik hatasıysa son bölümdeki güvenlik aracında oldu. Norris – Gasly temasında piste giren güvenlik aracında yarış Ferrari’nin ellerine geldi. Güvenlik aracında Verstappen’ın pit yapma lüksü yoktu. Verstappen pit yapsaydı, Leclerc’in ve bir ihtimal Sainz’ın arkasına düşerdi. Bu da yarışta bir risk teşkil edebilirdi. Ama Leclerc’in pit yapma lüksü vardı. Leclerc pite girip az kullanılmış (3 tur) yumuşak hamuru takabilirdi. Leclerc en kötü ihtimalle takım arkadaşının arkasına düşerdi. Bu Ferrari açısından kolayca çözülecek bir sorun olurdu. Farklı stratejilerde oldukları için kenar yönetimi Sainz’den yol vermesini isterdi. Böylece yarışa yeniden start verildiğinde Verstappen’ın 21 turluk sert hamuruna karşılık Leclerc’in 3 turluk yumuşak hamuru olurdu.

Ama Ferrari bunu tercih etmedi. Binotto bu tercihi şöyle gerekçelendirdi: “Lastik aşınması üst düzeydeydi. Leclerc son 11 turu yumuşak lastikle bitiremezdi.” Aynı fikirde değilim. Leclerc, Miami’deki 3. antrenmanlarda en hızlı turunu (1:30.498) 10 turluk yumuşak hamurla atmıştı. Yarış günü, güvenli aracı çıktıktan sonra sert hamurla attığı en hızlı tur 1:31.488 idi. Yani Leclerc’in sert hamurla attığı en hızlı turu, antrenmanlarda 10 turluk yumuşak lastikle yaptığı turdan 1 saniye yavaştı. Bu arada yarışta DRS’ye ek olarak hava koridoru desteği aldığını da unutmayalım. Antrenmanda DRS vardı, hava koridoru yoktu.

Dolayısıyla bence Binotto yanılıyor olabilir. Horner da benzer bir düşünceye sahip. Horner, “Eğer güvenlik aracında her iki Ferrari de pit stop yapsaydı, yarışı üçüncü bitirirdik.” dedi.

Gerçekten her iki Ferrari pilotu da pit yapsaydı, Red Bull 3. ve 4. olabilirdi. Sainz pitler sonunda Perez’in arkasına düşecekti. Ama yumuşak lastik avantajı ve Perez’in mekanik arızası nedeniyle kolaylıkla yerini geri alabilirdi.

Uzun sözün kısası, Red Bull biraz daha iyi bir araba görüntüsünde. Ama buna rağmen Ferrari yarışı kazanabilirdi.

Son bir not: Honda motoru kırılgan olmaya devam ediyor. Cuma ve cumartesi günü yapılan antrenmanlar boyunca Verstappen mekanik arızalarla uğraştı. Yarış günü de Perez bir sensör arızası nedeniyle 27 beygir kaybetti. Böylece olası podyum mücadelesini çok iyi veremedi. Horner, “Perez’in arabası her an yarış dışı kalabilirdi.” dedi.

Orta grubun lideri kimdi?

Orta grubun lideri Alfa Romeo’ydu. İmola’daki yarıştan sonra Alfa Romeo’nun çok iyi bir yarış çıkardığını konuşmuştuk. Bottas’ın şanssız pit stop’ı olmasaydı, yarışı Mercedes’in önünde bitireceklerdi. Bottas, Alfa Romeo’nun yükselen formunu bu hafta da teyit etmiş oldu. Alfa Romeo bu yarışta sadece Mercedes’in değil, McLaren ve Alpine’in de önündeydi.

Mercedes ise getirdiği güncellemelerle McLaren’ın ve Alpine’in önüne geçmişti. Mercedes’in hem sıralama temposu hem de yarış temposu geçtiğimiz haftalardan iyiydi. Ancak iyimser olmamak lazım. Çünkü geçtiğimiz yarışta tur başına 1,2 saniye olan fark, bu yarışta 0,9 saniyeydi. Yani küçük bir düzelmeden bahsedebiliriz. Arabanın lastiklerini çalıştırma aralığı çok küçük. Pilotlar bu çalışma aralığının dışına düştükleri anda felaket dereceler yapıyorlar. Bu hafta sıralamalardaki kurban George Russell’dı. Tüm bunlara ek olarak Mercedes kenar yönetiminin formsuzluğu devam ediyor. Cidde ve İmola’dan sonra burada da Hamilton’ın yarış sonucunu olumsuz etkilediler.

Orta grubun sürpriz katılımcısı Aston Martin oldu diyebiliriz. Onlar da geçen yarışın sonucunu teyit ettiler. Eğer Mick Schumacher – Vettel teması olmasaydı, Vettel bu arabayla yine puan alacaktı. Çok formda olan Vettel’e daha iyi bir araba verilmesi, genç Schumacher’e ise biraz daha sabır gösterilmesi lazım. Bu hafta F1 kariyerinin en iyi hafta sonlarından birini geçiren Mick olumlu sinyaller verdi.

Ocon antrenmanlarda yaptığı kaza sonucu yarışa sonunculuktan başladı. Buna rağmen Ocon yarışı (güvenlik aracının da katkısıyla) 8. bitirerek Alpine’in potansiyelini ortaya koydu. Ocon, yarış başında taktığı sert lastikleri 42 tur boyunca kullandı. İyi lastik kullanma özelliği, geçtiğimiz haftalarda Alpine’i zorlayan bir unsurdu. Ama bu yarışta çok çok iyilerdi. Ocon’un, özellikle 25. tur ile 40. tur arasında 15 tur boyunca peş peşe 1:34’lü dereceler yapması Alpine’in önümüzdeki haftalarda orta grupta can yakabileceğini gösteriyor. Bu hafta biraz duygun olan Alonso ise yaptığı bir hata nedeniyle yarışı takım arkadaşının gerisinde bitirdi.

Fanatik Kokpit programımda biraz daha ayrıntıya girmeye çalıştım. Çarşamba akşamı (11.05.2022) çıkacak videomu beğeneceğinizi umuyorum.

Fırat KESKİN 

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...